Hukuk Genel Kurulu 2022/161 E. , 2022/1775 K. "" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “kadastro tespitine itiraz” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, ... Kadastro Mahkemesince davacılar ... ve arkadaşlarının davalarının reddine, müdahil davacı Hazine’nin davasının kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacılar ... ve arkadaşları vekili, davalılar ... ve arkadaşları (... mirasçıları) ve müdahil davacı Hazine vekilinin (orman niteliği yönünden) temyizi…
**Hukuk Genel Kurulu 2022/161 E. , 2022/1775 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “kadastro tespitine itiraz” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, ... Kadastro Mahkemesince davacılar ... ve arkadaşlarının davalarının reddine, müdahil davacı Hazine’nin davasının kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacılar ... ve arkadaşları vekili, davalılar ... ve arkadaşları (... mirasçıları) ve müdahil davacı Hazine vekilinin (orman niteliği yönünden) temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacılar ... ve arkadaşları vekili ve müdahil davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve direnme kararının verildiği tarih itibariyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) Geçici 3. maddesine göre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 438. maddesinin ikinci fıkrasında direnme kararlarının temyiz incelemesinde duruşma yapılması öngörülmediğinden davacılar ... ve arkadaşları vekilinin duruşma isteğinin reddine karar verilip dosyadaki belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacılar ... ve arkadaşları vekili ... Kadastro Mahkemesine sunduğu 02.08.1991 havale tarihli dava dilekçesinde; ... ilçesi ... köyü kadastro çalışmaları neticesinde davalılar adına tespit gören dava konusu 275 parsel sayılı taşınmazın müvekkilleri ile murislerine ait 07.02.1962 tarih ve 1, 2, 3 numarada kayıtlı kadim ve sahih tapu kayıtları içerisinde kaldığını, bilirkişilerin yalan beyanı ile davalı adına tespit gördüğünü, dayandıkları tapu kayıtları geldisinin ... Valide Sultan Vakfından tesis edildiğini, icareteynli bir vakıf olduğunu, mutasarrıfının da ... ve onun mirasçıları olduğunu, 2762 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri gereğince 1961 yılında taviz bedeli ödenerek taşınmazların mülkiyetini kazandıklarını, bu durumun Eylül/1340 tarihli geldi kaydında yazılı olduğunu, icareteynli vakıf taşınmazlarının üçüncü kişilerce kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisabının mümkün olmadığını, ormanların devletleştirilmesi ve bir kısım yerlerin kamulaştırılması için tapu maliklerine ödeme yapıldığı gibi 1936-1937 yıllarında yapılan tahrirde de taşınmazların tapu malikleri adına kayıt edildiğini ileri sürerek davalılar adına yapılan tespitin iptali ile müvekkilleri ve diğer paydaşlar adına tespit ve tescile karar verilmesini istemiş, bilahare sunduğu tarihsiz dilekçesinde; dayandıkları tapunun geldi kayıtlarının 1290/Mart tarih, 9 defter ve 18, 19, 20 varakta kayıtlı olduğunu, dava konusu taşınmazların anılan çiftlik tapu kayıtları kapsamında kaldığını beyan etmiştir.