19. Hukuk Dairesi 2008/2487 E., 2008/5950 K. 19. Hukuk Dairesi 2008/2487 E., 2008/5950 K. - DOĞRUDAN DOĞRUYA İFLAS - İTİRAZIN İPTALİNE İLİŞKİN İLAM- 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 67 ] - 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 177 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki İflas davasının yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Dava
19. Hukuk Dairesi 2008/2487 E., 2008/5950 K. **19. Hukuk Dairesi 2008/2487 E., 2008/5950 K.** **- DOĞRUDAN DOĞRUYA İFLAS - İTİRAZIN İPTALİNE İLİŞKİN İLAM**- 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 67 ] - 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 177 ] **"İçtihat Metni"** Taraflar arasındaki İflas davasının yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Davacı vekili, acentelik sözleşmesinden doğan müvekkil alacağının, itirazın iptali davası sonucunda kesinleşmiş ilama istinaden talep edilmesine rağmen Ödenmediğini belirterek İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK'nın) 177/4 hükmü uyarınca davalının doğrudan doğruya iflasını talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, itirazın iptaline ilişkin ilamların ilamlı icraya konu olamayacağı, ancak inkar tazminatı yönünden ilamlı icra takibi yapılabileceği, somut olayda alacağın icra emri gönderilmek suretiyle talep edilmediği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Somut olayda davacı, itirazın iptali davası sonucunda temin etmiş olduğu ilamı, icra dosyasına ibraz ederek hacizlere devam etmiş, takibin semeresiz kalması üzerine mahkemeye başvurarak borçlunun iflasını talep etmiştir. Bu aşamalarda borçluya icra emri tebliğ edilmemiştir. İİK'nın 177/4 hükmü uyarınca, "İlama müstenit alacak icra emriyle İstenildiği halde ödenmemîşse" borçlu hakkında takip yapılmaksızın doğrudan iflası istenebilir. Dolayısıyla borçlunun doğrudan iflasının istenebilmesi için ilama bağlı alacağın icra emri ile talep edilmesi zorunludur. Nitekim, 1940 yılında, İİK'da 3890 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sırasında, ilama dayanan alacakların icra emri ile istenmesine gerek olmaksızın, alacaklının doğrudan borçlunun iflasını talep edebilmesine olanak tanıyan hükümetin değişiklik teklifi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Adalet Komisyonu tarafından kabul edilmemiştir (Bkz. Kuru, B.: İcra ve İflas Hukuku, C. III, Ankara 1993, s. 2773, 2774). Tarihsel süreç içerisindeki bu gelişmeden de anlaşılacağı üzere, "ilama dayalı alacağın icra emri ile talep edilmesi", görmezden gelinebilecek biçimsel bir husus değil, doğrudan iflas kararı verilebilmesi için kanun koyucunun öngördüğü zorunlu bir koşuldur. Bu itibarla, usul ve yasaya uygun mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün (ONANMASINA), 29.05.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.