T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1244 Esas KARAR NO: 2026/652 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) NUMARASI: 2020/33 Esas- 2023/25 Karar TARİH: 26/01/2023 DAVA: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 02/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1244 Esas KARAR NO: 2026/652 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) NUMARASI: 2020/33 Esas- 2023/25 Karar TARİH: 26/01/2023 DAVA: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 02/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: DAVA: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından yurtdışındaki müşterisine mal satıldığını, satılan malın konteynere yüklendiğini ve müşteriye teslim edilmesi için davalı şirket ile anlaşıldığını ancak konteyner içerisindeki malın ........ Limanı'nda kaldığını ve müşteriye teslim edilmediğini, konteyner içerisindeki malın müvekkiline geri verilmediğini, müvekkilinin, teslim edilemeyen malı yeniden imal ederek müşterisine göndermek zorunda kaldığını, davalı şirkete zararlarının tazmini için ihtarname gönderildiğini ve müvekkilinin uğradığını zararlar için davalı adına; 25.07.2016 tarih, ... no.lu ve 472 USD bekleme ücreti faturası ile 01.03.2017 tarih, ... no.lu 48.510,46 USD tutarlı ürün bedeli faturasının tanzim edildiğini, davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, yapılan takibe davalı tarafından itiraz edildiğini ve takibin durduğunu beyanla .... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında 17/06/2016 tarihli-...konişmento numarası ile yapılan anlaşma sonucunda taşınacak malların Karachi-Pakistan Limanın'da teslimli olarak anlaşıldığını, müvekkilinin anlaşmaya uygun şekilde emtiayı taşıdığını ancak davalının taşımaya ait navlunu ve taşımaya ait masrafları ödemediğini, bu nedenle davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, bu nedenle iş bu davanın açıldığını, davalı şirket tarafından davacı müvekkili şirket yetkilisine verilen teslim rezervasyonunda emaillerde açıkça taşınan emtianın teslim adresinin Karachi Limanı/Pakistan olarak verildiğini, davalı şirketin bu rezervasyonu üzerine 17/06/2016 tarihine kadar müvekkili şirket yetkilisine bu hususta herhangi bir bilgi verilmediği için taslak halinde olan konişmento draftının davacı şirket yetkilisi ile yazışmalar doğrultusunda beyannameye göre hazırlandığını ve bu durumun davalı tarafa mail ile bildirildiğini, daha sonra davalının alıcının ..... şirketi olduğunu ve teslimatın da aktarmalı olarak Afganistan'a gideceğini belirtmiş ise de, müvekkili şirket tarafından aktarmalı dahi olsa konişmentoda alıcı şirketin Pakistan şirketi olması gerektiği konusunda uyarıldığını, buna rağmen konişmentonun yeniden düzenlenmesi için davalı şirketten talimat alınamadığını, müvekkili şirket tarafından kendi imkanları ile revize edilen konişmentoya da onay verilmediğini, emtianın Karachi gemisine 17/06/2016'da yüklendiğini, onayın davalı tarafından ancak geminin varış tarihi olan 08/07/2016 tarihinde verildiğini, 1 Temmuz mesai bitimi itibariyle Pakistan tatilde olduğundan ve gemi 08/07/2016 tarihinde limana vardığından ... Acentesi'nin kendisine Pakistan'da yerleşik bir firma bildirilmediğinden .......'nin Pakistan'ı alıcı olarak manifesto etmek zorunda kaldığını, konteynerlerin transit terminalinde kalması gerekirken ithal edilecek konteynerlerin bulunduğu terminale alındığını, bu halde dahi müvekkilinin çözüm önerilerinin davalı tarafından reddedildiğini, bu sebeple emtianın teslim alınmamasından müvekkilinin sorumlu olmadığını, davalının taşımaya ilişkin navlun ve masraflardan sorumlu olduğunu beyanla dosyanın İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/33 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile yapılan 3897,90 USD ve 640,99 TL'lik icra takibine itiraz edildiğinden davalının haksız itirazının iptaline, takibine devamına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı müvekkili arasında 17.06.2016 