T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/943 KARAR NO : 2025/1373 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/02/2022 NUMARASI : 2021/272 Esas - 2022/116 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/943 KARAR NO : 2025/1373 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/02/2022 NUMARASI : 2021/272 Esas - 2022/116 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 05.08.2020 ile 19.12.2020 tarihleri arasında açık hesap şeklinde işleyen satım sözleşmesi kapsamında davalıya teslim edilen bir kısım mal veya hizmet fatura bedellerinin ödenmediğini, açık hesapta kalan bakiye 13.989,85 TL'nin tahsili amacıyla İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu, takibin başlatıldığı icra dairesinin yetkili olduğunu, emtianın teslim edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dosya kapsamı ile uyumlu bulunarak hükme esas alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;Taraflar arasında, mevcut ticari ilişki kapsamında fatura karşılığında davalıya bir kısım ürünlerin satışı yapılıp verilen hizmet karşılığında bir kısım bedeller tahsil edilmiş ise de, açık hesap bakiyesi olan 13.989,85TL ödenmediği, 05.08.2020 ile 19.12.2020 tarihleri arası açık hesaptan kaynaklanan bakiye fatura alacakları ile ilgili olarak davalı hakkında İstanbul 9. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, uyuşmazlık konusunun taraflar arasında mevcut ticari ilişki kapsamında davalıya verilen mal ve hizmet karşılığı cari hesaba dayalı olarak 13.989,85-TL bakiyenin ödenmemesi üzerine başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemi olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi marifetiyle incelenen Davacı 2020 - 2021 yılına ait ticari defterleri ve yardımcı defterlerinin sahibi lehine delil vasfında olup, davacının kaydi alacağının toplam tutarı 14.445,38TL olan 3 adet faturanın bakiyesinden kaynaklandığı, davacının düzenlediği bu faturaların davalıya ait '[email protected]' e-posta adresine gönderildiği, Gelir İdaresi Bakanlığının “e- fatura.gov.tr” internet sitesinden yapılan kontrolde davalı şirketin e-fatura kapsamında olup, davalının e-fatura mükellefi olduğu görüldüğünden takibe dayanak e-arşiv fatura senaryosunda düzenlenen e-faturaların gerek TTK 21/2 yönünden süresi içinde itiraz uğramadığından, gerekse de VUK kanunu uygulamasında davacının e-posta adresine gönderildiğinden faturaların davalı aleyhine borç doğurduğu davacının 03.03.2021 takip tarihi itibariyle 13.989,95TL davalıdan alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır. Anılan durum karşısında takip konusu alacağın likit ve hesap edilebilir nitelikte olması nedeniyle davalı-borçlunun İİK'nın 67/2. maddesine göre hükmolunan alacağın %20 oranı üzerinden hesaplanan icra inkar tazminatından da sorumlu olması..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yönelik itirazın kısmen iptali ile takibin 13.989,85 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağın %20 si olan 2.797,97 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı şirketçe müvekkiline herhangi bir hizmet verilmediğini, davacının 05.11.2020 tarihinde “E-Ticaret Sitesi/ ...Entegrasyon Teklifi” başlıklı teklif formu ile müvekkiline bir e-ticaret sitesi yapmak için teklif verdiğini, davacı şirketin bu hizmeti sağlamadan önce 06.12.2020 tarihinde kurumsal web site mikro entegrasyonu hizmetine karşılık 10.620,00 TL tutarlı bir fatura daha düzenlediğini, buna rağmen davacının edimini yerine getirmediğini, müvekkilinin ise davacının edimini yerine getireceğini düşünerek beklediğini, bu sırada davacının “...Ürünleri İle İlgili Satış Sonrası Destek hizmeti” verebilmesi için 31.12.2020 tarihli bakım sözleşmesinin de imzalandığını, buna rağmen davacının bir hizmet vermediğini ve müvekkilini zor durumda bıraktığını, davacının hizmet vermemesi üzerine müvekkilinin ... San. ve Tic. A.Ş. ile çalışmaya yaparak sunulacak hizmeti bu şirketten aldığını ve anılan şirketin 12.02.2021 tarihli fatura ile hizmet bedelini tahsil ettiğini, anılan şirketçe müvekkili için www.....com adresinin hazırlandığını. Davacının vermediği bir hizmet için fatura düzenlediğini, talepte bulunulmasına rağmen mahkemece yapılan işlerin incelenmediğini, incelenmesi halinde işlerin başka firma tarafından yapıldığının tespit edilebileceğini, düzenlenen faturaya ilişkin hizmetin verilip verilmediğinin araştırılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, mali müşavir bilirkişinin raporunun bu bakımdan yetersiz kaldığını, müvekkilinin defterleri incelenmeden düzenlenen raporun hükme esas alınamayacağını, ek rapor alınmasına ilişkin taleplerinin haksız şekilde