7. Hukuk Dairesi 2014/6007 E. , 2014/16196 K. Mahkemesi : Adana 6. İş Mahkemesi Tarihi : 13/02/2014 Numarası : 2012/729-2014/99 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, davacının 08/06/2004 tarihinden iş akdinin haksız olarak feshedlidiği tarih olan 01/02/2012 tarihine kadar davalının işlettiği Başkent Üni…
**7. Hukuk Dairesi 2014/6007 E. , 2014/16196 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : Adana 6. İş Mahkemesi Tarihi : 13/02/2014 Numarası : 2012/729-2014/99 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, davacının 08/06/2004 tarihinden iş akdinin haksız olarak feshedlidiği tarih olan 01/02/2012 tarihine kadar davalının işlettiği Başkent Üniversitesi Adana uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü kantininde kasiyer olarak çalıştığını, iş akdinin haksız olarak sona erdirildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ve UBGT alacaklarının davalı işverenden tahsilini istemiştir. Davalı vekili, davacının hastane yakınlarındaki bir eczane ile ilişki kurduğu ve hasta yönelendirmesi yaptığı gerekçesiyle doğruluk ve bağlılığa aykırı eylemleri nedeniyle iş akdinin haklı nedenle sonlandırıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davacının beyanında geçen Beczanesine ortak olduğu ve bu eczaneye reçete ve hasta yönlendirmesi şüphesi ile savunmasının alındığı, alınan savunmasında davacının işverenin şüphesini giderecek herhangi bir savunma yapamadığı, mahkemede dinlenen tanıklarda işverenin şüphesini giderecek ve davacının işverene bağlı doğruluk ve dürüstlük kurallarına uygun çalıştığı yönünde kesin ve inandırıcı beyanlarda bulunmadıkları dikkate alınarak işverenin güvenini sarsan doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunan davacının iş akdinin işverence feshinin haklı olduğu anlaşılmakla davacının kıdem ve ihbar tazminatı talep edemeyeceği gerekçesiyle kıdem ihbar tazminatının reddine karar verilmiştir. İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. 4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene haklı fesih imkânı tanımaktadır. 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesinde iş sözleşmesinin işveren tarafından işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanılarak feshedilebileceği düzenlenmiştir. Söz konusu geçerli sebepler İş Kanunu’nun 25.maddesinde belirtilen derhal fesih için öngörülen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işçinin ve işyerinin normal yürüyüşünü olumsuz etkileyen hallerdir. İşçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan sebepler ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde fesih için geçerli sebep olabilirler. İş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli sebeplere dayandığı kabul edilmelidir. Somut olayda; davacı hakkında Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi'ne (SABİM) yapılan 04.01.2012 tarihli ihbar üzerine davalı şirket tarafından 30.01.2012 tarihinde davacının iş akdini feshettiklerine dair yazı ve ekleri Adana İl Sağlık Müdürlüğüne bildirilmiştir.Bu yazı ekinde davacıdan alınan 27.01.2012 tarihli savunma ve davalı şirketçe davacının izlenip gözlemlenmesine dair görevli kişi ifadeleri sunulmuştur. H.. M..Y... imzalı 27.01.2012 tarihli tutanakta M.. Ç.. hakkında yaklaşık 4 ay önce "eczacı kalfası olarak çalışan bir arkadaşının olduğu ve hastanede hasta recetelerinin bu kişiye yönlendirildiği" şeklinde duyum aldıklarını, bunun üzerine Güvenlik sorumlu Yrd. T.. B.. ile kantin çalışanı N.. A..'a konunun takip edilmesi konusunda bilgi verildiğini, özellikle onkoloji bölümünde hastaların kantine reçete getirerek "burada yardımcı olunuyormuş" söyleminin olduğunun kantin garsonları tarafından ifade edildiğini, Fakat M.. Ç.. hakkında reçetelerin alınıp birilerine iletilmesi veya telefonla okunması konularında somut bir tespit yapılamamış olduğu bildirilmiştir. Davacıdan soru -cevap şeklinde alınan savunmada da davacı kesinlikle böyle bir yönlendirmenin olmadığını, eczanede yeğeni M...Ç..ın çalıştığını ve aile reçetelerinin haricinde kesinlikle ilaç alınmadığını bildirilmiştir. Duruşmada dinlenen davalı tanıkları davacının çevre eczacılarla, gözlemlerine göre normal bir ilişkisi olduğunu, davacının işten neden çıkartıldığını bilmediğini ifade etmiştir. Davacı tanıkları da birlikte çalıştıkları dönemde böyle birşey yaptığını hiçbir şekilde görmediklerini beyan etmişlerdir. Mahkemece de tanık beyanları ve davacının savunması dikkate alındığında davalının şüphesinin giderilemediği ve bu nedenle feshin haklı nedene dayandığı ifade edilmiştir. Her ne kadar davalı işveren, davacının söz konusu eczaneye reçete götürme ve reçetelerin telefonde eczacıya okunması yönünde iddia olunan eylemleri nedeniyle somut bir tespit yapılamadığını ve davacı tarafından yönlendirme yapıldığını ispat edememiş ise de, SABİM'e yapılan ihbar ve kantin garsonlarının bazı hasta yakınlarının davacıyı sordukları yönünde ifadesi ve davacının savunmasında 1. nolu cevabında -her ne kadar temyiz dilekçesinde davalı tarafça böyle ifade vermesi durumunda haklarının ödeneceği yönündeki baskı nedeniyle B...eczanesine bir dönem ortak olduğu şeklinde beyanda bulunmuşsa da böyle bir ortaklığının bulunmadığı savunmasında bulunmuşsa da- B... eczanesine 6 ay öncesinde bir miktar para verip ortak olduğunu ve daha sonra 2 ay önce verdiği parayı alıp ortaklıktan ayrıldığını ilişkisini kestiğini beyan ettiği ve davacının yeğeninin de bu eczanede çalışması nedeniyle eczaneye ilaç yönlendirmesi yapıldığı şüphesi nedeniyle işverence yapılan feshin, şüphe feshi olduğu bu tür fesihte işverenin işçisine karşı duyduğu şüphe nedeniyle aralarındaki bağlılık ve güven ilişkisinin zedelenmesine yol açtığından iş ilişkisinin devamı için gerekli olan uygunluğu ortadan kaldırdığı için işverence akdin devam ettirilmesi beklenilemeyeceğinden feshin geçerli nedene dayandığı anlaşılmıştır. İşverenin feshi, geçerli nedene dayandığından, somut delillerle iddia edilen hususlar ispatlanamadığından haklı fesih koşulları oluşmamıştır. Kıdem ve ihbar tazminatı talebinin kabulü gerekirken redine karar verilmesi hatalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 12.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.