tarihli......... konşimento numarası ile deniz taşımacılığı konusunda yapılan e-maillerde görüleceği üzere anlaşma sonucunda taşınacak malların Pakistan -Karaçi teslimli olarak anlaşıldığını, müvekkilinin anlaşmaya uygun olarak emtiayı taşıdığını, TTK 'nın 1188 maddesinin; "eşyanın zıyaı veya basarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat isteme hakkı, bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşer" hükmünü içerdiğini, taşımaya konu emtianın 08.07.2016 tarihinde Pakistan -Karaçi'ye taşındığını, davacının takip tarihinin 08.11.2018 olduğunu ve hak düşürücü süresinin geçtiğini, söz konusu taşımaya ilişkin olarak taraflar arasındaki e-posta yazışmalarından anlaşılacağı üzere, bahse konu konteynerdeki yüklerin tesliminin gecikmesi ve teslim alınmamasından davacı şirketin iddiasının aksine müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, TTK'nın 1165. ve ilgili maddeleri uyarınca, taşıtan ve yükletenin, eşyanın teslim alınma süresi içinde eşyanın taşınması için gerekli belgeleri taşıyana vermekle mükellef olduğunu, aksi halde bu belgelerin gerçeğe uymayan beyanları içermelerinden doğan zararlardan taşıtan ve yükleten taşıyana ve üykle ilgili diğer kişilere karşı sorumlu olacağını beyanla davanın reddine, esas yönünden de davacının, icra takibinin haksız olması nedeniyle %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin teslim edemediği konteynerle ilgili gerekli bilgilendirmelerin süresinde yapıldığını, sürecin müvekkili şirket yetkilileri tarafından takip edildiğini, müvekkili şirket yetkilisi tarafından davacı şirketin merkezinde yetkililerle bizzat görüşüldüğünü, ... Noterliğinin 01/11/2016 tarihl ... yevmiye nolu ihtarname ile zararlarını talep ettiklerini, 01/03/2017 tarihinde 48.510,46 USD bedelli fatura kesilerek davacı şirkete gönderildiğini, davacı şirketin bu süre zarfında teslim konusunda müvekkilini oyaladığını, fatura bedelleri ödenmeyince icra takibine başlanıldığını, birleşen davada icra takibi taşıma bedeline ilişkin ise de borçlarının bulunmadığını, müvekkili şirketin taşıyan şirkete karşı sorumlu olabilmesi için taşıttığı malın teslim edilmiş olması gerektiğini, gümrük beyannamesinde görüleceği üzere malların teslim edileceği firmanın Kabil'de olduğunun açık olduğunu, taşıma sözleşmesindeki edimin davacı tarafından ifa edilmediğini, ürünlerin teslim edilmediğini, hatta ürünlerin şuan nerede olduğunun bilinmediğini, müvekkilinin değerini beyan ettiği ürünlerin KDV sini ödediğini, teslim edilmesi gereken ürünleri baştan imal ettiğini ve farklı bir nakliye firması ile ürünleri alıcıya teslim ettiğini beyanla asıl davanın kabulüne ve birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; asıl davanın davacının müşterisine teslim edilmediğini iddia ettiği emtialar nedeniyle zaranının bulunup bulunmadığı, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı, zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediği, birleşen davanın ise davalı tarafın dava konusu taşıma sebebiyle navlun ve taşımaya ait masraf talebinden sorumlu olup olmadığı, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı ve zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediği hususundan ibaret olduğu, davaya konu ve davacıya ait soğuk hava raf emtialarının; 17.06.2016 tarihli ...nolu kombine deniz yük senedi tahtında ... nolu konteyner içinde ... taşınmasının davalı tarafından üstlenildiği, kombine taşıma deniz yük senedinin (...) taşıyanın acentesi sıfatı ile ... A.