10. Ceza Dairesi 2014/2719 E. , 2017/4533 K. Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma Hükümler: 1- Mahkûmiyet (sanıklar ... ve ... hakkında) 2- Beraat (sanıklar ... ve ... hakkında) Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : 04/08/2012, 17/08/2012 olan suç tarihlerinin gerekçeli karar başlığında 17/08/2012 ve 03/01/2013 olarak yazılması, mahkeme tarafından düzeltilebilir nitelikte maddi hata olarak kabul edilmiştir. A) Sanıklar ... ve ... hakkın…
**10. Ceza Dairesi 2014/2719 E. , 2017/4533 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma Hükümler: 1- Mahkûmiyet (sanıklar ... ve ... hakkında) 2- Beraat (sanıklar ... ve ... hakkında) Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : 04/08/2012, 17/08/2012 olan suç tarihlerinin gerekçeli karar başlığında 17/08/2012 ve 03/01/2013 olarak yazılması, mahkeme tarafından düzeltilebilir nitelikte maddi hata olarak kabul edilmiştir. A) Sanıklar ... ve ... hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi: Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıklar müdafilerinin ve sanık ...'ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, oybirliğiyle; B) Sanık ... hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan verilen beraat hükmünün incelenmesi: Kendisine ait olup sürücülüğünü yaptığı aracın bagajında uyuşturucu madde ele geçirilen sanığın savunmasının aksine diğer sanık ... ile ... iline gitme hususunda anlaştıklarının olay öncesi yaptıkları telefon konuşmaları ile tespit edilmesi karşısında atılı suçu diğer sanık ... ile iştirak halinde işlediği anlaşılan sanığın mahkûmiyeti yerine dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçelerle beraat kararı verilmesi, Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan hükmün BOZULMASINA, oybirliğiyle; C) Sanık ... hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan verilen beraat hükmünün incelenmesi: Sanıklar ... ve ...’a ait telefonlar ile görüşme yapan sanığa, iletişim tespit tutanakları duruşmada okunarak diyeceklerinin sorulması, iletişim tespit tutanaklarını kabul etmediği takdirde görüşmelere ilişkin ses kayıtları dinletilerek kendi sesi olup olmadığının sorulması, sesin kendisine ait olmadığını belirtmesi halinde ise sanıktan alınacak ses örnekleri ile telefon konuşmalarına ilişkin ses kayıtlarının aynı kişiye ait olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi veya uzman bir kurum ya da kuruluştan rapor alınması tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması, Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, üye ...'ün ek gerekçesi ve oybirliğiyle, 09.10.2017 tarihinde karar verildi. EK GEREKÇE (Sanık ... hakkında) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8. maddesine göre, "Her kişi özel ve aile yaşamına, konutuna ve haberleşmesine saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. Bu hakların kullanılmasına resmi bir makamın müdahalesi demokratik bir toplumda milli güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suçların önlenmesi, sağlığın veya ahlakın ve başkasının hak ve özgürlüklerinin korunması için zorunlu bulunduğu ölçüde ve kanunla düzenlenmesi koşuluyla olabilir." Türkiye Cumhuriyet Anayasası'nın 22. maddesinde "Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir. Milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlakın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde hakimin onayına sunulur. Hakim, kararını kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde karar kendiliğinden kalkar." hükmü yer almaktadır. Böylece diğer bireysel hakların yanında "haberleşme özgürlüğü ve haberleşmenin gizliliği" koruma altına alınmıştır. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135. maddesinde bir suç nedeniyle yapılan soruşturma kapsamında haberleşmenin gizliliğine müdahale edilebilmesinin koşulları ve kuralları belirlenmiş, şüpheli veya sanığın telefonunun hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının kararıyla dinlenebileceği öngörülmüştür. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Tesadüfen elde edilen deliller" başlığını taşıyan 138. maddesinin ikinci fıkrasında ise, "Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında, yapılmakta olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan ve ancak, 135 inci maddenin altıncı fıkrasında sayılan suçlardan birinin işlendiği şüphesini uyandırabilecek bir delil elde edilirse; bu delil muhafaza altına alınır ve durum Cumhuriyet Savcılığına derhal bildirilir" denilmiştir. Gerekli koşullar bulunduğunda bir kişinin telefonunun dinlenmesi için hâkim veya Cumhuriyet savcısından alınan karar, sadece soruşturma kapsamında olup kararda belirtilen suçla sınırlı olmak üzere o kişinin haberleşmesinin gizliliğine müdahale yetkisi verir. Bu kişiyle telefonda konuşan diğer kimselerin haberleşmesinin gizliliğine müdahale için ayrıca hâkim veya Cumhuriyet savcısından karar alınması zorunludur. Böyle bir karar alınmadan yapılan dinlemeler o kişiler yönünden "hukuka aykırı delil" niteliğindedir. Somut olayda, diğer sanıklardan... ve ...'ın telefonları hâkim kararıyla dinlemeye alınmış, ancak sanık ...'in telefon konuşmaları hâkim veya Cumhuriyet savcısı kararı olmadan dinlenerek kayda alınmıştır. Sanığın telefon konuşmalarının dinlenmesi hukuka aykırı olup, delil olarak hükme esas alınamaz. Bu konuşmaların "tesadüfen elde edilen delil" olarak değerlendirilmesi de mümkün değildir, çünkü konuşmalar soruşturması yapılan suçla ilgilidir. Sanığın, diğer sanıklarda ele geçirilen uyuşturucu maddelerle ilgisi olduğuna veya onların suçuna iştirak ettiğine ilişkin, hukuka aykırı olarak elde edilen telefon konuşmaları dışında delil yoktur. Sanık hakkında beraat yerine mahkûmiyet kurulması yasaya aykırıdır. Açıkladığım nedenlerle, sanık ... hakkındaki hükmün bu gerekçeyle bozulması ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi düşüncesinde olduğumdan, sayın çoğunluğun eksik araştırma nedeniyle hükmün bozulması gerektiğine ilişkin görüşüne katılmıyorum. 09.10.2017