T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1780 - 2025/1978 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1780 KARAR NO : 2025/1978 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 20/06/2023 NUMARASI : 2022/... Esas, 2023/... Karar DAVACI : ... --- VEKİLİ : Av. --- DAVALI : ... Sigorta Anonim Şirketi --- VEKİL…
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1780 - 2025/1978 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1780 KARAR NO : 2025/1978 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 20/06/2023 NUMARASI : 2022/... Esas, 2023/... Karar DAVACI : ... --- VEKİLİ : Av. --- DAVALI : ... Sigorta Anonim Şirketi --- VEKİLLERİ : Av.--- Av. --- DAVA : Tazminat (Haksız fiilden kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 25.09.2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25.09.2025 Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.06.2023 tarih ve 2022/... Esas, 2023/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait ... plakalı araç ile davalı şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalanmış olan ... plakalı aracın 30.09.2021 tarihinde kazaya karıştığını, bu nedenle davacıya ait aracın ağır derecede hasar aldığını, kazanın meydana gelmesinde karşı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, eksper tarafından belirlenen bedelin hatalı olduğunu, orijinal parça ile değişim gerekmesine karşın eş değer ve yan sanayi parça değişimlerinin dikkate alındığını, gerçek zarar kavramına KDV' nin de dahil olduğunu, iskonto yapılmasına ve fatura sunulmasına gerek olmadığını, araçta değer kaybı oluştuğunu, tüm bu talepler nedeni ile 23.06.2022 tarihinde davalı şirkete başvurulmuş ise de, bakiye hasar bedeli ve değer kaybı zararının ödenmediğini bildirerek 100TL bakiye hasar bedeli ile 100TL değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ISLAH : Davacı vekili 18.01.2023 tarihli dilekçesi ile dava değerini toplamda 21.121,66 TL'ye ıslah etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sorumluluğun kusur ile sınırlı olduğunu, davacı tarafça sunulan rapordaki bedellerin fahiş olduğunu, fatura alınmadan KDV ile alakalı sorumluluğun doğmayacağını, değer kaybı taleplerinin 01.06.2015 ZMMS Genel Şartları gereğince hesaplanması gerektiğini, keyfi olarak ekspertiz ücreti istenemeyeceğini, müvekkilin faizden sorumlu olmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın kabulü ile; 9.160,00 TL değer kaybı ve 11.961,66 TL hasar bedeli olmak üzere toplam 21.121,66 TL'nin (Poliçe limiti olan 43.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) 02/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya ilişkin müvekkili şirket tarafından ödeme gerçekleştirilmiş, tanzim edilen poliçe limitleri dahilinde müvekkili şirketin hiçbir sorumluluğunun kalmamış olduğunu, konu kaza ile ilgili sigorta tahkim komisyonu nezdinde 2021... sayılı dosyada karar verilmiş olup, kesin hüküm nedeniyle başvurunun reddinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla başvuranın kendi kusuru sebebiyle 2. başvuruya ait yargılama gideri ve vekalet ücretinin müvekkili şirket aleyhine hükmedilmesinin hakkaniyet ilkesine aykırı olduğunu, müvekkili şirkete hasar aşamasında başvuru yapılmış olup, trafik kazası sonucu müvekkili şirket tarafından araç hasarına ilişkin davacıya 9.000,00 TL ödeme yapıldığını, kazaya karışan diğer araç sürücüsüne 6.412,50 TL ödeme yapıldığını, yargılama sonucunda verilen kararla limit aşımının mevcut olduğunu, anılan ödeme ile müvekkili şirketin sigorta poliçesi hükümlerini tamemen yerine getirdiğini, karara esas alınan hesap bilirkişi raporunun yetkili mercii tarafından hazırlanmamış olmasıyla birlikte son derece hatalı ve fahiş tutarlar içerdiğini, söz konusu değer kaybının uzman sigorta eksperi tarafından Yargıtay içtihatları doğrultusunda belirlenmesinin gerektiğini, değer kaybı talep edilen aracın uyuşmazlık konusu kaza öncesi kazaya karıştığının tespiti halinde davanın reddinin gerektiğini, sonradan meydana gelmiş olan kazası neticesinde tekrar değer kaybına uğramasının mümkün olmadığını, önceki hasarlar sebebiyle değer kaybına uğramış olan aracın değer düşüklüğünden müvekkilinin şirket sorumlu tutulamayacağını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, istinaf incelemesi esnasında hesap bilirkişi raporu tanzim edilmesi halinde söz konusu raporun mutlak suretle sigorta hukuku ve araç hasarı konusunda uzman bilirkişi heyetince tanzim edilmesinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber, müvekkili şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, aleyhlerine hüküm kurulması halinde müvekkili şirketin dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat davasıdır. İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili istinaf etmiştir. Davalı vekilinin kaza ile ilgili Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde 2021... sayılı dosyada karar verilmiş olup, kesin hüküm nedeniyle başvurunun reddi gerektiğine ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Daha önce, davacının geçirdiği kaza sebebiyle 2021... sayılı dosyasında araç hasarı bedeline ilişkin karar verilmiştir. Konu kaza ile ilgili tarafları aynı olan dosyada usulden başvurunun reddi karar verilmiş olduğundan, davanın kesin hüküm nedeniyle reddi talebi yerinde görülmemiştir. Davalı vekilinin hükme esas alınan hasar ve değer kaybını belirleyen bilirkişi raporuna yönelik istinaf başvurusunun değrelendirilmesinde; Hükme dayanak yapılan raporda; başvurana ait aracın markası, modeli, donanımı, kilometresi dikkate alınmak suretiyle ve piyasa ve emsal araştırılması yapılarak, araçta oluşan hasar miktarı, aracın hasar aldığı bölgeler, kullanım şekli ve değişen parçaların neler olduğu da göz önünde tutulmak suretiyle ayrıntılı değerlendirme yapılmış olup, söz konusu raporun Yargıtay kararlarında tanımlanan ilke ve esaslara göre hazırlandığı, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu ve uyuşmazlığın bu rapor hükme esas alınmak suretiyle giderilmesi gerektiği ve buna göre verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı sonucuna varılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur. Davalı vekilinin yapılan ödeme ile zararın karşılandığına ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde Davalı şirket tarafından hasar aşamasında, davacı tarafından başvuru yapılmış olup, trafik kazası sonucu davalı şirket tarafından araç hasarına ilişkin davacının aracının onarımı için 12.000,00 TL ödeme yapıldığı, davacının imzasının bulunduğu ibraname başlıklı belgeden anlaşılmıştır. Yine aracın diğer hasar gören kaporta ve mekanik parçalarının da yan sanayi parçalar ile değiştirildiği anlaşılmıştır. Bu nedenle bu yönü ile de aracın hasar gören ve değiştirilen parçalara ilaveten değer kaybında artış görüleceği kanaati oluşmuştur. Zira aracın onarımı sonrasında ehil gözler tarafından yapılacak incelemelerde aracın üzerindeki yan sanayi parçalar ve güvenlik paketine ait parçaların orjinaline uygun olarak onarılmamış olmaları rahatlıkla fark edilecektir. Neticeden aracın gerçek orjinal yedek parça hasarının 26.452,08 TL olduğu, davacının araç sürücünün gerçekleşen olaydaki kusurunun %20 oranında olduğu, bu bağlı olarak yapılan indirim neticesinde hasarı miktarının ise 21.161,60 TL olduğu anlaşılmıştır. Ancak araca 9.200,00 TL'lik yan sanayi parça takılmıştır. Davacının davalı sigortanın yönlendirmesi ile gittiği araç tamir şirketine aracını tamir ettirdiği, keza davalı vekilince de bu şirkete yapılan tamir nedeniyle 9.000,00 TL ödemede bulunduğu dikkate alındığında gerçek zarar miktarı olan 21.161,60 TL'den 9.200,00 TL yan sanayi parça değeri düşüldüğünde davacının aracın hasar görmesinden kaynaklı bakiye zararının 11.960,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Geçmişinde hasar kaydı olmayan aynı marka, model, tip ve yaştaki emsal araç piyasa rayiç değeri ile ilgili tarafımdan 2. el araç satışı yapan ticarethanelerde, internet üzerinden satış yapılan internet sitelerinde yapılan detaylı incelemede ve emsal araçlar arasından alınan değer ortalamasında kazadan 1 saat önceki değerinin yaklaşık 90.110,00 TL, bandında olduğu, kaza nedeniyle oluşan hasarın onarılması sonrasında araçta tespit edilecek onarım, tramerde görünen hasar kaydı nedeniyle 78.650,00 TL. bedelle satılabileceği kanaati oluşmuştur. Buna göre aracın kaza öncesi ve kaza sonrası değerleri arasındaki farkın, değer kaybı olarak kabul edilebileceği ve farkın; 90.110,00 – 78.660,00 = 11.450,00 TL olduğu sonucuna varılmıştır. Davacının araç sürücünün gerçekleşen olaydaki kusurunun %20 oranında olduğuna göre değer kaybı olarak 9.160,00 TL zarar oluştuğu anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur. HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.442,82 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 360,71 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 1.082,11 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 25.09.2025 Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.