TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/12/2021 NUMARASI : 2021/271 Esas 2021/852 Karar DAVA :İtirazın İptali (Genel Kredi sözleşmesinden kaynaklı) DAVA TARİHİ : 26/04/2021 KARAR TARİHİ : 25/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/09/2025 Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik verilen karara karşı, davacı t…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2022/1840 Esas - 2025/979 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/1840 KARAR NO : 2025/979 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/12/2021 NUMARASI : 2021/271 Esas 2021/852 Karar DAVA :İtirazın İptali (Genel Kredi sözleşmesinden kaynaklı) DAVA TARİHİ : 26/04/2021 KARAR TARİHİ : 25/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/09/2025 Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik verilen karara karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı; dava dışı asıl borçlu ... şirketi ile aralarındaki genel kredi sözleşmeleri uyarınca şirkete krediler kullandırıldığını, davalının, bu kredilere müteselsil kefil olduğunu, süresi içerisinde borcun ödenmemesi üzerine hesap kat edilmek suretiyle asıl borçlu şirket ve kefiller aleyhine Ankara 26. İcra Dairesi'nin 2019/13415 esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı kefilin haksız ve kötü niyetli borca itiraz ederek takibi durduğunu iddia ederek davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı; usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmamış, aşamalarda sunulan beyanlarında ise, davanın reddi ile davacı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; benimsenen bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, davacı ile dava dışı şirket arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, 04/12/2013 tarihli genel kredi sözleşmesinde davalının müteselsil kefaletinin bulunduğu, 08/11/2016 ve 17/04/2017 tarihli sözleşmelerde ise davalının kefaletinin bulunmadığı, takibe konu ticari karta ilişkin, davalının kefaleti bulunan kredi sözleşmesinde kart borcundan kefillerin sorumluluğuna ilişkin hüküm bulunmadığı, kaldı ki kart borcunun doğduğu tarih itibariyle geçerli kredi sözleşmesinde davalının kefaletinin de bulunmadığı gözetildiğinde bu alacak yönünden davalının sorumluluğu bulunmayıp itirazının yerinde olduğu, takibe konu ticari artı para borcu yönünden ise, kullanım tarihi itibariyle borcun 17/04/2017 tarihli davalının kefalet imzasının bulunmadığı Genel Kredi Sözleşmesi'nin yürürlükte olduğu tarihte doğduğu, bu hali ile davalının borçtan sorumluluğunun bulunmayıp itirazının yerinde olduğu, davalının itirazının haksız olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle; " davanın reddine, davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine," ilişkin karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafından verilen kefaletin geçerli olduğunu, davalının, kullandırılan ve kullandırılacak olan tüm kredilerden kaynaklı tüm borçlardan 800.000-TL'ye kadar 10 yıl süreyle GKS çerçevesinde kefil olarak sorumlu olduğunu kabul ettiğini, takibe konu ticari artı para ve ticari karta yönelik mahkemece yapılan değerlendirmenin yerinde olmadığını, verilen kefaletin bu borçları da kapsadığını, kararın gerekçeli olmadığını, asıl borçlu ile banka arasında birden fazla GKS imzalanmasının, kefalet tarihinden sonra başka sözleşmeler bulunmasının kefilin sorumluluğunu kaldırmadığını ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; Genel kredi sözleşmesi kapsamında artı para kredisi ve Business kart borcundan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davacı banka tarafından, Ankara 26.