T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/351 Esas KARAR NO : 2025/1673 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2019/664 Esas - 2022/197 Karar TARİHİ: 18/03/2022 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 16/10/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen k…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/351 Esas KARAR NO : 2025/1673 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2019/664 Esas - 2022/197 Karar TARİHİ: 18/03/2022 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 16/10/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Sigorta şirketinin talimatının 18.12.2018 tarihinde risk adresine ulaşıldığını, yapılan değerlendirmede; Makine Bakım Müdür, Üretici firma ... Bant firmasının Türkiye Mümessili ... Endrüstri Lid Şti teklifinde bandın sevkini takip eden 24 ay süresince veya işletmeye alındıktan sonra 18 ay süresince (Hangisi erken dolarsa) ürün garanti teklifinde taahhüt etmiş olduğunu Proforma Fatura sunularak izah ettiğini, Çelik Halatlı Taşıyıcı Yedek Bant Fabrika sınırları içerisinde 04.07.2017 Tarihinde giriş yapıldığını ve nisan 2018 'de yapılan revizyonda 1701 kodlu elevatörde bandın değişiminin — yapılarak 20.04.2018 tarihinde devreye alındığı, bant kopma olayının 26.11.2018 tarihinde meydana geldiğini, 18 Aylık garanti süresi içerisinde ve yaklaşık 7.ayın sonunda bant hasarı gerçekleştiğini, teknik raporda, bant firmasının Türkiye mümessiline gönderilerek gereğinin yapılmasını talep edilmiş olmasına ragmen 4 aydır her hangi bir dönmüş olmadığını, Borçlu ... Endüstri Ltd Şti'ne 26.08.2019 tarihinde yazılan mektupta durumun açıkça belirtilmesine rağmen her hangi bir ödemede bulunmadığı gibi başlatılan icra takibine ve gönderilen ödeme emrine itiraz ettiğini, İstanbul 29 İcra Md. ... E Sayılı takibe vaki haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, takibin devamına karar verilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket sigorta edilen şirkete yalnızca çelik kortlu bant tedarik edildiğini ve bant hakkında garanti verildiğini, ... tarafından bant teslim alındığını montajı da kendileri tarafından yapıldığını, 26/11/2018 tarihinde ... fabrikasının çelik bandı monte ettiğini elevatörde hasar meydana geldiğini ve müvekkil şirketten destek talep edildiğini, müvekkil şirketin saha süpervizörü görevlendirildiğini, görevlendirilen saha süpervizör hasarının elevatörden kaynaklandığını tespit edildiğini müvekkilin elevatör ve elevatöre ilişkin hiçbir garantisi bulunmamasına rağmen onarım yapıldığını ayrıca davacı şirketin ekspertiz raporunda da bu husus tespit edilmiş olduğunu, müvekkil şirket sorumluluğu olmamasına rağmen yine de ... firmasına yardım ederek bantta onarımları gerçekleştirilerek bantın sorunsuz çalışmaya devam etmekte olduğunu, davacı şirket tarafından hasar bedeli rücu edilerek talep edildiğini, müvekkil şirketin zararla ilgili hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, aynı zamanda davacının delillerinde yer alan faturalar da bant ile ilgili olmadığını, davacı şirketin talep ettiği bedelin neye ilişkin olduğunun tespit edilememiş olduğunun kabulü de mümkün olmayacağını, müvekkillerinin sorumlu olmadığı bedelin ödenmesi halinde hakkaniyete aykırı bir hüküm tesis edilmiş olacağını haksız, hukuka ve hakkaniyete açıkça aykırılık teşkil eden işbu davanın esastan reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 18/03/2022 tarih ve 2019/664 Esas - 2022/197 Karar sayılı kararında;"...Davanın; 191.117,08-TL alacağa ilişkin İstanbul 29. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, İstanbul 29. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası, ticari defterler, arabuluculuk tutanağı, hasar dosyası, ödeme dekontu delillerine dayandırılmıştır. İstanbul 29. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Sigorta A.Ş. borçlunun ... Endüstri LTD ŞTİ olduğu, 188.559,90-TL asıl alacak olmak üzere toplam 191.117,08-TL için 14/10/2019 tarihinde ilamsız genel haciz yolu ile takibe girişildiği, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun süresi içerisinde takibe, borca itiraz ettiği görülmüştür.İddia savunma ve toplanan deliller ve tarafların ilişki dönemini kapsayan ticari defter ve dayanağı belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak davacı yanın icra takip tarihi itibariyle davalıdan alacağı varsa miktarın saptanmasına, taraf defterlerinin usulüne uygun düzenlenip düzenlenmediğinin belirlenmesi için bilirkişiden rapor alınmış, 05/04/2021 tarihli bilirkişi heyeti kök raporu özetle; Dava konusu kovalı könveyör bandının uç birleşimimin gizli ayıplı olması nedeniyle herhangi bir zorlama olmadığı halde ayrıldığı ve davalı ... Endüstri Ltd. Şti.'nin hasardan/zarardan sorumlu olduğu; Tarafların tacir olduğu, BK.117 maddesi anlamında takip öncesi borç ihtarında bulunulmadığından, takip öncesi işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığını, davacı ... Sigorta A.Ş.'nin 141.625 TL tazminat tutarını icra zakip tarihi 14.10.2019 itibariyle talebe uygun olarak yasal (%9) faizi ile talep edebileceği, 22/11/2021 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu özetle; kök rapordaki tespit ve değerlendirmelerde herhangi bir isabetsizlik olmadığı tespit ve rapor edilmiştir. Dosyaya getirtilen yanlara ait tüm deliller, getirtilen icra dosyası, tarafların defter ve belgeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere; taraflar arasındaki hukuki ihtilafın davacı yanın, 14/10/2019 tarihinde davalı borçlu aleyhine İstanbul 29. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası 191.117,08-TL tutarlı alacağı için icra takibi başlatması karşısında, davalı yanın takibe itiraz etmesi üzerine çıkmış bulunduğu,Davacı Sigorta Şirketi ... Sigorta A.Ş'yi dava dışı ... Çimento A.Ş'nin Bilecikte kurulu fabrika Binasındaki Makina parkının 10.240.000 TL bedel üzerinden 30.05.2018 tarihinde 218725742-3/33069 nolu police ile 1 yılı süreli olarak Sigorta edildiği, Sigorta Poliçesi kapsamında olan ve Sigoratlı ... A.Ş tarafından Davalı şirketten 02.08.2017 tarih ... seri nolu E.fatura “Çelik kordlu elevakatör Bandı 680mm açıklamalı 200 mt KDV dahil 318.833.84 TL ( 270.198.17 TL+ 48.635.67 TL) fatura karşılığı alınan Çelik Kordlu Bant, poliçe ile Sigorta kapsamında sigortalı olduğu, söz konusu Çelik kordlu Elevakatör Bandın Teslimden itibaren 24 ay veya İşletmeye alınmasından itibaren 18 ay süreyle satıcı Davalı şirketin garantisi altında olduğu, söz konusu çelik kordlu Elevakatör band, dava dışı şirket tarafından 20.04.2018 tarihinde tesise montajı yaplarak işletmeye alındığı, İşletmeye alınması akabinde 25.11.2018 tarihinde arıza yaptığı ve 26.11.2018 tarihinde de Çelik kordlu bandın ek yefinden koptuğu tespitleri yapıldığı, sigorta şirketrine 5 gün gecikmeyle 14.12.2018 tarihinde hasar bildirimi yapıldığı, Sigorta Eksperi... tarafından hazırlanan raporda sigortalı ... A.Ş'nin fabrikasında yapılan hasrla ilgili tespit ve değerlendirmesinde Garanti kapsamında olan Çelik kordlu Elevakatör Bant ve Elevakatör Bağlantı/kelepçe dışında kalan ( Garanti kapsamı dışındaki - hasarlı malzeler) ve Davalı şirket dışındaki farklı şirketlerden alım yapılan ve teminatsız/garanti dışı malzemeler için hesaplanan hasar bedelinin 209.511.00 TL olarak hesaplandığı, işbu hasar bedelinden %10 muafiyet tutarı 20.951.10 TL İndirm sonrasında 188.559.90 TL (KDV hariç) hesaplandığı, Sigorta Eksperi tarafından, davalı şirket tarafından Dava dışı sigortalı ... A.ş'ne 02.08.2017 tarihli 318.833.84 (KDV dahil) Fatura konusu Çelik Kordlu Elevakatör Bant ve Elevakatör baplantı/kelepçe elemanları ile ilgili olarak hasar tespiti yapılmadan, Sigortalı şirket tarafından Talep edilen bedellerin Garanti kapsamında olduğu, davacı Sigorta şirketi, davalı tarafından dava dışı sigorlalı ... A.ş'ne satışını yaptığı ve garnti kapsamında olan 02.08.2017 tarih ... seri nolu E.fatura “Çelik kordlu elevakatör Bandı 680mm açıklamalı 200 mt KDV dahil 318.833.84 TL (270.198.17 TL + 48.635.67 TL) fatura konusu çelik kordlu bandın ek yerinden kopması nedeniyle oluşan hasardan, işbu fatura konusu çelik kordlu band garanti kapsamında oluğundan, sigortalısına tazmin edilen bedel içinde değerlendirilmediği,Rucuen Talep edilen 188.559.90 TL hasarın oluşumuna, Çelik Kordlu Elevakatör Bandın kopmasının sebebiyet verdiği iddia edilerek, tazmin edilen bedelin davalıdan rucuen talep edildiği, davacı Sigorta şirketi, Sigorta eksperi tarafından Garanti kapsamı dışında kalan ve davalı şirket dışındaki farklı şirketlerden alım yapılan malzemelertle ilgili olarak belirlenen hasar bedeli olan 188.559.90 TL'nın, Hasarın oluşmasına, Davalı ... Endüstri Ltd Şti'i Dava dışlı ... A.Ş'ne satış yapılan ve garanti kapsamında olan Çelik Kordlu Bandın Ek yerinden Kopması sonucunda meydana gelen Hasarın oluşumuna sebebiyet verdiği iddiaa edilerek, sigortalısına tazmin edilen 188.559.90 TL tutarın rücuen talep edildiği, Teknik ve Sigorta mevzuatı yönünden 26.11.2018 tarihinde Dava dışı ... A.Ş'nin Fabrikasında Meydana gelen hasarın, Davalı ... Endüstiri Ltd Şti'i tarafından Dava dışı Sigortalı ... A.Ş'ne satış yapılan Çelik kordlu Elevakatör bandın ek yerinden (Bant kelepçesi, kova bağlantı lastiği, kova bağlantı elemanları da davalı tarafından sigortalıya satılan malzemeler içindedir.) kopması sonucu meydana geldiği, hasar oluşumuna çelik kordlu bandın sebebiyet verdiği anlaşılmakla davacı, sigorta Şirketinin de Sigortalı Dava dışı ... A.Ş'ne tazminde bulunduğu 188.559.90 TL'nın rücuen talep edilebileceği, davacı, davalıdan 188.559.90 TL olarak dava dışı sigartalısına ödediği bedeli rucuen talep edebileceği, takip öncesi BK.117 maddesi anlamında borç ihtarı yapılmadığından takip öncesi işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, takip 14.10.2019 tarihinden itibaren talebe uygun olarak %9 yasal faiz talep edilebileceği, Dava konusu kovalı konveyör bandının uç birleşimimin gizli ayıplı olması nedeniyle her hangi bir zorlama olmadığı halde ayrıldığı ve davalı ... Endüstri Ltd. Şti.'nin hasardan /zarardan sorumlu olduğu,Dosya kapsamından konveyör bandının tamir edildiği ve bedelinin talep edilmediği, konveyör bandı bedeli işbu davanın konusu olmadığı, konveyör bandı uç birleşiminin gizli ayıplı olması nedeniyle bant bedeli dışında oluşan ilave zararlar işbu davanın konusu