12. Hukuk Dairesi 2003/1152 E., 2003/3764 K. 12. Hukuk Dairesi 2003/1152 E., 2003/3764 K. - HÜKMİ ŞAHISLARA TEBLİGAT- 7201 S. TEBLİGAT KANUNU [ Madde 12 ] - 7201 S. TEBLİGAT KANUNU [ Madde 21 ] - 7201 S. TEBLİGAT KANUNU [ Madde 32 ] - 4/12059 S. TEBLİGAT TÜZÜĞÜ [ Madde 28 ] Mahalli mahkemesinden verilen merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görü…
12. Hukuk Dairesi 2003/1152 E., 2003/3764 K. **12. Hukuk Dairesi 2003/1152 E., 2003/3764 K.** **- HÜKMİ ŞAHISLARA TEBLİGAT**- 7201 S. TEBLİGAT KANUNU [ Madde 12 ] - 7201 S. TEBLİGAT KANUNU [ Madde 21 ] - 7201 S. TEBLİGAT KANUNU [ Madde 32 ] - 4/12059 S. TEBLİGAT TÜZÜĞÜ [ Madde 28 ] **"İçtihat Metni"** Mahalli mahkemesinden verilen merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü: Tebliğ tarihinin düzeltilmesi isteminde bulunan K.... Holding A.Ş. hakkında genel haciz yoluyla başlatılan icra takibi için adı geçenin Ticaret Sicilindeki adresine gönderilen örnek 49 nolu ödeme emrinin 7201 sayılı Kanunun 21. maddesine göre tebliğ edildiği görülmektedir. Borçlu vekili tarafından Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddesinin uygulanmadığı, bu nedenle 21. maddeye göre yapılan tebligatın usulsüzlüğünden söz edilerek tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 12.12.2002 olarak düzeltilmesi isteminde bulunulduğu ve mercice bu istemin 7201 sayılı Kanunun 32. maddesi de gözetilerek kabul edildiği anlaşılmıştır. Hükmi şahıslar adına ve adı geçenin Ticaret Sicilinde yazılı adreslerini gönderilen tebligatların 7201 sayılı Kanunun 21. maddesine göre yapılmış olması halinde tebliğ memurunun Tüzüğün 28. maddesindeki koşulları araştırması gerekli değildir. Zira, muhatabın adreste bulunmaması halinde, bunun nedeninin araştırılması ve tevziat saatinden sonra adrese dönüp-dönmeyeceğinin tespit edilmesi gerçek kişiler yönünden zorunlu olup, hükmi şahısların sıfatı ve niteliği itibariyle böyle bir araştırmanın yapılmamış olması tebligatın usulsüzlüğü sonucunu doğurmaz. Dairemizin yeniden oluşan ve süreklilik arz eden içtihadı bu yöndedir. O halde, şikayetin reddi yerine kabulü isabetsizdir. Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mercii kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 27.2.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.