İcra Müdürlüğü'nün 2019/13415 sayılı dosyasında asıl borçlu şirket ile kefilleri hakkında 04/10/2019 tarihli ilamsız takip başlatıldığı, 1-188803230000000002033001 nolu kredi için:2.966,26 TL Anapara (Temerrüt Faiz Oranı %54) 844,97 TL İşlemiş %27 Akdi Faiz 14.12.2018-04.10.2019 + 42,25 TL %5 BSMV Toplamı 3.853,48-TL; 2*** *** ****100048 nolu kredi için: 18.700,37 TL Anapara (Temerrüt Faiz Oranı %33) 4.946,91 TL İşlemiş %27 Akdi Faiz 14.12.2018-04.10.2019 + 247,35 TL %5 BSMV Toplamı 23.894,63-TL olmak üzere toplam 27.748,11-TL'nin asıl borçlu ve kefillerden, kefalet limitleri ve kendi temerrütlerinden sorumlu olmak kaydıyla tahsilinin talep edildiği, davalı kefilin yasal sürede itirazı ile takibin durması üzerine işbu itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı bankanın takip tarihi itibari ile davalı kefilden alacağı bulunup bulunmadığı, varsa miktarı ile davalının kefili olduğu genel kredi sözleşmesi kapsamında borçtan sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususundadır. Dava dışı asıl borçlu ... Güzellik Ürün ... Tic. Ltd. Şti'nin asıl borçlu olarak davacı banka ile 04/12/2013 tarihinde imzaladığı sözleşmede; imzalanan GKS ile borçlu şirkete toplam 800.000-TL limitli kredi tahsis edildiği, davalı ...'in ise söz konusu sözleşmeyi el yazısı ile yazılı kefalet beyanı ile 800.000-TL kefalet limitiyle imzalayarak davacı bankaya, dava dışı asıl borçlu şirkete kullandırılan ve kullandırılacak kredilerden doğacak borçlara karşılık müteselsil kefalet verdiği görülmüştür. ...'in; 14/11/2011 tarih ve 7939 sayılı TSG'de, 03/05/2013 tarih ve 8312 sayılı TSG'de, asıl borçlu ... Güzellik Ürün ... Ltd. Şti'nin ortağı olduğu, Ankara 62. Noterliği'nin 08/02/2016 tarih ve 04598 yevmiyeli, 08/02/2016 tarihli kararı ile ...'in şirket hissesini ...'ya devrederek ortaklıktan ayrıldığı, 04/12/2013 tarihli kefalet sözleşmesine eş muvafakati alınmasına dair TBK'nın "eşin rızası" ile ilgili 584. maddesi hükümlerine göre gerek olmadığı anlaşılmıştır. 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun kefaletle ilgili 581 vd. Maddeleri uyarınca, davalı kefil ...'in; ... Güzellik Ürün ... Ltd. Şti'nin asaleten kullandığı krediler için verdiği kefaletinin, yasada belirtilen şekil şartlarını taşıdığı, 800.000-TL kefalet tutarı ile kefilin kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Borçlular ile banka arasında akdedilen kredi sözleşmesi kapsamında kredi borçlusunun davacı banka nezdinde kullandığı kredilerin ekstreleri üzerinde yapılan incelemede; 188803230000000002033001 nolu Ticari Artı Para Hesabının; 30/11/2018, 31/12/2018, 30/01/2019, 28/02/.2019 tarihlerinde tahakkuk eden devre faiz ve vergilerinin ödenmediği,*** *** ****100048 nolu Business Kartın; 08/12/2018 ve 09/01/2019 hesap kesim tarihli ekstrelerinin asgari ödeme tutarlarının son ödeme tarihlerinde ödenmediği, davacı tarafından keşide edilen 26/09/2018 tarihli Yenimahalle 2. Noterliği'nin 017677256 yevmiye numaralı kat ihtarının gönderildiği, ihtarın, davalı kefil ...'e tebliğ edilemediği, davalının temerrüdünün takip tarihi itibariyle oluştuğu anlaşılmaktadır. Davalı kefilin, 04/12/2013 tarihli sözleşme uyarınca yasal koşulları haiz kefaleti bulunup takip dayanağı 2016 ve 2017 yıllarında imzalanan Genel Kredi Sözleşmelerine dayalı dava dışı asıl borçlu şirkete kullandırılmış kredilere yönelik her hangi bir kefaleti bulunmadığını, takip konusu borçtan sorumlu tutulamayacağını ileri sürdüğü anlaşılmaktadır. Dosya kapsamındaki delillerden ve yerinde inceleme ile düzenlenen bankacı bilirkişi raporu kapsamından; davalının, 08/02/2016 tarihinde hisselerini usulünce ...'ya devrederek şirket ortaklığından ayrıldığı, sonrasında davacı banka ile asıl kredi borçlusu şirket arasında 08/11/2016 ve 