11. Hukuk Dairesi 2021/3650 E. , 2023/256 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davalı vekili, fer'î müdahil vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön incele…
**11. Hukuk Dairesi 2021/3650 E. , 2023/256 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davalı vekili, fer'î müdahil vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1-Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin 15.11.1999 tarihinde biriktirdiği 65.000,00 Alman markını Egebank A.Ş. Şubesine yatırdığını banka personelinin aldatması ve yönlendirmesi ile paranın off shore hesabına aktarıldığını, banka personelinin hileli yönlendirmesiyle akdin icrasına neden olunduğu için akdin geçerli olmadığını, davalının müvekkilinin zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek 65.000,00Alman markı olan alacağının şimdilik 1.000,00 TL'sinin hesabın açıldığı tarih olan 15.11.1999 tarihinden itibaren %25 akdi faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2-Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; aynı gerekçelerle fazlaya ilişkin saklı tuttuğu hakları için 64.000,00 Alman markı karşılığının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı mevduatından davalı bankanın sorumlu olmadığını, husumetin TMSF'ye yöneltilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen İlk Karar Mahkemece 18.04.2013 tarih, 2013/16478 E. ve 2014/4475 K. sayılı karar ile asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş ve bu kararı davalı banka ve TMSF vekilleri temyiz etmiştir. B. Birinci Bozma Kararı Dairemizin 10.03.2014 tarih, 2013/16478 E. ve 2014/4475 K. sayılı kararı ile birleşen davada Türk Lirası cinsinden hüküm kurulması gerekirken Euro üzerinden hüküm kurulmasının doğru olmadığı ve asıl ve birleşen davada ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiğine işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur. C. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece 24.03.2015 tarih, 2014/1506 E. ve 2015/181 K. sayılı karar ile asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş ve bu kararı davalı banka vekili ve TMSF vekili temyiz etmiştir. D. İkinci Bozma Kararı Dairemizin 17.11.2016 tarih, 2015/13980 E. ve 2016/8895 K. sayılı kararı ile birleşen davada faizin hatalı olduğuna ve asıl davanın kesinleştiğinin gözetilmesi gerektiğine işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur. E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar