11. Hukuk Dairesi 2010/2038 E. , 2012/1510 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi VEKİLİ : Av. ... Kimirun DAVALILAR :1- ... VEKİLİ : Av. ... 2- Yıldız Holding A.Ş. VEKİLİ : Av. ... Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/12/2009 tarih ve 2008/296-2009/327 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07/02/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile
**11. Hukuk Dairesi 2010/2038 E. , 2012/1510 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi VEKİLİ : Av. ... Kimirun DAVALILAR :1- ... VEKİLİ : Av. ... 2- Yıldız Holding A.Ş. VEKİLİ : Av. ... Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/12/2009 tarih ve 2008/296-2009/327 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07/02/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. Fulya Kaya ile davalı ...Ş. vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin "ŞEKERİM", "ÜSTÜNDE NE VAR ŞEKERİM" ibareli tescilli ve "ETİ ŞEKERİM+ŞEKİL" ibareli markaların sahibi olduğunu,"ETİ ŞEKERİM+ŞEKİL" ibareli 30. sınıftaki şekerli bisküvi ürünlerini içeren marka tescil başvurunun resmî marka bülteninde ilan olunduğunu, bunun üzerine davalı şirketin "ÜLKER HAYLAYF+ŞEKİL" ibareli 30. sınıf ürünleri içeren markasına dayanarak 556 sayılı KHK' nın 8/b maddesine uyarınca başvurunun reddi istemiyle itirazda bulunduğunu, markalar dairesinin müvekkilinin başvurusu ile davalı şirkete ait markayı iltibas yaratabilecek derecede benzer görmeyerek davacı itirazlarının reddine karar verdiğini, davalının gerçekleştirdiği ikinci itirazın YİDK' nın kararı ile "başvuru konusu işaret ile 178260 sayılı ve "ÜLKER HAYLAYF+ŞEKİL" ibareli markanın içerdiği ambalaj şekli, rengi, ambalaj üzerinde yer alan yıldızlar, krakerlerin yerleşim biçimi, şekli, desen ve konumları ve konumlandırılış biçimleri itibariyle bir bütün olarak değerlendirildiğinde, ürünlerin alıcı grubunun önemli bir bölümünün küçük yaşlardaki çocuklar olması dikkate alındığında iltibas yaratabilecek derecede benzer görüldüğü" gerekçesiyle kabul olunduğunu ve müvekkili başvurusunun reddine karar verildiğini, oysa ki başvuru konusu işaret ile redde mesnet alınan markanın iltibasa sebebiyet vermesinin mümkün olmadığını ileri sürerek, başvurunun reddine dair YİDK.nun 2008/M-4402 sayılı kararın iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı TPE ve şirket vekilleri, kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve yasaya aykırı olmadığını, davacının başvurusunun konusu olan işaret ile redde mesnet alınan davalıya ait markanın içerdiği sözcük olarak değil ama, biçim renk ve düzenleme tarzı itibariyle iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzer bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacı başvurusunun konusu olan işaretin anlam ve telaffuz itibariyle, davalı markalarından farklı olmasına karşın, biçim, renk ve düzenleniş tarzı itibariyle davalıya ait markayla iltibasa sebebiyet verebilecek düzeyde benzer olduğu, benzerliğin tespitinde bütünsel benzerliğin dikkate alınması gerektiği, davacı şirketin teknik bir zorunluluktan kaynaklanmadığı hâlde, kendi markasının kompozisyonunu, birebir aynılığa yakın derecede, dış görünüş, dizayn, renk, yazım biçimi ve tertip tarzı itibariyle, özgün bir tasarım oluşturan davalı markasının biçimine yaklaştırmasının, ortalama tüketicileri davalı markasını taşıyan ürünleri satın almak isterken, davacı işaretini taşıyan ürünlerin satın alınması biçiminde bir yanılgıya düşürerek karışıklık yaratacağı şekerli bisküvi ürünleri için 556 sayılı KHK’ nin 7/b ve 8/b maddelerindeki .../... 2010/2038 Sf-2- 2012/1510 hususun davalı şirket yararına gerçekleştiği, davalının, bu ürünler için davalının yaptığı başvurunun tesciline itiraz etme hakkının olduğu ve bu bağlamda davalı kurum kararının hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Dava, başvurunun reddine dair Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptali istemine ilişkin olup, 556 sayılı KHK'nin 8/1-b kapsamında bir iltibastan sözedilebilmesi için, tescilli veya önceden tescil başvurusunda bulunulmuş bir markanın aynının veya benzerinin aynı yada benzer emtialar için tescil ettirmek istenmesi veya markanın halk tarafından karıştırılma ihtimalinin ( iltibas tehlikesinin) bulunması gerekir. Somut olayda, davacı şirket, davalı ... nezdinde '' ETİ ŞEKERİM+ŞEKİL '' ibaresini 30. sınıfta marka olarak tescil ettirmek istemiş, davalı şirket 556 sayılı KHK'nin 8/b maddesi uyarınca aynı sınıfta tescilli '' ÜLKER HAYLAYF+ŞEKİL'' ibareli markasına dayalı olarak başvuruya itiraz etmiş, itiraz yukarıda yazılı gerekçelerle YİDK. tarafından kabul edilerek, başvurunun reddine karar verilmiştir. Esasen taraflar arasında uyuşmazlık, markaların benzer olup olmadığı ve tüketici nezdinde iltibasa neden olup olmayacağı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, markalarda resimden çok sözcüklerin ön planda bulunduğu çok belirgin olup, davacı markasının esas unsuru ''ETİ ŞEKERİM'', davalı markasının esas unsuru ise ''ÜLKER HAYLAYF'' ibaresi olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, davacı markasında ''ETİ'' ve ''ŞEKERİM'' ibaresi ön plana çıktığı halde davalı markasında '' ÜLKER '' ve '' HAYLAYF '' ibaresinin ön plana çıktığı, markaların okunuşlarının, yazılışlarının kullanılan renk ve tonların da farklı olduğu da açıktır. Bu bağlamda, taraf markalarının birbirinden farklı olması karşısında karıştırılma ihtimalinden sözedilmesi olanaklı değildir O halde, mahkemece, davacı markasının tescil edilmesi halinde 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesine göre markaların halk arasında karıştırılma ihtimalinden başka bir deyişle tüketicinin karıştırmasına yol açabilecek ölçüde benzerlikten sözedilemeyeceği nazara alınarak davanın kabulü yerine yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine ,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 01/03/2012 - S.C