T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:12/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:24/03/2022 DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklı) GEREKÇE TARİHİ:12/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüş…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:12/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:24/03/2022 DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklı) GEREKÇE TARİHİ:12/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ölü ...'un maliki olduğu ... plakalı aracın davalı sürücü ...'in sevk ve idaresinde iken 14.09.2015 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla çarpışması neticesinde hasarlı ve yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini, davalı tarafa ait ... plakalı aracın davalı ... Sigorta A.Ş.'ye zorunlu mali mesuliyet trafik sigorta poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, kaza nedeniyle müvekkilinde boyun kırılması ve sol ayağında 1,5 cm miktarında kısalma meydana geldiğini, düzenlenen heyet raporuna göre müvekkilinin ömür boyu devam edecek nitelikte % 9 oranında iş gücü kaybı oluştuğunu, müvekkilinin uğradığı maddi zararın tazmini için davalı sigorta şirketine başvurduklarını, poliçe kapsamında 35.683,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, müvekkilinin uğramış olduğu zararların tamamen karşılanmadığını, kaza nedeniyle müvekkilinin bedenen ve ruhen mağdur olduğunu, vücut bütünlüğünün bozulduğunu, ayrıca müvekkilinin manevi zarar da gördüğünü belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla tüm davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketi hariç olmak üzere diğer davalılardan şimdilik 1.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, davalı ... mirasçıları 05.09.2017 tarihli dilekçe ile davaya dahil edilmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı ... mirasçıları ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... cevap dilekçesinde özetle; babaları ... üzerine kayıtlı ... plakalı aracın kaza yaptığını, davalı ... ve davacı ...'ün kazaya karıştıklarını, babalarına ait aracın hasarlı olması nedeniyle satıldığını, kazayı yapan şahısların kendileriyle bir ilgisinin bulunmadığını, davacının zararının kasko sigorta şirketi tarafından karşılandığını, davacının manevi tazminatı da davalı ...'ten isteyebileceğini belirterek aleyhlerine açılan davanın reddini istemişlerdir. Davalı ... cevap dilekçesinde; davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile kendisinin kullandığı ... plakalı araç arasında trafik kazası meydana geldiğini, davacıya uğradığı maddi zararın kullandığı aracın kasko sigortacısı ... Sigorta A.Ş. tarafından ödendiğini, davalı ...'a ait aracın ise hasarlı olduğundan satıldığını, davacının memur olduğunu ve halen fiili olarak çalıştığını, herhangi bir iş kaybının söz konusu olmadığını, davacının rapor düzenlenmesi için hastaneye sevk edilmesi gerektiğini, davacının kazanın oluşumunda kusurunun bulunduğunu belirterek haksız açılan davanın reddini istemiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK.nun 1483/1.nci maddesinde sigortacıların diğer kanunlardaki hükümler saklı kalmak üzere faaliyet gösterdikleri dalların kapsamında bulunan zorunlu sigortaları yapmaktan kaçınamayacaklarının belirtildiğini, ayrıca aynı kanunun 4/1-a maddesinde tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın TTK.da öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağının düzenlendiğini, TTK.nun 5.nci maddesinin ise aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemelerinin, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu hükmüne karar verildiğini, bu nedenle öncelikle davanın mutlak ticari dava mahiyetinde olması nedeniyle mahkemenin görevsiz olduğunu, bu nedenle davanın görevsizlik kararı ile Denizli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, ayrıca davanın zaman aşımına uğradığını, davanın zamanaşımı yönündende usulden reddi gerektiğini, müvekkilinin sigorta poliçesi limiti ile sınırlı sorumluluğunun bulunduğunu, kaza sonucunda davacıya 35.683,00 TL. ödendiğini, kusur oranı