11. Hukuk Dairesi 2010/16300 E. , 2012/20101 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ (BEYOĞLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ) Taraflar arasında görülen davada İstanbul 47. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/09/2010 tarih ve 2009/335-2010/386 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 04/12/2012 günü hazır bulunan davacı asil ... ile davacılar vekili Av. ... ile davalı vekili Av... dinlenildikten sonra duruşmalı işl…
**11. Hukuk Dairesi 2010/16300 E. , 2012/20101 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ (BEYOĞLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ) Taraflar arasında görülen davada İstanbul 47. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/09/2010 tarih ve 2009/335-2010/386 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 04/12/2012 günü hazır bulunan davacı asil ... ile davacılar vekili Av. ... ile davalı vekili Av... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekillerinin murisi ...'in dava dışı Türkiye Garanti Bankası A.Ş'den konut kredisi aldığını, bu kredi için hayat sigortası yapılmasının zorunlu tutulduğunu, davalı sigortacı ile 09.05.2007 tarihinde Yenileme Garantili Kredi Hayat Sigorta Poliçesi tanzim edildiğini, ölüm tarihine kadar sigortalı tarafından, ölümden sonrada müvekkilleri tarafından kredi taksitlerinin düzenli olarak ödendiğini, murisin kronik böbrek yetmezliği ve intraventriküler hemoraji nedeniyle öldüğünü, müvekillerinin ölüm tazminatı için davalıya başvurduklarını ancak davalının poliçe yapılırken sağlık beyan formunda kendisine sorulan sorulara uygun bildirimde bulunulmadığı gerekçesiyle tazminat ödemekten kaçındığını, sigortalının böbrek yetmezliğinin 8 aylık geçmişinin bulunduğunu, hemorajinin ise ölümünden 3 gün önce meydana geldiğini, sağlık beyan formunda yazılı soruların aslında murise sorulmadığını ileri sürerek 66.605 TL tazminatın 20.02.2009 tarihinden itibaren davalıdan faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dain mürtehin sıfatıyla dava hakkının Türkiye Garanti Bankasında olduğunu, sigortalının 10 yıldır hipertansiyon, 20 yıldır şeker hastası olduğunu, bu hastalıkların komplikasyonları sonucu gelişen böbrek yetmezliği ve beyin kanaması meydana geldiğini, oysa sigortalının sigorta başvuru ve sağlık beyan formunda herhangi bir hastalık geçirmediğini beyan ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Garanti Bankası Genel Müdürlüğünün 23.02.2010 tarihli yazı ile açılan davaya muvafakat edildiğini bildirdiği,sigortalı murisin poliçenin tanzimi öncesinde diyabet ve hipertansiyon hastalıklarının bulunduğu, bu hastalıkların tüm damarlarda tahribat yaptığı, göz ve böbrekleri etkilediği, kronik böbrek hastalığı oluştuğu, dolaşım sisteminin bozulduğu, mevcut hastalıklar nedeniyle 18.04.2007 tarihi itibariyle sol dizin diz üstü seviyesinden kesildiği, 09.05.2007 tarihli sağlık beyan formunda hiçbir sağlık sorununun olmadığını ortaya koyar şekilde tüm hastalıkların karşısında "hayır" ibarelerinin yazılı olduğu, sigortalının da bunu imzaladığı, formda daha sonra meydana gelen ölümle illiyet bağını oluşturan hipertansiyon, diyabet, böbrek yetmezliği hastalıklarının da yer aldığı, bu hastalıklarında olmadığına dair "hayır" ibaresinin yazılı olduğu sigortacının cayma hakkının rizikonun yani ölümün gerçekleşmesiyle doğduğu, sigortacının tazminatı ödemekten kaçınma hakkının olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.