İSTİNAF KARAR TARİHİ:29/01/2026 Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili; 31/05/2018 tarihli sözleşme ile davalı satıcı ve dava dışı alıcı ... Ltd arasında çelik bobin satışı hususunda anlaşmaya varıldığını, anlaşmaya göre satış bedelinin emtianın tamamının en geç 15/08/2018 tarihinde gemiye yüklendiğine dair hazırlanmış yükleme konişment…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/94 KARAR NO: 2026/161 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:19/10/2022 NUMARASI:2020/281Esas - 2022/594 Karar DAVA:Tazminat DAVA TARİHİ:10/09/2020 İSTİNAF KARAR TARİHİ:29/01/2026 Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili; 31/05/2018 tarihli sözleşme ile davalı satıcı ve dava dışı alıcı ... Ltd arasında çelik bobin satışı hususunda anlaşmaya varıldığını, anlaşmaya göre satış bedelinin emtianın tamamının en geç 15/08/2018 tarihinde gemiye yüklendiğine dair hazırlanmış yükleme konişmentosu ya da konişmentoların akreditif bankasına sunulması üzerine akreditif yoluyla ödeneceğini, davalının şirketin uzayan tedarik sürecinde 10/08/2018 tarihli ABD Başkanı Kararnamesi ile Türkiye menşeili çelik ürünlerine %25 ilave gümrük vergisi yansıtıldığını, yüklemenin son tarihinin 15/08/2018 olması gerektiğini bilen ve 15/08/2018 tarihinden sonraki yüklemelerin artan maliyet dolayısıyla dava dışı ... Şirketi tarafından ABD Kararnamesi gerekçe gösterilerek kabul edilmeyebileceğini öngören davalının 14/08/2018 tarihinde müvekkili şirkete ait ... gemisine satıma konu çelik bobinleri 7 lot halinde yükletmeye başladığını, yüklemenin tamamlanması üzerine 15/08/2018 tarihli 7 adet konişmento düzenlendiğini, yüklemenin 15/08/2018 tarihinde tamamlandığının davalı ... ...AŞ yetkililerinin görgüsüne uygun olarak teyit edildiğini, ancak 17/08/2018 tarihinde dava dışı ... Ltd'nin avukatının müvekkili şirkete ihtar çekerek ellerinde yüklemenin satış sözleşmesi ile akreditif şartlarına aykırı olarak 16/08/2018 tarihinde bittiğine yönelik bilgi olduğunu belirttiğini, konşimentonun gerçeğe aykırı olarak 15/10/2018 tarihli düzenlendiğinden bahisle dava dışı ... Ltd tarafından 1.429.304,91 Kanada Doları tutarında tazminat alacağı gerekçe gösterilerek müvekkili gemisinin Kanada Mahkemesi'nce tutulduğunu, geminin tekrar sefere çıkabilmesi için ...şirketi ve müvekkili tarafından teminat gösterilmek zorunda kalındığını, 01/11/2019 tarihinde dava dışı ... Ltd ile varılan uzlaşı sonucunda müvekkili şirketin 260.000-USD ödeme yapmasının kararlaştırıldığını ve bu ödemenin ... Ltd'ye yapıldığını belirterek 260.000-USD'nin 06/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek kanuni temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı şirket vekili; davanın öncelikle hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, davanın konusunun ABD Cumhurbaşkanlığının Kararnamesi ile Türkiye menşeli çelik ürünlerine 15.08.2018 tarihinden itibaren % 25 ilave vergi getirilip getirilmediği olduğunu, 10/08/2018 tarihinde onaylanan bu ilave vergi kararının 13/08/2018 tarihinde yürürlüğe girdiğini, davacı vekilinin davasını dayandırdığı hususun doğru olmadığını, yüklemenin 15.08.2018 tarihinde tamamlanmış olması halinde de verginin yine ödeneceğini, davacı şirket ve yetkilisi olan kaptanın, davacı vekilince sunulan delillerle yüklemenin 14.08.2018 tarihinde başladığını beyan ve kabul etmekle, anılan verginin yükleme hangi tarihte biterse bitsin ilave vergiye tabi olduğunu