11. Hukuk Dairesi 2010/9193 E. , 2011/2595 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.11.2009 tarih ve 2008/691-2009/504 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, la…
**11. Hukuk Dairesi 2010/9193 E. , 2011/2595 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.11.2009 tarih ve 2008/691-2009/504 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili Galkon A.Ş.'nin kurucu ortağı olduğu Nurettin Soykan Termik Santral A.Ş.'nin Adıyaman-Gölbaşı' nda Yap-İşlet-Devret (YİD) modeli ile 125 MW gücünde Termik Santral inşa ve işletilmesi konusunda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile mutabakata varılıp, sözleşme taslağı imzalanarak yasal prosedürün işletilmesi amacıyla Bakanlığa verildiğini, önsözleşmenin teminatı olarak müvekkili şirket tarafından anılan Bakanlığa (2.375.000) USD tutarında banka teminat mektubu verildiğini, müvekkilinin Adıyaman-Gölbaşı Termik Santral A.Ş.'de sahip olduğu 100 ve Adıyaman - Gölbaşı Kömür İşletmeleri A.Ş.'deki 5326 hissenin satışı konusunda davalıyla 21.04.2001 tarihli sözleşmeyi akdettiği, sözleşmeye göre şirket hisselerinin devir bedellerinin (3.500.000) USD olduğunu, satış bedelinin (300.000) USD’lik birinci diliminin devri müteakip iki gün içerisinde ödeneceği, 2. dilimi teşkil eden 1.000.000 USD’lık bölümünün imtiyaz sözleşmesinin Danıştay'ın onayından geçmesinden, 3. dilimi oluşturan 2.200.000 USD'lık bölümün ise bakanlıkla enerji satış anlaşmasının imzalanmasından sonra ödeneceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin imzalanmasını müteakip müvekkilinin sahibi olduğu ya da kontrolündeki hisseleri davalının belirttiği kişilere devrettiğini, devir bedelinin birinci dilimini oluşturan (300.000) USD'nin davalı tarafından ödendiğini, hisse satış bedelinden kalan bölümün ödenmesinin bakanlıkla imtiyaz sözleşmesinin imzalanmasına, enerji satış ve fon sözleşmelerinin imzalanmasına bağlı olduğu halde davalının sırf kendi eylemlerinden dolayı bu sözleşmelerin imzalanmadığını, bakanlığa kendi teminat mektubu vermeyerek, proje gecikmesine yol açtıkları gibi projenin iptalinin dahi söz konusu olduğunu, davalının hisse satışına konu şirketin yap-işlet-devret modeline göre bakanlık tarafından kabul gören fizibilite etüdünü bir kenara bırakıp, davalının müracaatıyla projenin otoprodüktör modele dönüştürülmesi sağlanarak bakiye hisse devir bedeliyle ilgili takvimin gerçekleşmesinin imkânsız hale getirildiği gibi, yasa değişikliği nedeniyle eski projeye dönüşe imkân kalmadığını, davalının aldığını aynen iade etme olanağının ortadan kalktığını, şirket varlığında yapılan değişikliklerlede protokoldeki etapların gerçekleşemez hale getirildiğini, davalının sözleşme aşamalarının gerçekleşmesine bakılmaksızın devir bedelini ödemekle yükümlü olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik (100.000) USD'nin % 10 akdi faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, Adıyaman-Gölbaşı Termik Santral yapımına ilişkin projenin iptali ya da müvekkilince geciktirilmesinin söz konusu olmadığını, 4694 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu çerçevesinde santralin yapımına ilişkin model değişikliğine gidilmesinin hisse devir sözleşmesinde belirtilen takvimi geçersiz hale getirdiğini, sözleşmenin YİD modeli ile olmasa da "Otoprodüktör" modeli ile halen devam ettiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, Adıyaman Gölbaşı Termik Santrali A.Ş’nin 3096 sayılı yasa kapsamında YİD modeli ile yürütülen çalışmalarda davalı şirketin yapısındaki değişikler nedeniyle bakanlık tarafından teminatların yenilenmesinin istenildiği, ancak gereken teminatın sunulmadığı, yüklenici (davalı) tarafından 28/03/2001 tarihli yazı ile santralin otoprodüktör modelle yapımı için başvurulduğu, 06/08/2001 tarihli yönetim kurulu kararıyla da Adıyaman Gölbaşı Termik Santralinin YİD modeli ile yapımından vazgeçildiği ve bu kararın 08/08/2001 tarihli yazı ile bakanlığa bildirildiği, bu iptal nedeniyle bakanlıktan herhangi bir hak ve alacağın olmadığının da taahhüt edildiği, bu suretle projenin sözleşmeye dönüştürülememesinde bakanlığın yasaya ve işleyişe uygun taleplerini yerine getirmeyen davalının kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 100.000 USD’nin dava tarihinden itibaren % 10’u geçmeyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 4/a maddesi hükmünce sözleşmede daha yüksek oranlı akdi veya gecikme faizi kararlaştırıldığı hallerde yabancı para borcunun faizinde Devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı yerine talep edilmiş olması koşulu ile akdi faiz oranında temerrüt faizi işletilmek gerekmesine karşın hisse devir sözleşmesinin 2-a-iii maddesinde kararlaştırılan yıllık % 10 akdi faize yönelik davacı istemi gözden kaçırılarak anılan yasal düzenlemedeki genel temerrüt faizi ilkesine göre karar verilmesi doğru olmamış ve katılma yolu ile temyiz isteminde bulunan davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından HUMK’nu 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıdaki gibi düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentteki nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerde davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının birinci bendinde yer alan .....” 'u geçmemek üzere 3095 Sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince” ibarelerinin çıkartılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, alınmadığı anlaşılan 6.682,15 TL temyiz ilam harcının davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 11.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.