(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/18811 E. , 2012/45774 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1-Hükümlü ...'un, bankanın aracı kılınması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Hükmün son kısmında, son celsede hazır bulunan sanık ... açısından, temyiz süresinin tefhimden veya tebliğden itibaren başlayacağı şeklinde yanlış anlamaya neden olacak…
**(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/18811 E. , 2012/45774 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1-Hükümlü ...'un, bankanın aracı kılınması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Hükmün son kısmında, son celsede hazır bulunan sanık ... açısından, temyiz süresinin tefhimden veya tebliğden itibaren başlayacağı şeklinde yanlış anlamaya neden olacak ifadelere yer verilerek temyiz süresinin ne zaman başlayacağı konusunda yanıltma yapılmış olması karşısında, sürenin sanığa kararın tebliğinden itibaren başlayacağı kabul edilse de, sanığa yapılmış bir tebligata dosya içerisinde rastlanılmadığı, cezanın kesinleştirilerek infaza 26/12/2011 tarihinde başlandığı, sanığın bu tarihte hakkında tanzim edilen müddetname ile kararı öğrendiği, bu nedenle 7201 Sayılı Kanunun 32. maddesine göre sanığa usulüne uygun olarak yapılan bir tebligat bulunmasa bile, muhatabı tebliği öğrenmiş ise tebligatın geçerli sayılacağı hükmü de gözetilerek, temyiz süresinin sanık açısından 26/12/2011 tarihinden itibaren başlayacağı değerlendirilerek yapılan incelemede; Sanığın yasal süresi geçtikten sonra yaptığı 15/03/2012 günlü temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 2-O yer Cumhuriyet Savcısının, sanık ... hakkında bankanın aracı kılınması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan beraat hükümlerine temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.