kabul ettiğinden huzurdaki davanın reddi gerektiğini, davacıya ait olan ... isimli geminin kaptanı dahi yüklemenin 15.08.2018 tarihinde tamamlandığına ilişkin tüm belgelere bizzat imza attığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili; ddavanın öncelikle hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, davanın konusunun ABD Cumhurbaşkanlığının Kararnamesi ile Türkiye menşeli çelik ürünlerine 15.08.2018 tarihinden itibaren % 25 ilave vergi getirilip getirilmediği olduğunu, 10/08/2018 tarihinde onaylanan bu ilave vergi kararının 13/08/2018 tarihinde yürürlüğe girdiğini, davacı vekilinin davasını dayandırdığı hususun doğru olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla yüklemenin 15.08.2018 tarihinde tamamlanmış olsa idi, dava dışı ... firmasının bu vergiyi yine ödeyeceğini, davacı şirket ve yetkilisi olan kaptanın, davacı vekilince sunulmuş bulunan delillerle yüklemenin 14.08.2018 tarihinde başladığını beyan ve kabul etmekle, anılan verginin yükleme hangi tarihte biterse bitsin ilave vergiye tabi olduğunu kabul ettiğinden huzurdaki davanın reddi gerektiğini, davacıya ait olan ... isimli geminin kaptanı dahi yüklemenin 15.08.2018 tarihinde tamamlandığına ilişkin tüm belgelere bizzat imza attığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; davacının...Limanı'ndan, ... limanına eşya taşımayı taahhüt ettiği, davalı ... ...AŞ'nin malın satıcısı olup konişmentoda yükleten olarak kayıtlı olduğu, davalı ...'nun ise yükleme limanı acentesi olduğu, olayda TTK'nın 1188. maddesinin uygulanma yeri bulunmadığını, davacının yurt dışındaki alıcıya 01/11/2019 tarihinde ödeme yapması nedeniyle davalı ... ...AŞ'ye karşı açılan davanın TTK'nun 1246.maddesine göre süresinde olduğu, diğer davalı ...'ya yöneltilen davanın ise haksız fiil sorumluluğuna dayandığı, iki yıllık zamanaşımı süresinin geçmediği, 16/8/2018 tarihli “...” başlıklı yetki belgesi incelendiğinde, gemi kaptanının 16/8/2018 tarihinde davalı ...'yu konişmento düzenlenmesi için yetkili kıldığı, bu yetkinin belirli koşullara bağlandığı, buna göre yüklemenin tamamlandığı günün konişmentonun düzenlenme tarihi olacağı ve hiçbir şekilde konişmento düzenlenme tarihinin yüklemenin tamamlandığı tarihten önceki ya da sonraki bir tarihi içermemesi gerektiğinin yer aldığı, davacı tarafın satım sözleşmesine ilaveten bu belgede ayrıca öngörülen koşullara aykırı olarak düzenlenen konişmentonun yetkisiz bir şekilde düzenlendiğini ileri sürse de dava dilekçesinde satım konusu çelik bobinlerin 14.08.2018 tarihinde gemiye yüklenmeye başlandığının beyan edildiği, hal böyle iken gemi kaptanının gemi acentesi olan ...'ya daha önce verdiği konişmento düzenleme yetkisinin bu belge ile sonradan yazılı hale getirildiği, dolayısıyla sonradan düzenlenen yetki belgesi ile davalılar aleyhine bir sonuç çıkarılmasının mümkün olamayacağı, dosyaya sunulu belgelerden hazırlık ihbarının 14/8/2018 tarihinde yapıldığı, gemi yükleme limanına aynı gün vardığı, davalı acente tarafından davalı ... ...AŞ'ye 16.08.2018 günü saat 04:37'de gönderilen e-postada, "14.08.2018 21:35'de yükleme başladı, 15.08.2018 23:55'de yükleme bitti, 16.08.2018 03:30'de lashing bitti" bilgilerinin yer aldığı, dosyada mübrez ... 