Ş. tarafından tanzim edildiği, emtianın Karachi Pakistan'dan doğrudan Kabul Afganistan'a gönderileceğinin kayıt altına alındığı, navlunun peşin olarak ödendiği (...), deniz yoluyla taşımanın ise, ... nolu ...gemisi ile yapıldığı, fiili deniz taşıyanın ... olduğu, navlunun peşin ödendiği, yükleme limanı nakliye masraflarının peşin ödendiği, varma limanı masrafları ve nakliye masraflarının gönderene ait olduğu, bütün yerel masrafların malların tesliminden önce gönderilene ait olduğu ve gönderilen veya acentesi tarafından ödeneceği, ...... kaydının yer aldığı, /buna göre konteynerin tamamının tek bir yükleten tarafından tek bir alıcıya sevk edildiği, eşyanın konteyner içine yükleten tarafından konulduğunun kayıt edildiğinin anlaşıldığı, taraflar arasındaki elektronik yazışmalardan taraflar arasında bir navlun sözleşmesinin bulunduğu, davalının alt taşıma sözleşmesiyle söz konusu emtianın deniz yoluyla taşımasını ... ile gerçekleştirdiği, fiili taşıyana navlunu peşin ödediği, emtianın Karachi Limanı'na 08/07.2016 tarihinde vardığı, taşımaya konu olan konteynerlerin Karachi Limanı'nda kaldığı, malların Pakistan'daki alıcısına teslim edilemediğinin anlaşıldığı, emtia alıcı ........ Kabul şirketine teslim edilmediği ve malların akıbeti belli olmadığından hak düşürücü süre itirazlarının ve zamanaşımı süre itirazlarının haksız olduğu, asıl dosyada; mal faturasından ve gümrük beyannamesinden anlaşıldığı üzere satım şeklinin EXW olduğu, bu satım şekline göre de ihracatçı satıcının malları işletmesinde hazır tutarak alıcıya bildirdiği, alıcının malları işletmeden teslim alarak tüm risk ve masrafları üstlendiği, dosyada sunulu bilirkişi raporundan da davacının alıcıdan 33.641 USD olan mal bedelinin tamamını tahsil ettiği ve davacının iş bu davayı açmada hukuki yararının bulunmadığı, birleşen dava yönünden; navlun ve taşıyana ait diğer alacakların borçlusunun navlun sözleşmesinin tarafı sıfatıyla taşıtan olduğu, yük senedinde navlunun ve yükleme masraflarının peşin olarak ödendiğinin kayıt altına alındığı, e posta yazışmala -rından davalının teslim adresini Karaiçi Limanı Pakistan olarak belirttiği, davacı tarafından davalı yetkililerine, 17.06.2016 tarihinden itibaren gönderilen elektronik yazışmalarda alıcının ya da bildirim adresinin Pakistanda'ki bir adres olması gerektiğinin ve bu konuda talimatlarının beklendiğinin bildirildiği, Pakistan'da yerleşik bir firma bildirilmediğinden davacının Pakistan'ı alıcı olarak manifesto ettiği, Karachi Limanı'na varan konteynerlerin boşaltıldığı Kabul Afganistan için transit terminalinde kalması gerekirken ithal edilecek konteynerlerin bulunduğu terminale alındığı ve malların alıcısına teslim edilmediğinin anlaşıldığı, ... nolu konişmento tahtında yapılan taşımaya ilişkin olarak fiili taşıyan .......tarafından davacı adına 605 USD tutarlı 22.06.2016 tarihli ve yine aynı tarihli 269,96 USD tutarlı konişmento ücreti, terminal güvenlik ücreti, yükleme ücreti ve geçici kabul ücretinden oluşan fatura tanzim edildiği, davacının bu faturaları fiili taşıyana cari hesaba mahsuben ödediği ve davacının bu fatura bedeline komisyon ilave ederek 1.065 USD olarak davalıya yansıttığı, ...nolu konişmento tahtında yapılan taşımaya ilişkin olarak fiili taşıyan ...tarafından davacıya 22.07.2016 tarihli 1.210 USD ve 509,92 USD tutarlı navlun faturası düzenlendiği yine bu faturaların karşılığının davacı tarafından cari hesaba istinaden ödendiği, davacının ödediği bu fatura bedellerini davalıya 2.160 USD ve 531 TL olarak yansıttığı, neticeten söz konusu taşıma sebebiyle davacının fiili taşıyana ödediği bedelleri talep edebileceği gerekçesi ile asıl davada davanın ve davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, her iki davada verilen karara karşı asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Yerel mahkemenin kararında müvekkilinin alıcıdan 33.641 USD olan mal bedelinin tamamını tahsil ettiğini tespit ettiği ancak bu tespitin hatalı olduğu, bu tutarın KDV eklenmemiş tutar olduğu, ürünlerin alıcıya teslim edilmediği ve müvekkiline de iade edilmediği, davalı tarafından yükün nerede olduğu konusunda müvekkiline herhangi bir bilgi de verilmediği, müvekkilinin, müşterisine karşı itibar kaybına uğradığı, ürünleri güncel kura göre yeniden imal etmek zorunda kaldığı, ayrıca ürünleri taşımak için yeniden farklı bir firmayla anlaşıp masraf yaptığı, bilirkişi raporunda tespite dayalı olmayan, hukuki mütalaa niteliğinde ifadeler