T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/421 KARAR NO : 2025/1014 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 04.11.2020 ESAS-KA…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/421 KARAR NO : 2025/1014 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 04.11.2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2014/829 E., 2020/604 K. Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... İnşaat Turizm ve Ticaret Ltd. Şti. arasında 02.10.2012 tarihinde kredi danışmanları hizmetleri sözleşmesi imzalandığını ve müvekkili tarafından davalıya finansal danışmanlık hizmeti görevinin üstlenildiğini, akabinde özel/kamu bankaları ile diğer finansal kuruluşlar nezdinde davalı firma adına nakdi/gayrinakdi kediler tesis edildiğini ve karşılığında müvekkiline 1.024.665,00 TL ödenmesi gerekirken, 346.926,00 TL ödeme yapıldığını, taraflar arasında imzalanan çalışma raporunda da müvekkilinin alacağının 677.739,00 TL olarak tespit edildiğini, ancak Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2014/21160 sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağm %20’sinden az olmamak şartıyla icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin, davacı şirketin sahibi ... ile kendisinin eski bir bankacı olması nedeniyle bankalarla olan yazışmaları yürütmesi gayesiyle şifahen anlaştıklarını, bu süreçte ...’ün bankalarla olan iletişimi sağladığını ve davalının bedelin tamamını eksiksiz ödediğini, ancak davacının sahte imzalı bir sözleşme ile para talep ettiğini, akabinde dava dilekçesinin ekindeki sahte imzalı bir başka sözleşmeye dayanarak Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2014/21160 sayılı dosyası ile kötüniyetli olarak ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkili tarafından borca ve fer’ilerine itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir sözleşme imzalanmadığını, sadece eski bir bankacı olan ...’ün, davalı ... Ltd. Şti. adına bankalarla olan yazışmaları yürütmesi konusunda mutabık kaldıklarını, ...’ün iddia ettiği hizmete ilişkin hiçbir delil sunamadığını, davacının dava dilekçesinin ekinde sunduğu 02.12,2012 tarihli "Kredi Danışmanlık Sözleşmesi” başlıklı belgenin ve yine aynı şekilde “Devam Eden - Biten Çalışma Raporu” başlıklı belgedeki imza ve kaşenin de geçerli olmadığını savunarak, davanın reddine ve alacağın %20’sinden az olmamak şartıyla kötüniyet tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ : İlk derece mahkemesince "...Alacağa dayanak olan sözleşme ve belgedeki imzanın inkar edilmesi nedeniyle mahkememizce imza incelemesi yapılmış olup, bilirkişiden 12.11.2018 tarihli rapor alınmıştır. Bilirkişi raporunda, söz konusu belgelerdeki imzaların davalı şirket yetkilisi ... elinde çıkmadığını bildirmiştir. Ancak, alınan raporda incelemeye esas belgelerden birinin sözleşmeden sonraki tarihli olduğu, diğerlerinin de fotokopi olduğu, bu nedenle imza incelemesinin usulüne uygun olmadığı tespit edilmiştir. Davacı şirket vekilinin şikayeti üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 2015/25163 soruşturma sayılı dosyada yapılan soruşturmada, grafolog bilirkişiden 09.01.2018 tarihli rapor alındığı, raporda kredi danışmanlık hizmetleri sözleşmesi ve ekindeki çalışma raporu üzerindeki imzaların ... elinden çıkmadığının tespit edildiği, Cumhuriyet Başsavcılığınca şüpheliler ... ve ... hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, karara itiraz edilmesi üzerine Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliği'nce 13.12.2018 tarih ve 2018/7543 D.İş sayılı karar ile itirazın reddine karar verildiği ve kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın kesinleştiği, ayrıca Sulh Ceza Hakimliği kararının kanun yararına bozulması için yapılan başvuru üzerine Adalet Bakanlığı Cezaişleri Genel Müdürlüğü'nün 01.04.2019 tarihli kararı ile kanun yararına bozma yoluna gidilmediği anlaşılmıştır. Bu şekilde alacağa dayanak yapılan sözleşme ve çalışma raporundaki imzaların davalı şirket yetkilisine ait olmadığı Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturmada alınan bilirkişi raporu ve verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile mahkememizce kabul edilmiştir. Yapılan yargılama sonucunda toplanan delillerden alacağa dayanak yapılan kredi danışmanlık hizmetleri sözleşmesi ve "... ... Finans Devam Eden-Biten Çalışma Raporu" başlıklı belgedeki davalı şirket adına atılı imzaların davalı şirket yetkilisinin elinden çıkmadığı, bu nedenle sözleşme ve belge nedeniyle davalıdan alacak talebine bulunulamayacağı, davalı tarafından ödeme yapıldığına ilişkin sunulan ödeme makbuzlarına göre ödemenin davacı şirkete yapılmamış olduğu, bankalar tarafından davalı şirkete tahsis edile kredilerin davacı şirketin danışmanlığı ile yapıldığının ispat edilemediği ve bu şekilde davacının davalıdan alacaklı olduğunu ispat edemediği kanaatine varılmakla, davacının sabit olmayan davasının reddine..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İstinaf yasa yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkili ile davalı arasında 02.10.2012 tarihinde imzalanan kredi danışmanlığı sözleşmesine uygun şekilde hizmet verildiğini, alacağın ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine yapılan itirazın haksız olduğunu, davalının sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmesine rağmen davalı beyanları ile ... vasıtasıyla kredi işlemlerinin yürütüldüğünün kabul edildiğini, bu durumda hizmetin davacı tarafından verilmediğini ispat yükünün davalıda olduğunu, davalının sunduğu makbuzların değerlendirilmesinde ticari defter incelemesi yapılmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, makbuzların hangi hesaba kaydedildiğinin araştırılması gerektiğini, bilirkişilerin toplam kredi tutarını 34.155.500,00 TL olarak belirlediğini ve %3 oranı üzerinden davacının 677.739,00 TL bakiye alacağının bulunduğunu, davalının tediye makbuzlarında “... Finansal Hizmetler ve Mali Danışmanlık Ltd. Şti.” ibaresinin yer almasının taraflar arasındaki ticari ilişkinin açık delili olduğunu, sözleşmedeki imzanın aidiyeti konusunda ceza soruşturmasında kesin bir kanaate varılamadığını, buna rağmen ticari ilişkinin banka yazışmaları, kredi kullanımları ve ödeme belgeleriyle sabit olduğunu ve davalıya sunulan hizmetler karşılığı alacağın doğduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : Dava, kredi danışmanlık hizmet bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/829 E., 2020/604 K. sayılı dava dosyasında verdiği 04.11.2020 tarihli kararına yönelik davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE. 2-Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın düşümü ile kalan 556,10 TL harcın davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına. 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine. 4-HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına. 20.11.2025 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 20.11.2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imza e-imza e-imza e-imza