1,2,3,4,5,6,76 yüklerinin gemiye yüklenme tarihinin 15.08.2018 olarak kayıtlı olduğu, konşimentoların 15.08.2018 tarihli olduğu, davalı ... tarafından düzenlenen ve kaptan tarafından imzalanan “...” isimli belgede ise yüklemenin 14/8/2018 tarihinde başladığı ve 15/8/2018 tarihinde günün bitiminden yalnızca beş dakika önce 23:55'te tamamlandığı bilgisine yer verildiği, bilirkişi tarafından belirtildiği üzere lashing için harcanan sürenin yükleme için ayrılan süreden farklı olduğu, bu durumda yüklemenin 15/8/2018 günü bitmeden beş dakika önce tamamlandığı, konşimentoların da bu tarihte düzenlendiği, öte yandan davacının yurt dışındaki alıcıya ödediği tazminatın temel dayanağının yükleme başlamadan önce ABD'de Türk menşeli mallar için 10/08/2018 tarihinde getirilen ek vergi yükü olduğu, ilave vergi yükü açısından her iki tarafın iddia ettiği tarihe göre sonucun değişmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili; müvekkilinin 260.000-USD ödeme yapmasına 2 nolu davalının müvekkili şirketi temsilen ancak müvekkilinin aleyhine, diğer davalının menfaatini korumak kastıyla düzenleme tarihini yanlış geçirtmesinin neden olduğunu, konşimentonun doğru düzenlenmesi halinde alıcı firmanın aktreditif ödemesini yapmayacağını ve müvekkilinden tazminat alamayacağını, davalıların birlikte hareket ettiklerini, 1 nolu davalının bu husustan haberinin olmamasının mümkün olmadığını, 1 nolu davalının bu şekilde akreditif bedelinin ödenmesini sağladığını, 2 nolu davalının haksız fiil ve vekalet görevinin kötüye kullanılması nedeniyle müvekkiline karşı sorumlu olduğunu, maddi vakıanın ispatı için tanık dinlenmesinin mümkün olduğunu, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere yükleme tarihi açısından bir tereddütün hasıl olduğunu, ayrıca davanın temelinin akreditif bedelinin haksız ödenmesine dayalı olduğunu, ABD Başkanının uyguladığı vergilerle davanın bir ilgisinin bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE:Dava, konşimentonun gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğinden bahisle yük alıcısına ödenen tazminatın davalı taşıtan ve yükleme acentesinden rücuen tahsili istemine ilişkindir.Davacı, çelik bobinin gemiye yüklenmesinin 16/08/2018 tarihinde saat 03:45'te tamamlanmasına rağmen konişmentoya 15/08/2018 tarihinin yazıldığını, yüklemenin 15/08/2018 tarihinde yapılmasının aynı zamanda akreditif koşullarından olduğunu, bu suretle akreditif ödemesi şartı gerçekleşmemesine rağmen dava dışı alıcı firmanın davalıya mal bedelini ödenmesinin sağlandığını, dava dışı alıcının gerçeğe aykırı konişmento düzenlenmesinden dolayı uğradığı zarar nedeniyle Kanada Federal Mahkemesi nezdinde müvekkiline ait gemiye el konulması kararı aldığını, sonradan bu şirketle yapılan sulh neticesinde müvekkilinin 260.000-USD tazminat ödeyerek geminin serbest bırakılmasını sağladığını, davalıların konşimento tarihini gerçeğe uygun olarak göstermeleri halinde alıcı firmanın bankasının akreditif ödemesini yapmayacağını ve alıcının zararının oluşmayacağını belirterek zararının tazminini talep etmekte, davalılar vekilleri ise yüklemenin anlaşmaya uygun şekilde 15/08/2018 tarihinde yapıldığını, yüklemenin 15/08/2018 tarihinde tamamlandığını gösteren tüm belgelerde gemi kaptanının imzasının yer aldığını belirterek davanın reddini savunmaktadır.Uyuşmazlık; dava dışı alıcı firmanın konşimentonun geçmiş tarihli olarak düzenlendiğini ve bu nedenle katlanmak zorunda kaldığını iddia ettiği zararını tazmin eden davacı taşıyanın, taşıtanın ve konşimentoyu düzenleyen yükleme acentesi olan diğer davalının sorumluluğuna gitmesinin mümkün olup olmadığı hususunda toplanmaktadır. Uyuşmazlığın