11. Hukuk Dairesi 2024/1744 E. , 2025/266 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/445 Esas, 2024/68 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/22 E., 2021/286 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar veri…
**11. Hukuk Dairesi 2024/1744 E. , 2025/266 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/445 Esas, 2024/68 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/22 E., 2021/286 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 2007/71442 tescilli numaralı "PANDORA" ibareli markanın 25. sınıfta maliki olduğunu, müvekkilinin bu markayı tescil edildiği tarihten bu yana kullandığını, davalının 2018/112591 tescil numaralı "PANDORA" esas unsurlu markayı 25. sınıf emtiaları için tescil ettirdiğini, bu markada "PANDORA" ibaresini ön plana çıkarıldığını, davalının marka kullanımı ile müvekkilinin markasının birebir aynı olduğunu, davalının müvekkilinin sektördeki bilinirliğinden ve markaya duyulan güveninden faydalanmak, markasının müvekkiline ait "PANDORA" markalarının alt markası olduğu algısını yaratmak için tescil ettirerek müvekkilinin markadan doğan haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek, davalı adına tescilli olan 2018/112591 tescil numaralı markanın öncelikle tüm emtialar yönünden hükümsüzlüğüne, aksi halde ilgili emtialar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye'de ciddi biçimde kullandığına dair herhangi bir delil sunmadığını, müvekkilinin dava konusu markasını iyi niyetli olarak ve tüm yükümlülüklerini yerine getirerek hiçbir kuralı ihlal etmeksizin kullandığını, markasının "MODA PANDORA HER ADIMDA MODA" şeklinde olduğunu, davacının markasına yönelik herhangi bir şekilde iltibas oluşturmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, 2007/71442 tescil nolu "PANDORA" ibareli markanın 25. sınıftaki "ayak giysileri" emtiasında davacı adına tescilli olduğu, 2018/112591 tescil numaralı "MODA PANDORA HER ADIM MODA+ŞEKİL" ibarelerin markanın 25. sınıftaki ayak giysileri ve başkaca emtialar yönünden 10.12.2018 tarihinden itibaren davalı adına tescilli olduğu, davalı markasında "PANDORA" ibaresinin ön planda büyük olup, diğer ibarelerin ise çok küçük olarak yazılı olduğu, her iki markanın da ayırt edici unsurunun "PANDORA" ibaresi olduğu, davalı markasında küçük olarak yazılı "moda" ve "her adımda moda" ibarelerinin markaya bir ayırt edicilik kazandırmayan tali unsurlar olduğu, bu itibarla taraf markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik bulunduğu gibi davacı markasının tescilli olduğu 25. sınıftaki "ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler" emtiaları yönünden aynılık mevcut olduğu, davacının markasının yoğun olarak bu emtialarda kullanıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli 2018/112591 sayılı markanın 25. sınıftaki "ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler" emtiaları yönünden hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine sair emtialar yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her iki markanın da ayırt edici unsurunun "PANDORA" ibaresi olduğu, davalı markasında küçük olarak yazılı "moda" ve "her adımda moda" ibarelerinin markaya bir ayırt edicilik kazandırmadığı, her iki markanın 25.sınıftaki "ayak giysileri:ayakkabılar, terlikler, sandaletler" emtiaları yönünden benzer olduğu, bilirkişi raporu ile davacının markasının tescil edildiği emtialar yönünden yoğun olarak kullanıldığının tespit edildiği, raporun denetime elverişli bulunduğu, Mahkemenin benzer emtialar yönünden davanın kısmen kabulüne karar vermesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı vekilinin dava dilekçesinde davalı markasının öncelikle tüm emtialar yönünden hükümsüzlüğüne, aksi halde ilgili emtialar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ettiği, davacı vekilinin fer'i talep olarak nitelendirdiği ilgili emtialar yönünden hükümsüzlük talebin asli talep olarak nitelendirdiği tüm emtialar talebinin içinde de yer aldığı dolayısıyla talepler arasında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 111. maddesi anlamında aslilik-fer'ilik ilişkisi bulunmadığı, bu nedenle kısmen reddedilen miktar yönünden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraf markaları arasında tescilli oldukları sınıflar yönünden iltibas veya iltibas ihtimali olup olmadığı ve buradan hareketle davalı markasının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasındadır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda aşağıdaki bentte belirtilen hususlar dışında bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre, davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davalı tarafın tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2.Dava, davalı adına tescilli markanın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1. ve 25./1 hükümlerine dayalı marka hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince yukarıda yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne dair verilen kararı tarafların istinaf etmesi üzerine inceleyen Bölge Adliye Mahkemesince yazılı şekilde istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Mahkemece davacının davaya dayanak markasının kapsamında yer alan "ayak giysileri" emtiası ile davalı markasının kapsamında yer alan "ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler" emtiaları arasında aynılık bulunduğu tespitiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, SMK'nın 6/1 hükmüne göre iltibas veya iltibas ihtimalinin kabul edilebilmesi için taraf marka işaretlerinin aynı ya da benzer olmasının yanında markaların kapsadıkları mal veya hizmetlerin de aynı ya da benzer olması koşulu aranmaktadır. Buradan hareketle, taraf marka işaretlerinin aynı veya benzer olduğu bu durumda, markaların kapsamında yer alan mal veya hizmetlerin sadece aynı olması hali değil, benzer olması halinde de iltibas veya iltibas ihtimalinin var olduğunun kabulü gerekir. Emtia ve hizmet benzerliğinin tespiti hususunda ise malın veya hizmetin bulunduğu sektör, malların kullanım şekli ve hizmetin veriliş biçimi, malların kullanım amaçları, benzer ihtiyaçları gidermede kullanılıp kullanılmadığı, malların birbiri yerine ikame edilip edilmediği, dağıtım kanallarının ortak olup olmadığı, tüketicilerin kendilerinin malları görüp seçerek aldığı yerlerde satışa sunuluyorsa aynı ya da yakın raflarda satılıp satılmadıkları ile aralarında hammadde-mamul ilişkisinin bulunup bulunmadığı hususlarında bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerektiğinden; somut olayda Mahkemece, hükümsüzlük istemi reddedilen emtialar yönünden, davacının dayanak markası kapsamında yer alan "ayak giysileri" emtiası ile aralarında anılan kriterler kapsamında benzerlik ilişkisi olup olmadığı gerektiğinde bilirkişi raporu alınarak değerlendirilip hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine, 20.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.