bulunduğu, raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı halde hükme dayanak kabul edildiği, ikinci bir üretime ve taşımaya sebep olan davalının bu zarardan da sorumlu olduğu, taşıma işlemini tamamlayamayan, teslim edilmeyen kargoyu iade edemeyen, müşterisi olan davacının zararını karşılamayan karşı davacının taşıma bedeli taleplerinin kabul edilerek hüküm kurulmasının hukuk dışı olduğu ve bu sebeplerle kararın kaldırılması gerektiğine ilişkindir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Asıl dava, davalı tarafından deniz yolu ile taşımasının yapıldığı malların alıcısına teslim edilmemesi sebebiyle davacı taşıtanın uğradığını iddia ettiği zararın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine, birleşen dava ise davalı taşıyıcının, taşımadan doğan navlun ve diğer masraflarının davacı taşıtandan tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiş, her iki davada verilen karara karşı asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. T.C. Anayasası'nın 141/3. maddesi hükmüne göre, bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılmalıdır. 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararları asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmeli, hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hüküm açık ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmelidir. Kararın gerekçesiz oluşu, gerekçe ile hüküm arasında veya gerekçenin kendi içerisindeki çelişki, açık bir kanuna ve kamu düzenine aykırılık hali olup, İstinaf aşamasında re’sen nazara alınması gerekmektedir.Dosya kapsamından; asıl davada davacı tarafından yurt dışında mukim dava dışı şirkete satışı yapılan soğuk hava raflarının davalı taşıyıcı tarafından ...numaralı birleşik taşıma deniz konişmentosu tahtında taşındığı, konişmento da teslimat yerinin "Karaçi" olarak gösterildiği, ayrıca konişmentoda "mallar Karaçi- Pakistan yolu ile Kabil-Afganistan'a nakledilmek tedir." ve "navlun peşin ödenmiştir." açıklamasının yer aldığı, davacı tarafından malların alıcısına teslim edilmediği ve bu nedenle zarara uğradığının iddia edildiği, davalı tarafın ise davacının malların Afganistan'a götürüleceğini sonradan bildirdiğini ancak teslimat adresini bildirmediğini, bu nedenle konişmentoda Karaçi Limanı'nın teslimat adresi olarak gösterildiğini, malların bu limanda aktarma alanına alınmadığını ve teslim edilmemesinden kendisinin sorumlu olmadığını savunduğu, birleşen davada davacı taşıyanın navlun ve diğer masraflarını talep ettiği, davalı taşıtanın ise, malların teslim edilmemiş olması sebebiyle navlun ve masrafların talep edilemeyeceğini savunduğu, Mahkemece dosya üzerine bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bilirkişi raporunda tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelendiği, asıl davada davacının malların alısıcından bedelini tahsil ettiği, malların davacıya ulaşıp ulaşmadığı ve davacının zarara uğrayıp uğramadığının tespit edilemediğinin beyan edildiği, birleşen davada ise davacının navlun ve diğer masraflara ilişkin düzenlediği faturaların defterlerde kayıtlı olduğunun ve işlemiş faizi ile talep edilebilecek alacağın tespit edildiği, Mahkemece heyette bulunan mali bilirkişiden ek rapor alındığı, ek raporda birleşen davada davacının talep ettiği alacağın hangi taşımalardan kaynaklandığının tespit edildiği, asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilince, kök ve ek rapora karşı itiraz dilekçelerinin sunulduğu ve davalı tarafından alıcısına teslim edilmeyen malların yeniden üretilerek başka bir taşıyıcı aracılığı ile teslim edildiğinin, düzenlenen faturanın yeniden üretilen malın bedeli, işçilik tutarı ve navlundan oluştuğunun, davalının teslim etmediği mallar yönünden navlun ve masraf talep edemeyeceğinin beyan edildiği, Mahkemece asıl davada davacı ve birleşen davada davalı vekilinin itirazları konusunda rapor alınmadığı gibi gerekçeli kararda da itirazların ne şekilde karşılandığının açıklanmadığı, gerekçeli kararda; taraflar