çözümü için; davanın tarafları arasındaki navlun sözleşmesi ile davalı ile dava dışı alıcı firma arasındaki satım sözleşmesinin davanın taraflarına sağladığı hak ve yüklediği borçların tespiti, davacı tarafından dava dışı alıcı firmaya yapılan ödemenin hangi hukuki ilişkiden kaynaklandığının belirlenmesi gerekmektedir.Davalı satıcı ... ...AŞ ile dava dışı alıcı ... Ltd arasındaki çelik bobin satışına ilişkin 31/05/2018 tarihli sözleşmede emtianın tamamının en geç 15/08/2018 tarihinde gemiye yüklendiğine dair hazırlanmış yükleme konşimentoların ... bankasına sunulması üzerine ödemenin akreditif yoluyla yapılacağı kararlaştırılmıştır. Davacı ise davalı ... ...AŞ'nin dava dışı ...'ya sattığı çelik bobin emtiasını...Limanı'ndan, ... Limanı'na taşımayı üstlenmiş olup, davalı satıcı ... ...AŞ' taşıtan ve yükleten, davacı taşıyan, dava dışı alıcı ... gönderilen, davalı ... ise kendi adı ve hesabına konişmento düzenleme yetkisi verilen yükleme limanı acentesidir.15/08/2018 tarihli konşimento tahtında emtianın davacı taşıyana ait gemiye yüklenmesinden sonra dava dışı alıcı ... tarafından, davacının konşimento üzerindeki tarihin hileli şekilde yalan beyan edilmesinden kaynaklı 1.082.806,75-USD tutarında zarara uğradığını belirterek Kanada Federal Mahkemesi'nden gemiye el konulmasının talep edilmesi üzere Kanada Federal Mahkemesi'nin 15/10/2018 tarihli T-1824-18 sayılı kararıyla davalı ... ...AŞ'ye ait yüklerin bulunduğu davacıya ait ... gemisine el konulmasına karar verilmiş, bu kapsamda mahkemece tutuklama emri düzenlenmiştir. Bunun üzerine davacı ile dava dışı alıcı ... arasında yapılan sulh protokolü çerçevesinde davacının 260.000-USD ödemeyi kabul ederek uyuşmazlığı sonlandırdığı ve 260.000-USD'yi dava dışı alıcıya ödediği anlaşılmaktadır.Her ne kadar alıcı ... tarafından, konşimentodaki tarihe dayalı olarak tazminat talebi davacı taşıyana yöneltilmiş ise de dava dışı alıcının ileri sürdüğü zararın kökeni alıcı ... ve davalı arasındaki satım sözleşmesinin şartlarından kaynaklanmaktadır. Yüklemenin yapılması gereken tarih davalı ... ...AŞ ile dava dışı alıcı ... arasındaki satım sözleşmesinde belirlenmiş olup, bu tarihe kadar yüklemeyi davalı ... ...AŞ tarafı olduğu satım sözleşmesi kapsamında üstlenmiştir. Dolayısıyla davalı ... ...AŞ'nin sözleşmede öngörülen tarihte yüklemeyi yapıp yapmadığı, sözleşmenin ihlal edilip edilmediği hususu davalı ... ...AŞ ile dava dışı alıcı ... arasındaki satım sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi gereken bir olgudur. Dava dışı alıcı ... firmasının ABD Başkanlık kararnamesi nedeniyle ilave gümrük vergilerine maruz kaldığından bahisle ileri sürdüğü zarar talebi, davalı ile aralarındaki satım sözleşmesine dayanmaktadır. Davacı taşıyan, dava dışı alıcı ... ile davalı satıcı ... ...AŞ arasındaki satış sözleşmesinin tarafı olmayıp, sadece emtiaların deniz yolu ile alıcı ...'a sevkini üstlenmiştir. Davacının üstlendiği sorumluluk, satış sözleşmesinin dışında kalmaktadır. Konşimentodaki kayıtların gerçeğe uygun olmadığı hallerde taşıyanın sorumluluğunun gündeme gelmesi mümkün ise de somut olayda konşimentodaki tarihin hatalı olduğu da tespit edilememiştir. Dava kapsamında davacıya isnat edilen bir eylemden dolayı satış bedelinin davalı satıcıya ödenmediğine, emtianın dava dışı alıcıya teslim edilmediğine yönelik bir itiraz bulunmamaktadır. Davalının taşıyan sıfatına dayalı olarak zararlandırıcı bir eylemi ileri