reddedildiğini, takip konusu faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, davacı şirkete herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı tespit edilmeden, sadace davacı şirketin kayıtları esas alınarak karar verilmesinin hatalı olduğunu,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taraflar arasındaki satım sözleşmesi kapsamında düzenlenen fatura bedellerinin tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında satım sözleşmesi bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa davacının mal veya hizmet teslim edip etmediği, teslim edilmiş ise satım bedelinin ödenip ödenmediği hususlarında uyuşmazlık bulunmaktadır. Davacı 13.989,85 TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatmıştır. Davalının, icra dairesinin ilkesi ile borca karşı itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, dava ve itirazın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında satım ve hizmet sözleşmesi bulunması ve sözleşmeden kaynaklanan alacak bakımından HMK'nın 10 ve TBK'nın 89.maddesi uyarınca alacakların yerleşim yeri mahkeme ve icra dairesinin yetkili olması nedeniyle takibin yetkili icra dairesinde başlatıldığı anlaşılmıştır. İtirazın iptali davasına ilişkin dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa tebliğ edilmiştir. Davalı vekili mahkemenin 14.09.2021 tarihli ön inceleme duruşmasına katılmamıştır. Mahkemece bu oturumda uyuşmazlık tespit edilmiş ve tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması için inceleme günü tayin edilerek ticari defterlerin ibrazı ve ibraz edilmemesinin sonuçların hakkında ara karar oluşturulmuştur. Mahkemenin duruşma zaptı davalı vekilinin UETS adresine 15.09.2021 tarihinde gönderilmiş, tebligat aynı tarihte açılmış ve evrak 20.09.2021 tarihinde tebliğ edilmiş sayılmıştır. Davalı vekili ve davalı buna rağmen herhangi bir mazeret sunmadan 22.10.2021 tarihinde yapılan incelemeye katılmamış ve davalı defterlerini sunmamıştır. Bu nedenle davalının ticari defterlerinin incelenmemiş olmasında usul ve yasaya bir aykırılık bulunmamaktadır. Davalı vekilince, istinaf başvurusu ekinde 15.11.2020 tarihli teklif ve davacı tarafından düzenlenen takip konusu iki adet fatura ibraz edilmiştir. Davacı vekili ise dosyaya sunduğu delilleri ile sözleşme kapsamında düzenlenen fatura ve taraflar arasındaki yazışmalar sunulmuştur. Faturaların davalı tarafından sunulmuş olması ve taraflar arasında düzenlenen, her iki tarafın imza ve kaşesini taşıyan e-ticaret sitesi entegrasyonuna ilişkin sözleşme ile yapılan yazışmalar dikkate alındığında davacının, e-ticaret sitesi ...entegrasyonu hizmetini davalıya verdiği anlaşılmaktadır. Elektronik fatura şeklinde düzenlenen faturaların davalı tarafın iade edilmemiş olması da mal ve hizmet teslimine ilişkin kabulü doğrulamaktadır. Davalı, faturaların e-fatura şeklinde düzenlenerek tevdi edildiğine itiraz etmemiş, aksine mal veya hizmet teslim edilmediğini savunmuştur. Oysa fatura mal veya hizmeti temsil etmekte olduğundan TBK'nın 207.maddesindeki peşin satış karinesi uyarınca faturanın iade edilmemiş olması, faturayı temsil eden mal veya hizmetin de alındığının kabulünü gerektirir. Davalı usulüne uygun, ihtara rağmen ticari defterlerini incelemeye sunmadığından, bu defterlerin mahkemece yeniden incelemesi mümkün değildir. İstinaf başvurusunda davalı defterlerinde fatura ve ödemeye ilişkin bir husus bulunup bulunmadığı araştırılması istenmiş ise de bir itiraz olan ödeme olgusunun her zaman ileri sürülebileceği, buna rağmen davalının herhangi bir ödeme iddiasında bulunmadığı anlaşıldığından bu hususun incelenmesine ihtiyaç duyulmamıştır. Yukarıda belirtildiği mal veya hizmetin verildiği kabul edildiğinde ayrıca internet sitesi üzerinde teknik bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Dosya içerisindeki sözleşme, yazışma, davalı tarafından ibraz edilen faturalar ve sözleşme önerisi, mal veya hizmetin teslim edildiği ve faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğunu göstermektedir. Davalının verilen mal ve hizmet karşılığı kısmi ödemeler yapmış olması da mal veya hizmetin teslim edildiğini ve bakiye borcun ödenmesi gerektiğini kanıtladığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM: Açıklanan bu gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davalı yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 716,85 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline,3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 11.09.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. KANUN YOLU : HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca dava değeri itibariyle karar kesindir.