7. Hukuk Dairesi 2013/9909 E. , 2013/16487 K. Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin davalı işverence herhangi bir haklı neden olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek,kıdem ve ihbar tazminatı ile ulusal bayram …
**7. Hukuk Dairesi 2013/9909 E. , 2013/16487 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin davalı işverence herhangi bir haklı neden olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek,kıdem ve ihbar tazminatı ile ulusal bayram genel tatil ücreti,yıllık izin ücreti ve işçilik ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili, davacının işi kendisinin bıraktığını ve davacının davalı işverenden herhangi bir alacağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Anayasanın 141'nci maddesi uyarınca, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerekir. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297nci maddesinde de hüküm altına alınmıştır. Anılan anayasal ve yasal düzenlemeler gereğince yargıcın, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kararda göstermesi zorunludur. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır. Kararın gerekçesi ile hüküm fıkrasının birbirine aykırı olmaması gerekir. Somut olayda; dosya içerisinde iki bilirkişi raporu bulunmaktadır. Bunlardan ilki 26.4.2012 havale tarihlidir ve davacının asgari ücretle çalıştığı kabul edilerek davaya konu edilen alacaklar hesap edilmiştir. Taraf itirazları karşısında alınan ikinci rapor ise 24.9.2012 havale tarihlidir ve aylık işçilik ücretinin net 1000,00 TL olduğundan hareketle alacakların hesabı yapılmıştır. Mahkemece karar gerekçesinde "...Ücret konusunda tanıkların yeterli olmayan beyanları ve davacının mesleki deneyim ve uzmanlığı ile ilgili mekanik ustası olduğuna ilişkin bir diploma sertifika eğitim programına katılma, bitirme belgesi vs. bir belge dosyaya sunulmamış olup, davacının davalı işverenin vermiş olduğu talimata göre kaynak, torna, tamir vs. işyeri yaptığı anlaşılmış olup, bu bilgelere göre yüksek ücret iddiası konusunda Türk Metal Sendikası tarafından bildirilen ücretlerin emsal ücret olarak kabul edilmesi mümkün görülmemekle hizmet döneminde yürürlükte bulunan brüt asgari ücret tutarlarının göz önüne alınması gerekmiştir. ..." değerlendirmesine yer verilerek davacının asgari ücretle çalıştığı kabul edilmiş iken 24.9.2012 havale tarihli aylık işçilik ücretinin net 1000,00 TL olarak kabul edilen bilirkişi raporuna göre karar verilerek gerekçe ile aykırılık yaratılmıştır. Karar gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki bulunduğundan karar bozulmalıdır. Yapılacak iş; Bu aykırılığın giderilmesi suretiyle gerçeğe ve hukuka uygun bir karar vermektir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının öteki itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 08.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.