11. Hukuk Dairesi 2016/10315 E. , 2018/6052 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/02/2015 gün ve 2014/430-2015/84 sayılı kararı onayan Daire’nin 01/06/2016 gün ve 2015/13160-2016/6014 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinle…
**11. Hukuk Dairesi 2016/10315 E. , 2018/6052 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/02/2015 gün ve 2014/430-2015/84 sayılı kararı onayan Daire’nin 01/06/2016 gün ve 2015/13160-2016/6014 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, dava dışı ... isimli şahsın müvekkili Banka ile 17/06/2010 tarihinde 106.353,00 TL limitli Genel Tarımsal Krediler Sözleşmesi akdettiğini, bu krediye davalı ... ile dava dışı şahısların kefil olduğunu, davalının, sözleşmeye, noterde düzenlenen vekaletname ile vekil tayin edilen babası dava dışı ... vasıtasıyla müştereken ve müteselsilen borçlu sıfatıyla imza attığını, borcun ödenmemesi üzerine borçlu ve kefiller hakkında alınan ihtiyati haciz kararının uygulanması için icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın kaldırılması için müvekkili tarafından açılan davanın sözleşmedeki imzanın davalıya ait olmadığından bahisle reddedildiğini, İcra Hukuk Mahkemesi'nce vekil yönünden imza incelemesi yapılması gerekirken vekil tayin eden davalı yönünden imza incelemesi yapılarak hatalı karar verildiğini ileri sürerek, tahsilde tekerrür olmamak şartıyla 96.501,62 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, sözleşmede imzasının, kefilliğinin, dolayısıyla sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin babası olan ...'a verdiği vekaletnamede bankalar nezdinde 3. kişilerin çektikleri kredilere kefil olma yetkisinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece kredi sözleşmesine ... tarafından imza atılmış ise de sözleşme altında bu imzanın davalıya vekaleten atıldığı yönünde bir kayıt bulunmadığı, davalıya vekaleten imza atıldığı kabul edilecek olsa dahi vekaletnamede davalı adına ve hesabına banka şubelerinden muhtelif kredilerin temini hususunda yetki verilmişse de üçüncü kişiler lehine kefil olma yetkisinin tanınmadığı, davalının yetkisiz vekilinin üçüncü kişi lehine verdiği kefaletten sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temizi üzerine Dairemizce onanmıştır. Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. 6098 sayılı TBK'nın 547/1. maddesine göre ticari temsilci, “… işletme sahibinin, ticari işletmeyi yönetmek ve işletmeye ilişkin işlemlerde ticaret unvanı altında, ticari temsil yetkisi ile kendisini temsil etmek üzere, açıkça ya da örtülü olarak yetki verdiği kişidir.” (818 sayılı BK m. 449)