11. Hukuk Dairesi 2010/15233 E. , 2012/6178 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/01/2010 tarih ve 2008/336-2010/15 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşm…
**11. Hukuk Dairesi 2010/15233 E. , 2012/6178 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/01/2010 tarih ve 2008/336-2010/15 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının müvekkili şirketlerin ilzama yetkili ortağı ve temsilcisi olduğunu, davalının kendi lehine bono düzenleyerek müvekkilleri hakkında icra takibi yaptığını, icra takibinin kesinleştiğini, 250.000 EURO bedelli senedin gerçek bir ticari ilişkiye ve borca dayanmadığını ileri sürerek icra takibinin dayanağı bononun iptaline ve davacı şirketlerin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre davacı anonim şirket yönetim kurulu üyesi olan davalı hakkında TTK. 341'inci maddesi uyarınca dava açabilmesi için bu yönde alınmış bir genel kurul kararının bulunması gerektiği, dava açılırken bu hususa dikkat edilmediği ancak davacı tarafa HUMK. 39 ve 40 maddeleri gereğince bu eksikliğin giderilmesi için uygun bir mehil verildiği, verilen bu mehile rağmen davacının eksiklikleri gidermediği, usule uygun alınmış bir anonim şirket genel kurul kararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddini karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava, İİK.'nın 72'inci maddesi uyarınca açılmış bulunan menfi tespit davasıdır. Her ne kadar TTK. 341'inci maddesi uyarınca sorumluluk davası açılabilmesi için ortaklar kurulunun bu hususta karar alması ve davanın denetçiler tarafından açılması gerekir ise de, iş bu dava TTK. 341'inci maddesi uyarınca açılmış bir dava olmayıp, yukarıda da belirtildiği üzere İİK. 72'inci maddesi uyarınca açılmış bulunan menfi tespit davasıdır. Bu itibarla mahkemece davada dava koşullarının eksikliğinin söz konusu olmadığı kabul edilerek davaya bakılmak gerekirken yerinde bulunmayan yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararının davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.