11. Hukuk Dairesi 2021/4697 E. , 2022/8037 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Iğdır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12.01.2021 tarih ve 2019/378 E. - 2021/10 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tu
**11. Hukuk Dairesi 2021/4697 E. , 2022/8037 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Iğdır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12.01.2021 tarih ve 2019/378 E. - 2021/10 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının müvekkili şirketin ortağı iken şirket hesabından avans olarak toplam 213.618,56 TL çektiğini, talep edilmesine rağmen davalının borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin devamını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkiline ödenen paranın avans olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davalı tarafın 05/10/2004 tarih ve 7770 sayısı ile tasdikli şirket ana sözleşmesiyle 10 yıl süreyle şirkete müdür olarak atandığı, Doğubayazıt Noterliği'nin 02/12/2008 Tarih ve 8615 sayısıyla tasdikli Ortaklar Kurulu'nun 24/11/2008 Tarih ve 2008/5 sayılı kararıyla şirket müdürü davalının şirkette Başhekim olarak görevlendirildiği ve şirkete dışarıdan 3. bir kişinin müdür atandığı ancak aynı kararla Başhekim sıfatıyla davalıya şirket iş ve işlemlerini yapma yetkisinin verildiği, davalının şirket ana sözleşmesiyle müdür olarak atanmasından dolayı havale tarihleri ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı Ticaret Kanunu'nun 161. maddesine göre, idare yetkisi ve görevinin diğer ortaklar tarafından sınırlandırılamayacağı gibi, görevden de alınamayacağı, ancak haklı sebeplerin varlığı halinde, ortaklardan birinin talebi üzerine mahkeme kararı ile ortağın yönetim yetkisi sınırlandırılabileceği veya kaldırılabileceği, davacı şirkete dışarıdan müdür atansa dahi kurucu ortak olan davalı ...'nın müdürlük görevinin atandığı tarih olan 05/10/2004 tarihinden itibaren 10 yıl süreyle devam edeceği, dolayısıyla davalıya şirket hesabından gönderilen bedellerin de davalının şirket müdürü olduğu dönemde şirketin usulüne uygun tutulan yevmiye defterlerine kayıt edilmiş olduğu, davacı şirketin davalıya herhangi bir hukuki ilişkiden dolayı borçlu olduğunu gösterir herhangi bir delil dosyada bulunmadığı, 5.000,00 TL'lik ödemenin de iş avansı olarak yevmiye defterine işlenmesinin de davacının iddialarını doğruladığı, iş bu defterler davalının müdür olduğu dönemde düzenlendiğinden davalının şirketin defterlerinin yanlışlığını ileri süremeyeceği, davalı hesabında bulunan bu bedellerin aslında davacı şirketin hesabında olması gerekirken davalıya aktarılan paralar olup, bunların şirket adına harcandığına ilişkin savunmada da bulunulmadığı, davalının 6762 sayılı TTK'nın 342.(6102 sayılı Yasa'nın 553. maddesinde) belirtilen sorumluluk çerçevesinde şirket pay sahiplerine karşı da sorumluluğunun bulunduğu, davalının davacı şirketin idarecisi olarak yapmış olduğu iş ve işlemlerden dolayı sorumluluğu bulunduğundan davalının hesabına aktarılan 213.658,56-TL'yi davacı şirketin davalıdan talep ve dava hakkı bulunduğu, davalının bu miktar kadar parayı şirkete ödemesi gerektiği, yapılan ödemelerin avans ödemesi olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 11.177,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 10/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.