T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/182 Esas KARAR NO : 2025/1003 DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 23/11/2020 KARAR TARİHİ : 29/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/Davacı …
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/182 Esas KARAR NO : 2025/1003 DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 23/11/2020 KARAR TARİHİ : 29/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ...İzafeten ... tarafından ...Bürosu tarafından ... sırasına kayıtlı 10.507,50 TL alacağın sıra cetveline kaydı için davalı iflas idaresine başvurulmuş ise de iflas idaresinin bu alacağın tamamı herhangi bir alacağın olmaması nedeniyle talebin reddine karar verilmiş olması nedeniyle, reddedilen alacaklarının (reddedilen diğer alacaklarla birlikte) sıra cetveline kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA/ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından iş bu davayı hak düşürücü süre içinde açılmamış ise dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmesini, davacı tarafından dava konusu edilen alacak kayıt taleplerinden büyük bir kısmının ilk sıra cetveline kaydı yapılan alacak kayıtları ile mükerrer olması sebebiyle haklı ve hukuka uygun olarak reddedildiğini, bir kısım alacak kayıt taleplerinin ise alacağın mevcut olmaması nedeniyle haklı ve hukuka uygun olarak reddedildiğini, kamu alacaklarının iflas idaresi tarafından reddine karar verilemeyeceği yönünde bir kanun maddesi bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, İİK m.235 kapsamında kayıt kabul davasıdır. Mahkememizin 21/03/2022 tarih ... Esas ve ... Karar sayılı dosyasında verilen karar ile ''bağımsız denetçi yeminli mali müşavir bilirkişi Ali İnce'den alınan bila tarihli ve 02/03/2022 ibraz tarihli bilirkişi raporu ile; davacının, dava konusu ... tarih ve ... sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında alınan tedbirler doğrultusunda kapatılarak varlıkları hazineye intikal eden merkezi ...'da bulunan... AŞ'ye ... tarafından keşide edilen müflis ... Bankası'na ait 10.000,00 TL miktarlı çek verildiği ve çeke dayalı olarak takip yapıldığı ve takibin kesinleştiği bu nedenle takipte kesinleşen miktar olarak 10.507,00 TL'nin sıra cetveline kaydı için 3086 nolu kayıt ile masaya başvurulmuş ise de müflis bankanın bu borçtan sorumluluğu olmadığı tespit edilmiştir. Tüm dosya kapsamı, alınmış olan bilirkişi raporu denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğundan bilirkişi raporu doğrultusunda iş bu davaya konu alacağın keşidecisi üçüncü kişi çekten ve bu çeke dayanılarak yapılmış olan takibe konu alacaktan kaynaklandığı anlaşıldığından pasif husumet yokluğundan davanın reddine'' şeklinde karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması sonrası İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 09/05/2024 tarih... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile ''somut olayda, iflas müdürlüğüne sunulan alacak kayıt talepli dilekçe dikkate alındığında, aslında, hakkındaki takip kesinleşen ...'ın müflis banka nezdindeki alacakları yönünden iflas masasına başvurulduğu anlaşılmaktadır. Bir başka anlatımla davacı, kendi borçlusu olan ve aleyhine icra takibi yaptığı ...'ın davalı bankadan alacağı olduğunu iddia ederek alacağının, dava dışı ...'ın bankadan olan alacağından tahsili amacıyla iflas masasına yazılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Her ne kadar dava kayıt kabul olarak açılmış ise de, 6100 sayılı HMK'nun 33. maddesine göre, Türk hukukunu resen uygulamak zorunda olan hakim, tarafların yaptığı hukuki nitelendirmeyle bağlı olmayıp hukuki nitelendirme kendisine ait olduğundan somut olayın da bu kapsamda değerlendirilmek suretiyle İİK'nun 120. maddesinde belirtilen yetki şartı da dikkate alınarak dava dışı ...'ın müflis bankadan alacağının bulunup bulunmadığı üzerinde durulup gerekli deliller toplandıktan ve gerekirse bu hususta bilirkişi incelemesi yapıldıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Zira dava dışı ...'ın müflis bankadan alacağının varlığı halinde müflis bankanın tasfiyesi sonunda ...'a alacağına karşılık bir miktar paranın ödenmesi veya ...'