17/04/2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmelerinin akdedildiği ve bu sözleşmelerde davalı ...'in kefaletinin bulunmadığı, takip konusu edilen kredili 188803230000000002033001 nolu Ticari Artı Para Hesabının; davacı banka tarafından açılış tarihi 01/06/2012 olarak bildirilmiş olup davalının kefaletinin 04/12/2013 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi ile alınması dikkate alındığında, davalının, bu tarihten( 04/12/2013) sonraki kullanımlardan sorumlu olacağının tespit edildiği, Ticari artı para borcunun ekstrelerinin incelenmesinde, borcun, 23/11/2018 tarihli 2.950,84-TL'lik kullanımdan kaynaklandığının tespit edildiği, kullanım tarihi itibariyle borcun, 17/04/2017 tarihli davalının kefalet imzasının bulunmadığı Genel Kredi Sözleşmesi'nin yürürlükte olduğu tarihte doğduğu, yine takip konusu*** *** ****100048 nolu Business Kartın; davacı banka tarafından Kart Üyelik Sözleşmesinin ibraz edilemediği ancak açılış tarihinin 19/02/2015 olduğunun bildirildiği, davalının kefalet imzasının olduğu 04/12/2013 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında ayrıca kefillerin de Business Kredi Kartı alacağından sorumlu olacağına dair herhangi bir düzenlemeye yer verildiğinin tespit edilemediği, Kredi kartı ekstrelerinin incelenmesinde ise, kart limitinin 18.972-TL olup kullanıcısının ... olduğu, ödemesi yapılmayan ekstrelerin 08/12/2018 ve 09/01/2019 hesap kesim tarihli ekstreler olup kullanım tarihi itibariyle borcun, 17/04/2017 tarihli davalının kefalet imzasının bulunmadığı Genel Kredi Sözleşmesi'nin yürürlükte olduğu tarihte doğduğunun tespit edildiği görülmüştür. Dairemizce, davacı bankaya yazılan yazıya verilen 24/09/2025 tarihli cevap kapsamından, söz konusu kredi kartının, ilgilisine verilmek üzere kuryeye teslim tarihinin13/02/2015 olduğu, söz konusu kartın dava dışı ... tarafından teslim alındığı, açıkça anlaşılmıştır. Hal böyle olunca; tüm dosya kapsamı ve deliller, denetime ve hükme elverişli bankacı bilirkişi raporu kapsamı, takip konusu edilen kredili 188803230000000002033001 nolu Ticari Artı Para Hesabının; açılış tarihi 01/06/2012 olarak bildirilmiş olup davalının kefaletinin 04/12/2013 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi ile alınması dikkate alındığında, davalının, 04/12/2013 sonrası kullanımlardan sorumlu olmasının gerekmesi, Ticari artı para borcunun ekstrelerinin incelenmesinde ise, borcun, 23/11/2018 tarihli 2.950,84-TL'lik kullanımdan kaynaklanarak kullanım tarihi itibariyle borcun, 17/04/2017 tarihli davalının kefaletinin bulunmadığı Genel Kredi Sözleşmesi'nin yürürlükte olduğu tarihte doğduğunun anlaşılması, yine takip konusu*** *** ****100048 nolu Business Kartın; açılış tarihi 19/02/2015 olarak bildirilerek kredi kartı ekstrelerinin incelenmesinden, kart limitinin 18.972-TL olup kullanıcısının ... olması, ödemesi yapılmayan ekstrelerin 08/12/2018 ve 09/01/2019 hesap kesim tarihli ekstrelere ilişkin olup kullanım tarihi itibariyle borcun, 17/04/2017 tarihli davalının kefalet imzasının bulunmadığı Genel Kredi Sözleşmesi'nin yürürlükte olduğu tarihte doğduğunun tespit edilmesi, söz konusu kredi kartının, ilgilisine verilmek üzere kuryeye teslim tarihinin13/02/2015 olup kartın dava dışı ... tarafından teslim alınması ile açıkça anlaşılması ile davalı kefilin, Ankara 26.İcra Müdürlüğü'nün 2019/13415 sayılı takip dosyası dayanağı borçlar nedeniyle sorumluluğu bulunmadığına ve itirazında haklı olup bu nedenle davanın reddi gerektiğine yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılması ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40-TL harçtan peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.25/09/2025 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi-