7. Hukuk Dairesi 2010/8080 E. , 2011/5655 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 127 ada 2 parsel sayılı 5.000,28 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü adına arsa niteliği ile tespit edilmiş tutanak 11.6.1991 gününde kesinleşmiştir. 127 ada 2 parsel sayılı taşınmazdan ifraze
**7. Hukuk Dairesi 2010/8080 E. , 2011/5655 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 127 ada 2 parsel sayılı 5.000,28 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü adına arsa niteliği ile tespit edilmiş tutanak 11.6.1991 gününde kesinleşmiştir. 127 ada 2 parsel sayılı taşınmazdan ifrazen oluşan dava konusu 127 ada 8 parsel sayılı 2.140 m2 yüzölçümündeki taşınmaz trampa sonucu kayden 1.10.1999 gününde davalı Hazine adına yazılmıştır. Davacı ... ve paydaşları, tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptal ve tescil davası açmış, yargılama sırasında dava konusu taşınmazın mülkiyetinin kandilerine ait olduğunun tespitini talep etmiştir. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın mülkiyetinin davacılara ait olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece dava konusu 127 ada 8 parsel sayılı taşınmazın davacı tarafın tutunduğu 24.6.1957 tarih ve 393 sayılı tapu kaydının kapsamında kaldığı gerekçe gösterilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmadığı gibi, uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki haritada kayıtlarda tarif edilen sınır yerleri 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20. maddesi hükmü uyarınca yöntemine uygun biçimde gösterilmediğinden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersizdir. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı tarafın tutunduğu 24.6.1957 tarih ve 393 sayılı sicilden gelen 23.3.1989 tarih ve 57 sayılı, davalı hazinenin tutunduğu 28.7.1953 tarih ve 50 sayılı sicilden gelen 27.9.1989 tarih ve 14 sayılı tapu kayıtları ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri, varsa haritaları ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, tapu kayıtlarının dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile tarafların tapu kayıtlarının revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, bundan sonra dıştan komşu taşınmazların tespit tutanakları ve varsa dayanakları kayıtlar davalı iseler dava dosyaları da getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca tarafların tutunduğu tapu kayıtlarının haritalarının ölçeği ile kadastro paftasının ölçeği eşitlendikten sonra haritalar çakıştırılarak yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, uygulamada tapu kayıtlarının revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlar varsa özellikle göz önünde tutulmalı, kuşkusuz tapu kayıtlarının dayanağı haritalar yoksa kayıtta tarif edilen sınır yerleri esas alınarak uygulama yapılmalı, tapu kayıtlarında tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, uzman bilirkişiye dayanılan tapu kayıtlarında tarif edilen sınır yerleri düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmeli, uygulamaya ilişkin yerel bilirkişi ve tanık sözleri, dıştan komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve dayanakları kayıtlarla denetlenmeli, bu yolla dava konusu taşınmazın dayanılan tapu kayıtlarından hangisinin kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız saptanmalı, tapu kayıtları iç içe girdiği takdirde önceki günlü doğru temele dayanan ve hukuki değerini koruyan tapu kaydına değer verileceği düşünülmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 03.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.