ve kaza ile zarar arasındaki nedensellik bağının saptanması gerektiğini, mahkemece bu konuda uzman bilirkişiden rapor aldırılması gerektiğini belirterek davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; maddi tazminat yönünden bilirkişi raporları hükme esas alınmak suretiyle manevi tazminat yönünden ise “…Somut olayda davacı, davanın açıldığı tarihte manevi tazminat alacağının miktarını kendisi belirlediğinden, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu söylenemez. O halde manevi tazminat istemi manevi tazminatın bölünemezliği kuralına aykırı bir biçimde kısmi veya belirsiz alacak davası olarak açılamaz ve manevi zararın HMK'nın 107.maddesine göre dava yoluyla tespiti de istenemez. (Ankara 24.H.D. 2019/468 E.- 2020/294 K.)” gerekçeleri ile; “Davanın kısmen kabulü ile; 1-Manevi tazminat talebinin reddine, 2-Maddi tazminat talebi yönünden; A)Geçici iş göremezlik tazminatının kabulü ile 9.824,83 TL 'nin davalı sigorta şirketi yönünden 22/05/2017 temerrüt tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 14/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, B) Sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin kısmen kabulü ile; 93.752,65 TL 'nin davalı sigorta şirketi yönünden 22/05/2017 temerrüt tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 14/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,” karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı davacı vekili ve davalı sigorta şirketi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçelerinde 1.000,00 TL miktarlı ve ileride artırmak üzere belirsiz alacak niteliğinde manevi tazminat talebinde bulunduklarını, mahkemece, manevi tazminat davasının belirsiz alacak davasına konu olamayacağından bahisle manevi tazminat taleplerinin reddedildiğini, halbuki bedel artırma dilekçeleri ile de manevi tazminat yönünden arttırma talebinde de bulunmadıklarını, maddi tazminat yönünden ise maluliyet tespiti işlemleri yönetmeliğinin uygulanması gerektiğini, müvekkilinin devlet memuru olduğunu, gelirini gösteren maaş bordrolarında geliri net olarak belli olmasına rağmen bu miktarlar üzerinden asgari ücrete oranlama yapmak suretiyle yapılan kazanç hesabını usul ve yasaya aykırı bulduklarını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davacıya 35.683,00 TL ödenerek sorumluluklarının sona erdiğini, maluliyet tespitinin Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği’ne göre yapılması, davacının iyileşme süresi geçtikten sonra maluliyet oranı düşebileceğinden davaya konu kaza nedeniyle Maluliyet Durumuna İlişkin Tüzüğe uygun daimi iş göremezlik raporu alınması ve meydana gelen trafik kazasında kusur oranı belirlenerek kusur oranı ve kaza-zarar arasındaki neden-sonuç ilişkisinin dolayısıyla nedensellik bağının da tespit edilmesi gerektiğini, kabul etmemekle birlikte faiz başlangıç tarihinin de hatalı belirlendiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi-manevi tazminat istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Somut olayda, davaya konu kaza nedeniyle hükme esas alınan kusura yönelik bilirkişi raporu kaza tespit tutanağı ile aynı doğrultuda olup ve aralarında çelişki bulunmadığından mahkemenin davacıyı kusursuz kabul etmesi yerinde olmuştur. Ayrıca kaza tarihine göre doğru yönetmelik uygulanmak suretiyle hazırlanan ve davacıda %8 maluliyet tespit edilen rapor ile sonuca gidilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamıştır. Mahkemece belirlenen faiz başlangıç tarihi de doğru tespit edilmiştir. Davalı sigorta şirketinin davadan önce yaptığı ödemenin güncellenerek yapılan hesaplamadan düşüldüğü ve ödenen miktarın davacının zararını karşılamadığının tespit edilmiş olduğu anlaşılmakla tarafların bu yönlere ilişkin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. Davacı vekilinin hesaplamaya yönelik istinaf itirazları yönünden yapılan incelemede ise; mahkemece davacının son dönem gelirine ilişkin belgeler getirtilmiş, bilirkişice davacının gerçek geliri, kaza tarihinde yürürlükte olan asgari ücrete oranlama yapılarak bulunan katsayı üzerinden hesap tarihi itibariyle yürürlükte olan asgari ücret uygulanmış ve tazminat hesabına esas alınmıştır. Bilinen (işlemiş) dönem hesaplaması yapılırken, davacının kaza tarihi olan 14/09/2015 tarihinden hesap tarihi olan 03/01/2022 tarihine kadar ki dönem için bu tarihlerde geçerli olan ve bilinen ücret miktarına göre gelirlerin belirlenmesi, belirlenen gelirler üzerinden, işlemiş (bilinen) dönem zarar hesabının yapılması; bilinmeyen (işleyecek) dönem hesabında ise davacının hesap tarihinde bilinen son gelirinin uygulanması hususlarına dikkat edilmelidir. (Yargıtay 4. HD. 2022/15322 Esas - 2024/13564 Karar) Bu durumda, mahkemece davacının, kaza tarihi ile hesaplamanın yapıldığı tarihler arasındaki bilinen döneme ilişkin eksik maaş bordroları (ek ödemeleri de içerir biçimde) temin edilerek, işlemiş dönem hesabında davacının kaza tarihinden hesap tarihine kadar bilinen dönem için bu tarihlerde geçerli olan ve bilinen geliri üzerinden hesaplama yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, hatalı hesap içeren bilirkişi raporuna göre ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Öte yandan davacı kaza nedeniyle yaralanıp geçici iş göremediğinden bahisle geçici iş göremezlik tazminatı isteminde de bulunmuştur. Davacı hakkında düzenlenen ve hükme esas alınan rapora göre davacının % 8 oranında sürekli maluliyeti olduğu, iyileşme süresinin 9 ay olduğu tespit edilmiştir. Hesap bilirkişisi tarafından davacı için kaza tarihinden itibaren 9 aylık geçici iş göremezlik tazminatı hesabı yapılmış, mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak davacı bakımından 9.824,83 TL geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmiştir. Davacı vekili müvekkilinin kaza tarihinde devlet memuru olduğunu beyan etmiş olup geçici iş göremezlik döneminde devlet memurlarının maaşlarını tam olarak almaları sebebiyle kazanç kaybı oluşmayacağı göz önüne alınıp, geçici iş göremez olduğu dönemdeki zararının belirlenmesi için davacının söz konusu geçici iş göremezlik süresine ilişkin maaş bordolarının dosya arasına alınarak ve mahrum kaldığı ek ödemeleri olup olmadığının araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 6100 sayılı HMK'nın "Belirsiz Alacak ve Tespit Davası" başlıklı 107.maddesine göre, Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. Manevi tazminat bir bütündür. Duyulan acı ve üzüntünün karşılığı dava yolu ile belirlenip karşı tarafa bildirildikten sonra arttırılması veya yeni bir dava açılarak istenmesi mümkün değildir. Manevi tazminatın takdirinde hakime çok geniş takdir yetkisi verilmiştir. Acı ve elemin bölünerek bir kısmının açılacak kısmi dava ile kalanının açılacak başka bir davada talep edilmesi, manevi tazminatın özüne ve işlevine aykırı düşer (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 01.03.2006 tarih ve 2006/2-14 E, 2006/26 K. sayılı ilamı).Yerleşik Yargıtay uygulamalarında, manevi tazminatın tekliği ve bölünmezliği ilkesi kabul edilmiştir. Açıklamalardan sonra, davacı vekilince manevi tazminat talebinin belirsiz alacak davası şeklinde açılmış, mahkemece bu talep yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de 6100 sayılı HMK ile ayrıksı olarak düzenlenen belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacak olan manevi tazminat davası yönünden davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde işin esası bakımından davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Sonuç olarak davalı ... A.Ş. vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... A.Ş. vekilinin ve davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/03/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde yatıran taraflara İADESİNE, 5-Davacı ve davalı sigorta şirketi tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, 9-Davalı ... A.Ş. tarafından tehiri icra talebi kapsamında Denizli 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına mehil vesikası için ibraz edilen 04/11/2022 tarihli ve ... numaralı ... Bankası/ ... Şubesi/ İstanbul'a ait 310.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun yatırana İADESİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi. 12/03/2026 ...