arasındaki asıl uyuşmazlık konusu olan, malların alıcısına teslim edilmemesindeki sorumluluğun kime ait olduğu, taraflar arasındaki ilk yapılan anlaşmada teslimat adresinin neresi olarak belirlendiği, davacının ilk olarak malların Karaçi Limanı'na teslimini isteyip sonradan Kabil-Afganistan'a teslimini talep edip etmediği, bu kapsamda teslimat adresinin neresi olduğu, konişmentodaki kayıtların ne ifade ettiği, davalının davacıdan adres bildirmesini istemesine rağmen bu adresin bildirilmediğine dair savunmasının yerinde olup olmadığı konusunda herhangi bir gerekçeye yer verilmediği, asıl davaya ilişkin "mal faturasından ve gümrük beyannamesinden anlaşıldığı üzere satım şeklinin EXW olduğu, bu satım şekline göre de ihracatçı satıcı malları işletmesinde hazır tutarak alıcıya bildirdiği, alıcının malları işletmeden teslim alarak tüm risk ve masrafları üstlendiği," şeklindeki gerekçe ile hangi sonuca varıldığının, aynı kararda malların alıcısına teslim edilmediği kabul edilmişken, bu kez teslim edilmiş mi kabul edildiğinin, davacının malların tesliminde kusurlu kabul edilip edilmediğinin anlaşılamadığı, gerekçenin devamında davacının, mal bedelini aldığından bahisle dava açmakta hukuki yararının olmadığının kabul edildiği ancak davacının talebinin malın bedeli değil uğranılan zararın tazmini olduğu ve bu tazminat içerisinde de malın yeniden üretilme vs giderlerinin olduğunu iddia ettiği, bu konuda da mahkemece herhangi bir inceleme yapılmadığı, gerekçeli karardan asıl davada davacının malların teslim edilmemesinde kusurlu kabul edilip edilmediği anlaşılamamakla birlikte, birleşen davada bu kez davalı taşıtanın malların teslim yerini Karaçi Limanı olarak bildirdiği, davacı tarafından davalıya, alıcının veya bildirim adresinin Pakistan'da bir adres olarak bildirilmesi gerektiğinin bildirildiği ancak davalının bildirmediği ve bu nedenle davacı tarafından konişmentoda Pakistan'ın alıcı olarak manifesto edildiğinin açıklandığı, bu ifadelerden malların alıcısına teslim edilmemesinden davalının sorumlu tutulup tutulmadığı, buna göre davacının navlun ve diğer masrafları talep etmekte haklı olup olmadığının açık bir şekilde anlaşılamadığı, öte yandan davanın kısmen kabulüne yani davacının navlun ve diğer masraf talebinin kısmen kabulüne karar verildiği, bu şekilde verilen kararın yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere, usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmıştır. Buna göre Mahkemece; taraflar arasındaki mail yazışmaları, gümrük beyannameleri, konişmento ve diğer belgelere göre, öncelikle teslim edilmediği sabit olan malların teslim yeri tam olarak belirlenip satış türü de nazara alınarak teslim edilmemesinden asıl davada davalı birleşen davada davacının sorumlu olup olmadığının ve davalının malların teslim edilmemesinden sorumlu olduğunun kabulü halinde teslim edilmeyen mallar nedeniyle birleşen davada navlun ve diğer masraflarını talep edip edemeyeceğinin açık bir şekilde tespit edilmesi, davalının sorumlu kabul edilmesi halinde, asıl davada davacının iddia ettiği üzere malları yeniden üretip alıcısına teslim edip etmediğinin, bu itibarla diğer taşıyıcıya ödeme yapıp yapmadığının, defterlerinde buna ilişkin bir fatura ve ödeme kaydı olup olmadığının, davalı adına düzenlenen faturada yer alan yeniden üretilen malın değerinin ve işçilik bedelinin kadri maruf olup olmadığının ve birleşen varsa davada talep edilecek navlun ve masrafların tespiti konusunda konusunda uzman bilirkişi heyetinden, dosya ve tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle rapor alınması, alınacak rapor ile tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi ile sonucuna göre gerekçeli şekilde karar verilmesi gerektiğinden asıl davada davacı birleşen davada davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....../01/2023 tarihli, 2020/.. Esas ve 2023/.... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 02/04/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.