T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:15/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:20/09/2023 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:15/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:15/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:20/09/2023 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:15/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı ... Otelcilik A.Ş ile müvekkili şirket arasında alkollü içecek satışına ilişkin ticari ilişki mevcut olduğunu, müvekkili şirketin, davalı ... Otelcilik A.Ş 'ye farklı tarihlerde ürünler sattığını ve fatura düzenlediğini, ancak davalı tarafından fatura bedellerinin ödenmediğini, müvekkili şirket tarafından, ödenmeyen fatura bedelleri nedeniyle Alanya İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takibinin 03/11/2022 tarihinde başlatıldığını, ancak takip başlatıldıktan sonra davalı yandan 16.013,83-TL karşılığı ürün iade alındığını, bu sebeple davaya konu icra takibi 88.639,99-TL üzerinden başlatılmışsa da mevcut alacak bakiyelerinin 72.626,16-TL olduğunu, davalının davaya konu icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu belirterek; davanın kabulüne, davalı yanca takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, davacı taraf ile müvekkili şirket arasındaki sözleşme gereğince, davacı tarafından satışa sunulan ve müvekkilinin ticari faaliyeti için kullanmak üzere satın aldığı alkol ürünlerinin bandrolsüz olduğunu, dolayısıyla davacı yanın fatura düzenleyerek satışa sunduğu bandrolsüz içeceklerin, müvekkili şirketi zor durumda bıraktığını, müvekkili şirketin satışa sunamadığı bandrolsüz alkollü içecekler yüzünden büyük ölçüde zarara uğradığını, müvekkili şirketin bandrolsüz içecekleri satışa sunamadığından müşterilerine vadettiği hizmeti aksatmış olmasının yanında muhtelif acentelerden yaklaşık 64.000,00-TL reklamasyonla karşı karşıya kaldığını, bu durumun, Kadıköy 11. Noterliği’nin 21.10.2022 tarihli ... Yevmiye Numaralı İhtarnamesi ile davacı tarafa bildirildiğini, oluşan 64.000,00-TL’lik zararın karşılanması ve faturada belirtilen alacak miktarından mahsup edilmesinin yine davacı taraftan istendiğini, ancak davacı tarafın bu durumu dikkate almadığını belirterek; davanın reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Dosyadaki bilgi ve belgelerin ve bilirkişi raporunun incelenmesinde; davacı tarafça satışa konu malzemelere ilişkin davalının imzası bulunan faturaları dosyaya sunulmuş olduğu, davacının usulüne uygun şekilde tutulduğu anlaşılan defterlerinde, davalıdan 72.626,16-TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafın dava konusu ürünlerin teslim alındığına veya fatura bedeline ilişkin bir itirazı bulunmamaktadır. Davalının itirazı, ürünlerin bandrolsüz olduğuna ve bandrolsüz ürünlerin satışa sunulamaması nedeniyle 64.000,00-TL reklamasyonla karşı karşıya kaldığına ilişkindir. Davalı taraf ihtarlara rağmen ticari defterlerini ibraz etmemiştir. Davacı tarafça sunulan belgelere ve yine davacı tarafın ticari defterlerine göre davalı tarafından sadece 16.013,83-TL’lik ürünün iade edildiği ve bu miktarda iade faturası düzenlendiği sabit olup, geri kalan ürünlerin iadesine ilişkin davalı tarafça herhangi bir fatura ve de kayıt sunulmamıştır. Davalı tarafça ürünlerin ayıplı olduğuna ilişkin bir tespit de yaptırılmamıştır. Bu nedenle iade edilmeyen ve de ayıplı olduğu tespit edilmeyen ürünlerin davalı tarafça kullanıldığının kabulü gerekmiş ve davalı tarafın reklamasyondan kaynaklı 64.000,00-TL zararlarının oluştuğu iddiasına itibar edilmemiştir. Bu durumda mahkememizce yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda icra takibine konu alacağın davacı tarafından usulüne uygun tutulmuş ticari defter ve kayıtları ile ispatlandığı göz önünde bulundurularak dosya kapsamına ve yasaya uygun hazırlanmakla hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca talep miktarıyla bağlı kalınarak itirazın iptaline ve takibin devamına, alacağın likit olması nedeniyle davalının asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesi gerektiğinden davanın kabulüne ..." şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından satışa sunulan alkol ürünlerinin bandrolsüz olduğunu, Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) ile birlikte TAPDK' nın yürüttüğü bandrollü ürün takip sistemi uygulamasıyla bandrolsüz ürünlerin satışının yasaklandığını, müvekkili şirketin bandrolsüz ürünleri satışa sunamadığını, muhtelif acentelerden reklamasyonla karşı karşıya kaldığını, taraflarınca reklamasyon sonucu uğranılan zararın karşılanması adına ihtarname keşide edildiğini, davacı tarafından bu durumun dikkate alınmayarak müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, ticari satımda düzenlenen fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takipte vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davacının usulüne uygun tutulduğu anlaşılan ticari defterlerinde takip konusu alacağın mevcut olmasına, HMK'nın 222/3.maddesi uyarınca davalının defterlerini ibraz etmeyerek karine gereği davacı kayıtlarını kabul etmiş sayılmasına, davalının ürünlerin bandrolsüz olduğuna ve zararının oluştuğuna ilişkin iddiasını ispat edememesine, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 4.961,09 TL Nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 1.241,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.720,09 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin ilk derece mahkemesi karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi. ...