sürülmemiştir. Davacı taşıyanın taraf olmadığı satış sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi gereken, ancak gemiye el konulma tehlikesi altında sulh protokolü çerçevesinde ödenmek zorunda kalınan tutardan taşıyan sıfatıyla davacıyı sorumlu kılan bir düzenleme bulunmamaktadır. Davacı tarafından ödemesi yapılan bu tutarın, taşıyanın katlanmakla yükümlü olduğu masrafların düzenlendiği TTK'nın 1196. maddesi kapsamında değerlendirilmesi de mümkün değildir. Davacı taşıyanın usulsüz ve zararlandırıcı bir işlemi de tespit edilemediğine göre bahsi geçen ödemeyi kendisinin akidi konumundaki taşıtan ve satıcı sıfatıyla davalı ... ...AŞ adına yaptığının ve davacıya karşı bu tutardan davalı ... ...AŞ'nin sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Buna karşılık diğer davalı ..., davacı gibi satış sözleşmesinin dışında olduğundan bu tutardan sorumluluğu bulunmamaktadır. Dolayısıyla davanın davalı ... ...AŞ yönünden kabulü ile 260.000-USD'nin davalı ... ...AŞ'den tahsiline karar verilmesi gerekirken, bu davalı yönünden davanın reddi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davanın davalı ... ...AŞ yönünden reddi doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından, davanın davalı ... ...AŞ yönünden kabulü ile tebliğ mazbatası bulunmayan ihtarnamenin temerrüt olgusunu ispatlamaya elverişli olmadığı dikkate alınarak 260.000-USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 S.lı Kanun 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte adı geçen davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, müteveffa ...'nun mirasını reddeden davalı ... yönünden davanın pasif husumet nedeniyle reddine, diğer mirasçı davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/10/2022 tarihli 2020/281Esas - 2022/594 Karar sayılı kararının HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;"Davalı ... AŞ yönünden davanın kabulü ile; 260.000-USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca 1 yıl vadeli Dolar cinsi mevduata kamu bankalarınca verilen en yüksek oranda döviz faizi işletilerek davalı ... AŞ'den alınarak davacıya ödenmesine,Müteveffa ...'nun mirasını reddeden davalı ... yönünden davanın pasif husumet nedeniyle reddine, diğer mirasçı davalılar yönünden davanın reddine,İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 133.026,89-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 33.256,73-TL nin mahsubu ile kalan 99.770,16-TL harcın davalı ... AŞ'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafça yatırılan 33.311,13-TL peşin harçların davalı ... AŞ'den alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından sarf edilen 6.000-TL bilirkişi ücreti, 234-TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 6.234-TL yargı giderinin davalı ... AŞ'den alınarak davacıya verilmesine, Davacı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 290.636-TL vekalet ücretinin davalı ... AŞ'den alınarak davacıya ödenmesine,Davalılar ..., ... ve ... için AAÜT m.13/4 uyarınca takdir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalılara ödenmesine, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalı ... AŞ'den tahsili ile Hazineye ödenmesineKarar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,"Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Davacı tarafından sarf edilen 140-TL istinaf yargı giderinin davalı ...AŞ'den alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 29/01/2026