T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:03/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:29/04/2022 DAVANIN KONUSU:Alacak GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:03/11/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GERE…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:03/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:29/04/2022 DAVANIN KONUSU:Alacak GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:03/11/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davacı şirket yetkilisi Akdeniz Bölgesinde yaklaşık 1996'dan beridir temizlik işleriyle uğraştığını, şahıs olarak 1998 yılında ... Bankası A.Ş Akdeniz Bölge Müdürlüğü'nün temizlik işlerini yapmaya başladığını, 2006'dan itibaren ise kurmuş olduğu şirketle davalı bankanın Akdeniz Bölgesindeki şubelere ilişkin temizlik işlerini yerine getirdiğini, taraflar arasında davalılara ait şubelerdeki temizlik işleri ve bu hizmetlerle ilgili doğabilecek ihtiyaçları karşılamak amacıyla sözleşme başlıklı sözleşme imzalandığını, sözleşme sonunda taraflarca sözleşme feshedilmediğinde aynı şartlar altında 1 yıl uzamış sayıldığını, sözleşmedeki edimlerin tamamının davacı tarafından eksiksiz yerine getirilmesine rağmen davalı tarafın herhangi bir neden göstermeksizin ve sözleşme gereği bildirimde bulunması gerekirken, bildirimde bulunmadan 31 Ağustos 2017 tarihinde sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, sözleşme kendileri tarafından feshedilmesine rağmen işçilere tazminat ödemek zorunda kaldıklarını, teminat mektuplarının iade edilmediğini, fesih nedeniyle eylül, ekim, kasım ve aralık ayında sözleşme ile kararlaştırılan aylık ücretleri alamadığını, fesih nedeniyle kazanç kaybına uğradığı gibi işçilik alacaklarını ödemek için kredi kullanmak zorunda kaldığını bunun da davacının ticari yönden mahvına neden olduğunu, bu nedenle davalının dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırı olarak davacıyı zor duruma düşürme gayesi ve hukuki tehdit kullanmak suretiyle zarara uğrattığını belirterek, sözleşmenin kalan süresi yönünden uğramış olduğu kazanç kaybına karşılık olarak şimdilik 5.000,00 TL, sözleşmenin erken feshi nedeniyle ödemiş oldukları işçi alacakları ve tazminatlara karşılık olarak fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL ile teminat mektuplarının süresi içerisinde iade edilmemesi nedeniyle uğradıkları zararlara karşılık 1.000,00 TL'nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında bankanın Akdeniz Bölge Müdürlüğü ve müdürlüğe bağlı şubelerinin temizlik işlerinin yapılması amacıyla 24/02/2011 tarihide hizmet sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin 31/12/2011 tarihine kadar yürürlükte kalacağı sürenin sonunda taraflardan herhangi biri sözleşmeyi feshetmediği sürece aynı şartlarda devam edeceğinin kararlaştırıldığını, ayrıca davacı temizlik firmasının sözleşme şartlarına aykırı hareket etmesi ve yüklenmesinin bir kısmını veya bütününü yerine getirmemesi halinde doğacak olan bankanın alacakları için banka lehine teminat mektubu tanzim edildiğini, bankanın iş bu sözleşmeyi sözleşmenin 5. maddesi uyarınca 31/08/2017 tarihinden geçerli olmak üzere feshettiğini, temizlik firması yetkilisi ...'a da 25/08/2017 tarihinde fesih bildiriminin tebliğ edildiğini, davacı temizlik firması yetkilisinin 17/07/2018 tarihinde sözleşmenin feshi sonucu zarara uğradığı ve teminat mektuplarının iade edilmediği gerekçesiyle banka aleyhine davayı açtığını, açılan davanın hukuki dayanağı olmadığını haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davacının iş potansiyelinin %85'lik kısmını davalı bankanın şubelerindeki temizlik işinin oluşturduğu, davalı banka tarafından sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle davacının işçilerini işten çıkartmak zorunda kalıp işçilerine tazminat ödediği bu durumun ticari olarak mahvına sebebiyet verecek nitelikte olduğu anlaşılmıştır. Bu halde davacının sözleşmenin feshi nedeniyle tazminat talep etmesine ilişkin yasal koşulların oluştuğunun kabulü ile hüküm kurmaya, mahkeme ve yargı denetimine elverişli bilirkişi kök ve ek raporlarında tespit edilen 122.000,00 TL brüt kazanç kaybı, haksız fesihden dolayı işten çıkarttığı işçilerine ödemiş olduğu kıdem tazminatı 469.999,11 TL, haksız fesihden kaynaklı fesih sonrası dönem için teminat mektuplarına ve kullandığı kredilere ilişkin ödemiş olduğu faiz ve komisyonlardan dolayı ödediği 6.072,14 TL olmak üzere toplam 598.071,25 TL tutarındaki tazminatın davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili" şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kazanç kaybı yönünden davacının basiretli davranma yükümlülüğü bulunduğunu, sözleşmede müvekkilinin istediği zaman sözleşmeyi fesih hakkını saklı tuttuğunu, kıdem tazminatı yönünden ise banka ile davacının yaptığı ödemeler arasında bir illiyet bağı bulunmadığını, sözleşmede zaten işçilerin kıdem tazminatından davacının sorumlu olduğunun kararlaştırıldığını, davacının personeline elden ödeme yapmasını kabul etmediklerini, yine bu yöndeki bilirkişi hesaplamasını da kabul etmediklerini, çünkü söz konusu işçilerin davalı bankada çalışıp çalışmadığı yönünde bir inceleme olmadığını, yine gönderilen maillerden davacının iddia ettiği şekilde bir kıdem tazminatı ödemesi yapılmadığını tespit ettiklerini, davacı ile yapılan mail yazışmalarından anlaşılacağı üzere bilirkişi raporunda belirtilen fesih yazısına "personeller bankadan çekilip diğer işlerde çalıştırılacak bu nedenle fesih bildirim yapmaya gerek yok" şeklinde yanıt verildiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dairemizin ... Esas ... Karar sayılı ilamında " Sözleşmenin her aşamasında hukukun genel ilkelerinden olan Medeni Kanunun 2. maddesi gereğince hak ve borçların kullanımı ve ifasında iyiniyet kurallarına uyulması gerekmektedir. Bir hakkın sırf başkasını zarara sokacak şekilde kötüye kullanılmasını hukuk düzeni himaye edemez. Taraflar arasındaki sözleşmenin 5. Maddesindeki düzenlemenin MK'nın 2. Maddesi kuralları gereğince keyfi olarak nitelendirebilecek mutlak bir hak bahşetmediği kabul edilmelidir. Taraflar arasındaki sözleşmedeki subjektif hükümler diğer tarafın güçsüzlüğünden kaynaklanmaktadır. Bu subjektif hükümlerin objektif iyiniyet kuralları gereğince değerlendirilmesi gerekir. Davacı taraf, sözleşmenin haksız feshinin ticari olarak mahvına neden olduğunu ileri sürmektedir. Mahkemece yapılması gereken iş, konusunda uzman oluşturulacak bilirkişilerden sözleşme feshinin davacının ticari hayatta mahvına neden olup olmadığı, feshin MK'nın 2. maddesi gereğince iyiniyet kurallarına aykırı ve keyfi olup olmadığı hususları araştırılarak feshin davacının ticari hayatta mahvına sebep olduğu ve/veya iyiniyet kurallarına aykırı olduğu sonucuna varılması halinde davacının talep edebileceği tazminat miktarının tespit edilerek oluşacak sonuç dairesinde karar vermekten ibarettir. " gerekçesi ile mahkemece davanın reddine dair kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Dolayısı ile mahkemece ilk araştırılması gereken, davalının sözleşmeyi feshinin TMK'nın 2. maddesi uyarınca iyiniyet kurallarına uygun olup olmadığı hususudur. Bu noktada, davalı 03.07.2017 tarihinde davacıya sözleşmenin 31.08.2017 tarihi itibari ile sonlandırılacağının bildirildiğini, ileri sürmüş ise de; taraflar arasındaki sözleşmenin niteliği dikkate alındığında, işçilerin ihbar sürelerinin dahi 8 hafta olduğu gözetildiğinde söz konusu fesih bildiriminin makul süre içerisinde yapıldığı yönündeki savunmaya itibar edilmemesi yerindedir. Ancak davalı cevap dilekçesinde davacı firma ile işçileri arasındaki ihtilafların davalı bankaya yansıdığını, müvekkiline bir kısım davalar yöneltildiğini, bankanın itibarının zedelenme tehlikesi nedeni ile sözleşmenin feshedildiğini öne sürmüştür. Mahkemece ise bu hususta bir inceleme ve değerlendirme yapılmadan davalının sözleşmeyi feshinin davacının ekonomik olarak mahvına sebebiyet vereceği gerekçesi ile alınan hesaplama raporları neticesinde davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur. Kabule göre ise; davacı dava dilekçesinde sözleşmenin erken feshi nedeni ile işçi alacakları ve tazminat ödemek zorunda kaldığını beyan ederek bu bedellerin davalıdan tahsilini talep etmiş ise de; taraflar arasındaki sözleşmenin 9.a. Maddesinde işçilerin ücret, kıdem, ihbar, yıllık ücretli izin parası vb. alacaklarından dolayı asıl sorumluluğun davacıda olduğu kabul edilmiştir. Yine sözleşmenin 12. Maddesi uyarınca sözleşmeden kaynaklı zarar meydana geldiğinde dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile teminatın Banka adına gelir kaydedileceği belirtilmiş olup, Mahkemece ise bu hususlar değerlendirilmeden işçilerin kıdem tazminatlarından davalının sorumlu tutulması ve teminat mektubuna ilişkin bir irdeleme yapılmadan tazminata hükmedilmesi yerinde değildir. Mahkemece yapılması gereken iş; davalının sözleşmeyi feshinin iyiniyet kurallarına uygun olup olmadığının değerlendirilmesi amacı ile, davalının bildirdiği tüm dava dosyalarının iş bu dosya arasına celp edilerek, davalının bu davalara maruz kalmasında davacının kusur, kast ihmal derecesinde bir eyleminin olup olmadığı, davacının keyfi olarak işçi haklarını ihlali neticesinde bu davaların açılıp açılmadığı, davalıdan bu davalara katlanmasının taraflar arasındaki sözleşme sınırları içerisinde beklenilip beklenilemeyeceği hususlarının gerekirse konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak değerlendirilmesi, ardından hasıl olacak sonuca göre; davalının sözleşmeyi feshinin iyi niyetli davranış sınırları içerisinde kaldığı tespit edilirse davanın reddi, aksi durumda davacının kazanç kaybını talep edebileceği ancak davacının sözleşmenin 9.a bendi uyarınca kıdem tazminatını davalıdan talep edemeyeceği gözetilerek, ihbar tazminatı yönünden değerlendirme yapılması, sözleşmenin feshi nedeni ile davacının ihbar sürelerini uygulayamadığı anlaşılır ise, davacının hangi işçileri bu sözleşme kapsamında istihdam ettiği, ne kadarlık ihbar tazminatı ödediği tespit edilerek, yine sözleşmenin 12. Maddesi uyarınca davalının teminat mektubunu iade etme yükümlülüğü bulunup bulunmadığı hususları değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesinden ibarettir. Sonuç olarak, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 29/04/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davalıya İADESİNE, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi. ...