olduğu, konveyör bandını tamir etmeden önce vinç yardımıyla kovaların ve bandın sökülmesi gerektiği, vinç kiralama ve sökme işçilik bedeli ödenmesi gerektiği, konveyör bandı ile kovaların montajında kullanılan cıvatalardan, pullardan, somunlardan, lastiklerden ve benzeri malzemelerden sökme anında hasar görenlerin tekrar kullanılmasının uygun olmayacağı, hasar gördüğü için değiştirilenlerin bedeli ödenme gerektiği, Konveyör baldı tamir edildikten sonra çıkarılan kovalar vinç yardımıyla tekrar bant üzerine takılarak montaj edilmesi gerektiği, vinç Kiralama ve işçilik bedelinin ödenmesi gerektiği, ancak normal şartlarda bant üzerinden çıkarılan kovaların tekrar kullanılmasında engel olmaması gerektiği, davacının sigortalısının 350 adet kovayı yıprandığı için yenisi ile değiştirdiği ve karşılığında 52.150 TL ödendiği anlaşılmakta olup davalıdan bu bedelin talep edilemeyeceği, davalının sadece bant için garanti verildiği ve bant ile ilgili talep olmadığı için kendilerinin sorumlu olmadığı yönündeki iddiaları haklı olmadığı çünkü bant ayıplı olmasaydı teknik bilirkişi raporunda belirtilen zararların oluşmayacağı, Davacı ... Sigorla A.Ş.'nin 141.625 TL tazminat tutarını icra takip tarihi 14.10.2019 itibariyle talebe uygun olarak yasal (%9) faizi ile talep edebileceği hususu tespit ve rapor edilmekle denetlemeye ve hükme dayanak etmeye elverişli bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile, ''1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE;-Davalının İstanbul 29. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 141.625,00-TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, takibin 141.625,00-TL asıl alacak üzerinden yıllık %9 yasal faiz uygulanmak sureti ile DEVAMINA, -Alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatı 28.325,00-TL' nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, -Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile tesis edilen ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporlarının hükme esas alınmaması gerektiğini, mahmemece tahkikat aşamasında hasara konu bandın ve hasarın meydana geliş şeklinin teknik incelemeyi gerektirmesi nedeniyle dosyanın bilirkişiye tevdi edildiğini, 05.04.2021 tarihli bilirkişi kök raporu tanzim edildiğini, kök raporda davalı şirketin meydana gelen zarardan %100 oranında sorumlu olduğunun açıkça tespit edildiğini, ancak raporda hatalı ve eksik hasar hesaplaması yapıldığını, raporda özetle; Dava konusu kovalı konveyör bandının uç birleşimimin gizli ayıplı olması nedeniyle her hangi bir zorlama olmadığı halde ayrıldığı ve davalı ... Endüstri Ltd. Şti.'nin hasardan /zarardan sorumlu olduğu, dosya kapsamından konveyör bandının tamir edildiği ve bedelinin talep edilmediği, konveyör bandı bedeli işbu davanın konusu olmadığı, konveyör bandı uç birleşiminin gizli ayıplı olması nedeniyle bant bedeli dışında oluşan ilave zararlar işbu davanın konusu olduğu, konveyör bandını tamir etmeden önce vinç yardımıyla kovaların ve bandın sökülmesi gerektiği, vinç kiralama ve sökme işçilik bedeli ödenmesi gerektiği, konveyör bandı ile kovaların montajında kullanılan cıvatalardan, pullardan, somunlardan, lastiklerden vb malzemelerden sökme anında hasar görenlerin tekrar kullanılmasının uygun olmayacağı, hasar gördüğü için değiştirilenlerin bedeli ödenme gerektiği, Konveyör baldı tamir edildikten sonra çıkarılan kovalar vinç yardımıyla tekrar bant üzerine takılarak montaj edilmesi gerektiği, vinç Kiralama ve işçilik bedelinin ödenmesi gerektiği, ancak normal şartlarda bant üzerinden çıkarılan kovaların tekrar kullanılmasında engel olmaması gerektiği, davacının sigortalısının 350 adet kovayı yıprandığı için yenisi ile değiştirdiği ve karşılığında 52.150 TL ödendiği anlaşılmakta olup davalıdan bu bedelin talep edilemeyeceği, davalının sadece bant için garanti verildiği ve bant ile ilgili talep olmadığı için kendilerinin sorumlu olmadığı yönündeki iddiaları haklı olmadığı çünkü bant ayıplı olmasaydı teknik bilirkişi raporunda belirtilen zararların oluşmayacağı," şeklindeki tespitlere yer verildiğini, taraflarınca dosyaya sunulan kök rapora itiraz dilekçesinde "Dosyada mübrez kesin ekspertiz raporunun 5. sayfasında hasarlanan kovaların renkli görüntülerinin mevcut olduğu, bu görüntülerin kovalarda meydana gelen hasarı açıkça ortaya koyduğu, bazı kovalarda hasar sonucu delinmeler, bazı kovalarda ise büyük ölçüde yamulmaların meydana geldiğinin fotoğraflarda da açıkça görüldüğü, Sonuç itibariyle hasarlanan kovaların kullanılamaz olduğu, bilirkişi heyetince kesin ekspertiz raporunda yer alan fotoğraflar göz ardı edilerek tespitlerde bulunulduğu ve bu yönden bilirkişi raporu hükme esas alınacak nitelikte olmadığı belirtilerek" ek rapor düzenlenmesinin talep edildiğini, bilirkişi kök raporuna itirazları kapsamında ek rapor alınmak üzere dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi edildiğini ve 22.11.2021 tarihli ek rapor tanzim edildiğini, ancak 22.11.2021 tarihli ek rapora itirazlarının hiçbir surette değerlendirilmediğini, kök rapordaki banttaki kopmanın üzerinden çıkarılan kovaların tekrar kullanılmasına engel olmayacağı yönündeki hatalı tespite dayanılarak hatalı ve eksik hasar hesaplamasına ilişkin tespitlerin tekrarlandığını, taraflarınca ek rapora itiraz edilerek itirazlarımız doğrultusunda farklı bir bilirkişi heyetinden rapor alınması talep edilmiş ise de bu talebin mahkemece kabul görmediğini, eksik ve denetime elverişli olmayan raporlardaki hatalı hesaplamaya dayanılarak kısmen kabul kısmen ret kararı verilmesinin usule, yasaya ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirket tarafından üçüncü kişi ... A.Ş'ye 26/01/2017 tarihinde sipariş edilen çelik kordlu bant satışı yapıldığını, işbu bandın kurulum ve montajının, davacının sigorta ettireni ... A.Ş tarafından yapıldığını, müvekkil şirketin sadece bandın satışını gerçekleştirdiğini, elips haline gelmesini sağlayan uç birleşimleri ve montaj işlemlerinin tümünün dava dışı ... A.Ş tarafından yaptırıldığını, bunun bilirkişi ek- kök raporlarında da sabit olduğunu, yapılan incelemede müvekkil şirketin yalnızca bant sattığı, bandın ayıplı olmadığı, montajının yapılmadığı, ilgili bandın elips haline getirilip uç birleşmeleriyle beraber montajının dava dışı ... A.Ş tarafından gerçekleştirildiğinin belirtildiğini, müvekkil şirket tarafından herhangi bir montaj, uç bant birleşimi fiili / işlemi gerçekleştirilmediğini, gerçekleştirmediği bir fiil bakımından müvekkil şirkete ayıp izafe edilemeyeceğini, dosya kapsamında montajın müvekkil şirketçe gerçekleştirilmediği sabitken ilk derece mahkemesi tarafından işbu bilirkişi raporu dikkate alınmadan davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Dava konusu zarar elevatörün ilk kurulumundan, kurulum aşamasında unutulan köşe bentlerinin tedarik edilen banda baskı yapmasından kaynaklandığının dosyada mübrez görseller - hasar tespit raporu ve ekspertiz raporuyla da sabit olduğunu, buna rağmen yerel mahkeme tarafından eksik inceleme yapılarak ayıplı tespit edilen bir elevatör bandının 7 aylık süreyle kullanılmasının mümkün olamayacağını ve dava dışı sigortalı şirketin ilk kurulumundan sonraki hatalar neticesinde bandın koptuğu ve müvekkil şirketin garanti yükümlülüğünün yalnızca çelik bantla sınırlı olduğunu, kovalar ve diğer yardımcı elemanların maliyeti ile sorumlu olmadığı hususlarının tamamıyla dikkate alınmadığını, bandın değil, kurulumunun ayıplı olduğunu, bu işlemin sorumluluğunun müvekkile yüklenemeyeceğini, Tüm bunlarla birlikte dosya içerisinde bulunan davacı tarafından sunulan eklere bakıldığında olayın gerçekleştiği ve tamiratların yapıldığı tarihten çok sonra düzenlenen sigortalı şirketin faturalarının talep edilen bedele yansıtıldığının açıkça görüleceğini, ortaya çıkan hasar bandın çalıştırıldığı elevatörün yanlış montajından bandın birleşim noktalarına baskı yapmasından kaynaklandığını ve akabinde de çelik bant için defaatle tekrarlandığı üzere sigortalı şirketin talebi doğrultusunda teknik destek verildiğini, dava konusu olayın (bant kopması) 26.11.2018 tarihinde gerçekleştiğini, gerekli tamirat ve tadilatların 02.12.2018 tarihinde tamamlandığını, dava konusu elevatörün hizmete sokulduğunun tarafların kabulünde olduğunu, ancak hasarın meydana geldiği ve tadilatın yapıldığı tarihten yaklaşık 8 ay sonra düzenlenen ekspertiz raporuna bağlı olarak olayın oluş biçimi ve zarar miktarının hesaplanamadığını, ekspertiz raporunda dosyaya sunulan faturaların tamirat tarihinden yaklaşık 5 ay sonra düzenlenmiş faturalar olduğu ve bu faturaların zarar miktarın hesaplanmasına dahil edildiğinin anlaşıldığını, mal ve hizmetin teslimi veya yapıldığı tarihten itibaren azami 7 gün içerisinde faturanın kesilmesi gerektiğini, onarım hizmetinin yapıldığı tarihten çok sonraya ait faturaların yok hükmünde olduğunu, dolayısıyla bu işlem ve faturaların sigortalı şirket tarafından hasar miktarını yüksek göstermek amacıyla sonradan ürettiği / düzenlediği ve davacıya sunduğu faturalar olduğunu, buna bağlı olarak yapılan ödemenin de yersiz ödeme niteliğinde olduğunu, Somut olay bakımından elevatör bandının kopma tarihinin 26.11.2018 olduğunu, gerekli onarım ve tamirat işlemleri yapıldıktan sonra 02.12.2018 tarihinde bandın tekrar faal hale getirildiğini, yani tüm tamirat / onarım işlemlerinin 26.11.2018 - 02.12.2018 tarihleri arasında gerçekleştirilmiş olduğunu, işbu somut olaya dayanılarak düzenlenen onarıma ilişkin faturaların ise tamirat ve montaj tarihlerinden yaklaşık 5-6 aylık bir süre sonrasında düzenlenmiş faturalar olduğunu, ... Firması tarafından 19.500,00 TL tutarında 17.01.2019 tarihli fatura, ... Vinç Firması tarafından 88.000,00 TL tutarında 15.12.2018 tarihli fatura, ... Firması tarafından 1.175,00 TL tutarında 13.05.2019 tarihli fatura, ... Firması tarafından 14.800,00 TL tutarında 03.04.2019 tarihli fatura, ... Makina Firması tarafından 52.150,00 TL tutarında 12.04.2019 tarihli fatura, ... Civata Firması tarafından 20.000,00 TL tutarında 28.03.2019 tarihli fatura, ... Firması tarafından 1.346,00 TL tutarında 22.01.2019 tarihli fatura düzenlenmiş bulunduğunu, işbu onarıma ilişkin 7 faturanın VUK m. 231'e göre yok hükmünde olduğunu, işbu faturaların tamamının tüm onarımların bitim tarihi olan 02.12.2018 tarihinden 7 gün sonra düzenlenmiş faturalar olduğunu, bu yönden