10. Ceza Dairesi 2020/371 E. , 2020/1487 K. Adalet Bakanlığının, 24/01/2020 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki kamu davasının düşürülmesine dair ...1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/06/2017 tarihli ve 2017/222 esas ve 2017/653 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 04/02/2020 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. GERE…
**10. Ceza Dairesi 2020/371 E. , 2020/1487 K.** **"İçtihat Metni"** Adalet Bakanlığının, 24/01/2020 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki kamu davasının düşürülmesine dair ...1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/06/2017 tarihli ve 2017/222 esas ve 2017/653 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 04/02/2020 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: A) Konuyla İlgili Bilgiler: 1- Sanık hakkında, 08/05/2016 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı 03/10/2016 tarihinde TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, ayrıca “yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması” halinde erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılacağı hususunun ihtar edilmesine karar verildiği, erteleme kararında sulh ceza hakimliğine itiraz yolunun açık olduğu gösterildiği ve sanığın 18 yaşından küçük olması nedeniyle CMK’nın 150. maddesi uyarınca görevlendirilen müdafiine 27/10/2016 tarihinde tebliğ edildiği, 2- Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce sanığa uyarılı ilk başvuru davetiyesi gönderildiği ve sanığın 01/11/2016 tarihinde tedbirin infazına başladığı, Ancak sanığın 06/10/2016 tarihinde tekrar uyuşturucu madde kullandığından bahisle yeni bir soruşturma başlatıldığının bildirilmesi üzerine her iki suça ilişkin soruşturma dosyaları birleştirildikten sonra, bu ikinci suçun ilk suçtan verilen dava açılmasının ertelenmesi kararının ihlali olduğu gerekçesiyle TCK’nın 191/4. maddesinin (c) bendi uyarınca erteleme kararı kaldırılarak ilk suça ilişkin olarak kamu davası açıldığı, 3- Yapılan yargılama sonucunda ...1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/06/2017 tarihli ve 2017/222 esas ve 2017/653 sayılı kararıyla "sanık hakkındaki kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin karar tebliğ edildikten sonra itiraz süresi beklenmeden tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, dolayısıyla sanık hakkında dava şartı gerçekleşmediği" gerekçesiyle, “kamu davasının düşürülmesine” ve “tedavi ve denetimli serbestlik kararının aynen infazına devam edilmesi ve gerekli diğer işlemlerin yapılması amacıyla dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine” karar verildiği, kararın yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B) Kanun Yararına Bozma Talebi: Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/1. maddesinde yer alan, “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” ve aynı maddenin 8. fıkrasında yer alan, "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, ./.. soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklinde hüküm çeşitlerinin tahdidi olarak sayıldığı, somut olayda mahkemesince açılan kamu davası hakkında durma kararı verilerek, şüpheli hakkında geçerli tebligat işlemleri yapıldıktan sonra müracaat etmesi halinde denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi, denetimli serbestlik tedbirine uygun davranılmaması halinde yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." denilerek, ...1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/06/2017 tarihli ve 2017/222 esas ve 2017/653 sayılı kararının bozulması istenmiştir. C) Konunun Değerlendirilmesi: TCK'nın 191. maddesinin 4. fıkrasının (b) ve (c) bendlerinde, "Kişinin, erteleme süresi zarfında;...Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması,uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması,... hâlinde, hakkında kamu davası açılır. " hükmüne yer verilmiştir. CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrasında, “Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir. " hükmü yer almaktadır. İnceleme konusu dosyada kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, itiraz yolu ve merciinin gösterildiği, sanık veya müdafiinin hiçbir aşamada bu karara itiraz etmediği ve Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat edip tedbirin infazına başladığı, bu nedenle Mahkemenin “sanık hakkındaki kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın kesinleşmesi beklenmeden tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, dolayısıyla sanık hakkında dava şartı gerçekleşmediği” şeklindeki gerekçesinin yasal dayanağı bulunmadığı, “kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı”nın sanığa tebliğ edilmeden tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağına ilişkin herhangi bir yasa veya yönetmelik hükmü bulunmadığı gibi tam tersine CMK’nın 269/1. maddesinde “İtiraz, kararın yerine getirilmesinin geri bırakılması sonucunu doğurmaz.” şeklinde hüküm yer aldığı, kaldı ki sanığın kuruma müracaat ederek tedbirin infazına başladıktan sonra da hiçbir aşamada itiraz etmediği ve tedbirin infazına devam ettiği, bu nedenle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi beklenmeden denetimli serbestlik ve tedavi tedbirinin infazına başlanmış olmasının dava şartının gerçekleşmesine bir etkisi olmayacağı anlaşıldığından, Mahkemenin gerekçesi yasaya aykırı olmakla birlikte, Sanığın “erteleme süresi zarfında tekrar kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği” iddiasıyla TCK'nın 191. maddesinin 4. fıkrasının (b) ve (c) bendleri uyarınca erteleme kararı kaldırılarak dava açılmışsa da, erteleme süresi zarfında işlendiği iddia edilen suç 06/10/2016 tarihli olup bu tarih itibariyle henüz ilk suçtan verilen 03/10/2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığa tebliğ edilmemiş olması nedeniyle 06/10/2016 tarihli ikinci suçun TCK'nın 191. maddesinin 4. fıkrasının (b) ve (c) bendleri uyarınca ihlal niteliğinde olduğunun kabul edilemeyeceği, ilk suçtan verilen erteleme kararı henüz kesinleşmeden işlenmiş olan ikinci suça ilişkin soruşturma dosyasının da ilk suça ilişkin dosya ile birleştirilmesine karar verilerek her iki suçun kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle somut olayda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildikten sonra TCK'nın 191/4. maddesi uyarınca henüz dava açılmasını gerektirecek başka bir şart gerçekleşmediğinden Mahkemesince bu aşamada dava koşulunun gerçekleşmediği gözetilerek “durma” kararı verilerek, dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun olmayan bir gerekçeyle “düşme” kararı verilmesi yasaya aykırıdır. Ayrıca, somut olayda, Mahkemece “kamu davasının düşmesine” karar verilerek, CMK’nın 223. maddesinde sayılıp davanın esasını çözen karar türlerinden “düşme” kararıyla yargılamanın sonlandırıldığı ve "düşme” kararının sonucu olarak sanığın bütün yükümlülüklerinin ortadan kalkması gerektiği halde, "düşme" kararı verildikten sonra ayrıca “dava açılmasının ertelenmesi kararı sanığa tebliğ edildikten sonra infaz işlemlerinin yapılmasına” karar verilerek hüküm karıştırıldığından, kararın infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, somut olayda henüz dava şartının gerçekleşmemesi nedeniyle “durma” kararı verilmesi gerekirken, “kamu davasının düşmesine” karar verilerek davanın esasını çözen bir kararla yargılama sonlandırıldıktan sonra, sanki durma kararı verilmişcesine “dava açılmasının ertelenmesi kararı sanığa tebliğ edildikten sonra infaz işlemlerinin yapılmasına” karar verilerek hükümde çelişkiye neden olunması ve hükmün karıştırılması yasaya aykırı olduğundan, hükmün karıştırılması halinde Mahkemenin iradesi açık şekilde ortaya çıkmadığı için kazanılmış haktan da söz edilemeyeceğinden, kanun yararına bozma talebi yerindedir. D) Karar : Açıklanan nedenlere göre; kamu davasının düşürülmesine ilişkin ...1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/06/2017 tarihli ve 2017/222 esas ve 2017/653 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanunun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 02.03.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.