ın alacağının tamamına kavuşması mümkün olduğundan davacının da, dava açmakta hukuki menfaati olduğu gibi taraf sıfatının da mevcut olduğunun kabul edilmesi gerekecektir. Bu durumda, davacının İİK'nun 120/2 maddesi kapsamında icra müdürlüğünden usulüne uygun şekilde düzenlenmiş yetki belgesi getirmesi halinde, müflis bankanın tasfiyesi sonunda ...'a isabet edecek miktarın, davacı alacağına mahsuben davacıya ödenmek şartıyla masaya kaydına karar verilmesi gerekip gerekmediğinin düşünülmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Bu nedenle davanın, hatalı nitelendirme ve dosya içeriğine uygun olmayan bir gerekçe ile Mahkemece pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi isabetli olmadığından davacının istinaf başvurusunun kabulüne'' şeklinde karar verilmiştir. Mahkememizce kaldırma kararı sonrası mahkememiz 2024/357 Esas sayısını alan dosyada davacı vekili 03.07.2024 tarihli dilekçesi ile mahkemenin 04/06/2024 tarihli ara kararı ile ilgili icra dairesinde İİK. M.120 uyarınca yetki belgesi alınması için taraflarına süre verildiğini, sıra cetveline ve işbu dosyaya konu alacağın ... 9.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası kapsamında tahsil edilmesi nedeniyle icra dosyasının infazen kapatıldığı ve bu nedenle yetki belgesi alınmadığını, müvekkil idare tarafından müdürlüğü gönderilen yazıda mahkeme dosyasında açılan davanın takibinde Hazine menfaati olmadığı yönünde görüş bildirildiğini, müvekkili idarenin görüşü doğrultusunda, müdürlüğün 03.07.2024 tarih ve ... sayılı Olur yazısı ile davaya konu alacağın tahsil edilmesi nedeniyle konusuz kalan davanın takibinden vazgeçilmiş olduğunu, davanın açılmasına müdürlüğünce sebebiyet verilmemesi nedeniyle aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir. Davalı vekili 25.07.2024 tarihli dilekçesi ile haksız yere dava açılmasına sebebiyet vermesi sebebiyle davacı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi şartıyla davadan vazgeçmeye muvafakati bulunduğu; davacının, iflas idaresi tarafından kamu alacağının reddinin mümkün olmadığına dayanak teşkil eden bir yasa maddesi bulunmadığından, davacının beyanlarının kabulünün mümkün olmadığını, kamu alacağı hakkında iflas idaresince ret kararı verilemeyeceğine ilişkin davacının beyanı hukuka aykırı olmakla birlikte davacının dava konusu ettiği alacak kayıt taleplerinin de 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un kapsamında kamu alacağı olup olmadığının incelenmesi gerekeceğini, 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un ilgili maddelerinde kamu alacakları düzenlenmiş olup, kamu idaresinin her alacağı kamu alacağı niteliğinde olmadığını, bu nedenle açıklanan sebeplerle davacı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin 04/09/2024 tarih ... E. ... K. sayılı kararı ile ''tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede davacı vekilinin 03.07.2024 tarihli dilekçesi ile iş bu davadan vazgeçme dilekçesi sunduğu davalı vekilinin 25.07.2024 tarihli dilekçesi ile haksız yere dava açılmasına sebebiyet vermesi sebebiyle davacı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi şartıyla davadan vazgeçmeye muvafakati bulunduğu anlaşılmakla davacının davasından vazgeçme nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Bozma ilamında "davacının İİK'nun 120/2 maddesi kapsamında icra müdürlüğünden usulüne uygun şekilde düzenlenmiş yetki belgesi getirmesi halinde, müflis bankanın tasfiyesi sonunda ...'a isabet edecek miktarın, davacı alacağına mahsuben davacıya ödenmek şartıyla masaya kaydına karar verilmesi gerekip gerekmediğinin düşünülmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir." yer alan davacının İİK'nun 120/2 maddesi kapsamında icra müdürlüğünden usulüne uygun şekilde düzenlenmiş yetki belgesi getirmesi halinde davadaki alacak miktarının tespit edileceği ancak davacı vekilinin davadan vazgeçme beyan dilekçesinde "sıra cetveline ve işbu dosyaya konu alacağın ... 9.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası kapsamında tahsil edilmesi nedeniyle icra dosyasının infazen kapatıldığı ve bu nedenle yetki belgesi alınmadığını, müvekkil idare tarafından müdürlüğü gönderilen yazıda mahkeme dosyasında açılan davanın takibinde Hazine menfaati olmadığı yönünde görüş bildirildiğini" açıkladığı ve dosyaya yetki belgesi ibraz edilemediğinden bu aşamada davacının davayı açmada haklı olduğu hususu ispatlanamadığından davalı lehine vekalet ücreti hükmetmek gerekmekte olduğundan davacının davadan vazgeçme nedeniyle davanın reddine'' şeklinde karar verilmiştir. Davacı tarafın işbu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurması sonrası İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 20/02/2025 tarih ... Esas... Karar sayılı ilamı ile ''...Somut davada, davacı hazine dava dışı borçlular hakkında takip başlatmış, takipte borçlunun davalı müflis bankadaki mevduatı için haciz ihbarnamesi gönderilmiştir. Kapatılan kurumun borçlusu dava dışı ...'ın davalı müflis bankadan alacağı olması halinde müflis bankanın tasfiyesi sonunda ...'a alacağına karşılık bir miktar paranın ödenmesi veya ...'ın alacağının tamamına kavuşması mümkündür. Bu durumda davacı Hazinenin, borçlusu ...'ın davalı müflisten olan alacağının masaya kaydı için bu davayı açmakta hukuki menfaati olduğu gibi taraf sıfatı da mevcuttur. Bu durumda mahkemece davacı Hazinenin borçlusu, ...'ın davalı müflis bankadan alacağı bulunup bulunmadığı tartışılmadan ve davada haklılık durumu tespit edilmeden davalı lehine vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenler ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/.1.a.6 bendi gereğince esası incelenmeden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine iadesine yeniden karar verilmesine'' şeklinde karar verilmiştir. Kaldırma kararı sonrası mahkememiz işbu esasında yapılan yargılamada 10/09/2025 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın bankacı bilirkişiye tevdi ile davacı banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapmak suretiyle dava dışı ...'ın müflis bankadan alacağının bulunup bulunmadığı hususunda rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Bilirkişi ...'den alınan 21/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle, davalı Bankadan İstinaf mahkemesi kararında belirtilen ...'a ait ...Bankası A.Ş.'de hesap bulunup bulunmadığı sorulmuş, dava konusu ... numaralı 10.000,00TL çekin tanımlı olduğu ... nolu hesap hareketleri çek tarihi olan 31.12.2016 tarihinden itibaren talep edilmiş olup; Banka yetkilisi ... nolu hesaba ait herhangi bir bilgi, hareket bulunmadığı bildirildiği, ...'a ait ... ve ...nolu hesaplara ait hareketleri incelendiğinde; ...nolu Genel Müdürlük Şubesi hesap bakiyesi 53,31TL olduğu, ... nolu ... Şubesi hesabın Çek Karnesi taahhüt bedeli takibi yapılan Gayrinakit hesap olduğu, 08.09.2020 tarihinde hesabın kapatıldığı tespit edildiği tespit edilmiştir. Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede, son kaldırma kararı öncesi davacı vekili tarafından davaya konu edilen ... Defterdarlık KHK İşlemleri İl Bürosu tarafından 3086 sırasına kayıtlı 10.507,50 TL alacağın sıra cetveline kaydı için müdürlüğün ... tarih ve ... sayılı Olur yazısı ile davaya konu alacağın tahsil edilmesi nedeniyle konusuz kalan davanın takibinden vazgeçilmiş olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır. Son kaldırma kararı dikkate alındığında "1-Davacı hazine, icra dosyasında alacağın tahsil edildiğini belirterek davanın takibinden vazgeçtiğini beyan etmiştir. Davacı hazine, alacak hakkının özünden feragat etmediği gibi, HMK'nın 123. maddesi kapsamında ileride davayı tekrar açabilmek için davasını geri almış da değildir. Buna göre davacının irade beyanı; davasını geri alma ya da davadan (haktan feragat) niteliğinde olmayıp, kayıt kabul talebine konu alacağın yargılama sırasında ödendiğine yöneliktir. Buna göre yargılama sürerken dava konusu alacak ödendiğinden " dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Davanın konusuz kalması nedeniyle dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu tespit edip, o tarafı yargılama giderlerine ve vekalet ücretine mahkum etmesi gerekeceğinden kapatılan kurumun borçlusu dava dışı ...'ın davalı müflis bankadan alacağı olup olmadığı hususunda alınan bilirkişi raporunda dava konusu ... numaralı 10.000,00TL çekin tanımlı olduğu ... nolu hesap hareketleri çek tarihi olan 31.12.2016 tarihinden itibaren talep edildiği anlaşılmakla dava tarihinde davacı tarafından iş bu davanın açılmasında haklı olduğu anlaşılmakla davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 7.404,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde kendilerine iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 29/12/2025 KATİP ... ¸e-imzalıdır HAKİM ... ¸e-imzalıdır