yerel mahkemece eksik inceleme yapıldığını, TTK'nın 1472. Maddesine göre üçüncü kişinin zarardan dolayı sorumlu ise rücu edilen miktardan sorumlu olacağını, dava konusu olayda ise müvekkil şirketin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkil tarafından dosya içeriğinde bulunan teklifinde de yer aldığı üzere sadece tedarik edilen çelik bandın garanti altına alındığını, dava dışı sigortalı şirketin ana ekipmanındaki kusurlardan dolayı oluşan kullanım hatası kaynaklı hasarların yine dava dışı sigortalı şirket için müvekkil şirketçe giderildiğini ve kusurlu diye adlandırılan mevcut bandın kullanılmaya devam edildiğini, 2 yılı aşkın bir süredir de kullanmaya devam edildiğini, dolayısıyla hasarda müvekkil şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığı gibi sattığı bantta gizli veya açık bir ayıbın da bulunmadığını,Bununla birlikte sigorta sözleşmelerinin sigortacı ve sigorta edilen tarafından, sigorta poliçesi genel ve özel şartlarında yer alan teminat kapsamı dahilinde olan rizikolar sonucunda sigortalının ya da sigortalının fiili sebebiyle zarara uğrayan üçüncü kişilerin zararlarının sigortacı tarafından tazmini gayesi ile düzenlenen sözleşmeler olduğunu, zira poliçede yer alan teminatların kapsamında bir riziko gerçekleştiğinde sigorta şirketinin sunduğu teminat dahilinde ödeme yapmakla yükümlü olmakla birlikte bazı durumlarda sigorta şirketlerinin poliçede yer alan teminat dışında kalan hasarları da ödemekte olduğunu, bu kapsam dışı ödemelere “lütuf - hatır ödemesi” (Ex Gratia) dendiğini, sigorta poliçesinde teminat dışı rizikolara dayalı hasar ödemelerinin yüksek mahkeme kararlarında da yer aldığı üzere ex gratia / hatır / lütuf ödemesi olarak nitelendirilmekte olduğunu ve sigorta şirketinin sigortalısına yaptığı ödemeler için, zarar veren 3. kişilere halefiyete bağlı rücu hakkını ortadan kaldırdığını, dosya kapsamındaki faturaların hiç düzenlenmemiş olduğu ve zarara dava dışı sigortalı ...'in sebep olduğu da düşünüldüğündedava dışı sigortalı şirket tarafından 02.12.2018 tarihinde bitmiş onarımlar için VUK 231/5 gereğince yok hükmünde faturalar dikkate alındığında, dava konusu hasarla ilgili olmayan ve illiyet bağının da kurulmasının mümkün olmadığı dava dosyasındaki mevcut hasarla ilgili olduğu belirtilen faturaların talep edilemeyeceğini ve bu fatura içeriklerinin de hasarla ilişkisinin olmadığının açık olduğunu, Bilirkişi, sigorta eksperinin düzenlemiş olduğu rapora bağlı olarak görüş belirtmiş ise de, gerek ekspertiz raporunun hasar tarihinden çok sonra düzenlenmiş olması ve gerekse ekspertiz raporunun hasar olarak belirttiği hususların olayın gerçekliği ile alakasının bulunmaması durumu birlikte değerlendirildiğnde davacı sigorta şirketinin kendi sigortalısına poliçe dışı bir ödeme yaptığının rahatlıkla anlaşılacağını, ortada onarımı gerektirecek yapılması gereken bir masraf dahi yokken yapıldığı iddia edilen onarım bedelleri için sigorta şirketinin dava dışı sigortalıyı yapmış olduğu ödemenin hatır ödemesi olduğunun açıkça anlaşıldığını, 16.06.2019 tarihli ekspertiz raporunda belirtilen dava değeri bedelinin direkt olarak teminat kapsamında olan hasar masraflarına ait faturalardan yola çıkılarak teminat kapsamına alınmış masraflar olduğunun ekspertiz raporunun 6. sayfasında da belirtildiğini, işbu sebeple huzurdaki faturaların düzenlenmemiş sayılacağı ve yok hükmünde olduğu hususu ile 5-6 ay öncesinden tamamlanmış onarım işlemleri açısından dava dışı sigortalıya, davacı sigorta şirketinin borçlu olduğunu zannederek dahi olsa yersiz ödeme yapmasının basiretli bir tacir olması hasebiyle tamamen kendi sorumluluğunda olduğunu, işbu sebeple riziko kapsamına dahil olamayacak bir hatır ödemesi nedeniyle davacı sigorta şirketinin rücu taleplerinin de yerinde olmadığını, mahkemece yapılan incelemede hatır ödemesi de dikkate alınarak rücu talebinin somut olay bakımından mevcut olmadığı hususunun hiçbir şekilde değerlendirilmediğini, Davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin hiçbir kusurunun bulunmadığını, işbu davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; makine kırılması sigorta poliçesi kapsamında sigortalı dava konusu makinenin ayıplı olduğu iddiası ile davacı tarafından dava dışı sigortalısına ödenen hasar bedelinin davalıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili, değiştirilen 350 kovanın bedelinin hasar bedeline dahil edilmemesinin, davalı vekili, hasarın davalı tarafından sigortalıya teslim edilen emtianın ayıplı olmasından değil sigortalının montaj hatasından kaynaklandığını ve davalının sorumluluğunda olmadığını, zarar olarak kabul edilen fatura bedellerinin kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu istinaf sebebi olarak ileri sürmüşlerdir. Taraf vekilleri tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yargılama aşamasında dava dilekçesi, cevap dilekçesi, beyan dilekçeleri ve bilirkişi raporlarına itiraz dilekçeleri ile ileri sürülmüş, bilirkişi kök ve ek raporları ile gerekçeli kararda değerlendirilmiştir. Davacı tarafından düzenlenen teknik rapor ve ekspertiz raporunda zarara sebep olan kopma olayının yapılan ek bağlantının tasarımının uygun olmadığı gerekçesiyle, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporunda da hasarın kök nedenin davalı tarafından bant elips haline getirilirken uç birleşiminin ayıplı yapılmasından dolayı meydana geldiğinin ve davalının sorumluluğunda olduğunun tespit edildiği, davalı tarafından da garanti kapsamında olmamasına rağmen sigortalıya süpervizyon hizmeti verildiği dikkate alındığında hasarın kendi sorumluluğunda olduğunun kabul edildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda hasar onarımına ilişkin faturaların tek tek irdelendiği ve hasara uygun olduğu tespit edilen fatura bedellerinin kabul edildiği, davacının hasar bedeline dahil edilmesini talep ettiği 350 kovanın yıpranması sebebiyle sigortalı tarafından değiştirildiğinin, söz konusu kovaların hasardan önce yıprandığının fotoğraflardan görüldüğünün ve söz konusu kovaların tekrar kullanılmasına engel olmadığının tespiti karşısında da kova bedellerinin hasar bedeline dahil edilmemesinin yerinde olduğu, bilirkişi kök ve ek raporunun dosya kapsamı ile uyumlu ve denetime elverişli olduğu dikkate alınarak Mahkemece hükme esas alınmasının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla tarafların aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden tarafların istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Tarafların istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı ve davalı tarafından ayrı ayrı yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 9.674,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 2.418,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.255,80 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 16/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.