7. Hukuk Dairesi 2024/350 E. , 2024/5263 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/377 E., 2023/2045 K. DAVA TARİHİ : 30.05.2018 KARAR : İtirazın esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 22. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/249 E., 2021/327 K. Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kablüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafında…
**7. Hukuk Dairesi 2024/350 E. , 2024/5263 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/377 E., 2023/2045 K. DAVA TARİHİ : 30.05.2018 KARAR : İtirazın esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 22. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/249 E., 2021/327 K. Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kablüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 26.11.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davalı vekili Avukat ..., karşı taraftan davacı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 4010 ada 4 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan 1 numaralı bağımsız bölümün davacı adına kayıtlı olup davalı tarafından haksız şekilde işgal edildiğini belirterek el atmanın önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda davalının oturmadığını, davalının kayınvalidesi ... tarafından kullanıldığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, bağımsız bölümün davalı ve ailesi tarafından bedeli ödenerek dava dışı şirketten satın alındığını, sözleşme ve ödemeye yönelik belgelerin bulunduğunu, davacının 3091 sayılı yasa uyarınca yaptığı başvurunun bu sebeple reddine karar verildiğini, taşınmazın teminat maksatlı verildiğini, tasarrufun davacı tarafta olmadığını, davacının İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği ifadede işlem sebebi olarak bağışlamayı gösterdiğini, yerin hediye olarak babası tarafından alındığından söz ettiğini, bağımsız bölümün esasen müvekkili kandırılmak suretiyle yakını olan ... vasıtasıyla teminat olarak alındığını, davacı aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasının derdest olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; 1.Dava konusu taşınmazın kayden davacı adına kayıtlı olup davalı tarafından haklı ve geçerli bir neden olmaksızın işgal edildiği, 2. Davacının kullanımının engellendiği ve taşınmaza fiilen el atıldığı, 3. Davalı hakkında açılan davanın kabulü gerektiği ancak davalının aile üyeleri yönünden açılmış bir dava bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının dava konusu bağımsız bölüme yönelik el atmasının önlenmesine, taşınmazın davacıya teslimine ve fazlaya ilişkin talebin ise reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 1.Verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile hüküm kurulduğunu, 2.Taşınmazın davacı tarafa teminat karşılığı ve inançlı işlem sonucunda devredildiğini, 3. Taşınmazın davacı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkilinin ailesine teslimi için İstanbul Anadolu 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/797 Esas sayılı dosyası üzerinden inançlı işleme dayalı olarak tapu iptali ve tescil talepli dava açıldığını, açılan davada ihtiyati tedbir kararı verildiğini, 4. İlgili dava bekletici mesele yapılmadan sonuca gidildiğini, 5. Dava konusu dairenin davalı tarafından kullanılmadığını ve bu hususun yazılı kesin deliller ile ispat edildiğini, 6. Kesin delillerin göz ardı edildiğini, 7. Niza konusu yerin davalının kayınvalidesi tarafından kullanıldığını, 8. Dava konusu dairenin davacı ve ailesi tarafından bedeli dava tarihinden yıllar önce ödenerek satın alınmasına rağmen bu hususta hiçbir araştırma yapılmadığını, 7. Aidat ödemelerinin yıllardır başkası tarafından yapıldığını, 8. Taşınmazın kim tarafından kullanıldığına yönelik keşif icra edilmediğini, 9. İstanbul Anadolu 32 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/361 Esas sayılı ecrimisil davasında dinlenen site yöneticisi ...'ün ‘…ben Q bahçe sitesinin yöneticisiyim. 2016 yılında göreve başladım,bu tarihten sonra benim bildiğim taşınmazda ... Özdal oturuyor idi, daha öncesinde de ... hanım oturuyor diye biliyorum… ben ... hanımı tanımıyorum, bu taşınmaz boşken daha doğrusu inşaat bittikten sonra ilk oturmaya başlayan ... hanım diye biliyorum. Ödemeler ... hanım adına geliyordu. ... hanım dairede tek yaşıyordu ... hanım da D 3 de yaşıyor diye biliyorum, altlı üstlü oturuyorlar...’ şeklinde beyanda bulunduğunu, İlk Derece Mahkemesince beyanların görmezden gelindiğini, 10. Ecrimisil davasında tapu iptali ve tescil davasının bekletici mesele yapılmasına rağmen mevcut uyuşmazlıkta bekletici mesele yapılmadığını, 11. Davacı vekili Bakırköy 18 Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/622 Esas sayılı dava dosyasında ‘…müvekkile ait olup da birkaç yıl önce ... Özdal’ın annesinin oturmasına müsaade ettiği, ancak aralarında ihtilaf çıkınca tahliye davası açılması üzerine…’ ve ‘…müvekkile ait evde oturan annesinin tahliyesine yönelik dava açılmasına karşı…’ şeklinde beyanlarda bulunduğunu, 12. İsticvap taleplerinin önce kabul edilip akabinde hiçbir gerekçe gösterilmeden reddedildiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ; davaya konu taşınmazın davacıya ait olduğu, davalının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan hakkının bulunmadığı, davalı tarafın mülkiyetin ihtilaflı olduğunu bildirerek bekletici mesele yapılması gerektiğini bildirdiği İstanbul Anadolu 9 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/797 Esas sayılı dosyasında davalının taraf olmadığı, keşfen ve dosya kapsamı ile dava konusu mesken nitelikli taşınmazın davalının tasarruf ve hakimiyetinde bulunduğu, bu durumda mevcut tapu kaydı ve çap iptal edilmedikçe mülkiyet hakkına üstünlük tanınması gerektiği ve İlk Derece Mahkemesince davacı tarafın el atmanın önlenmesi davasının kabulüne karar vermesinde isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen karara karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap dilekçesi, dosya kapsamındaki beyanlar ve İstinaf sebeplerine benzer gerekçeler ile Bölge Adliye Mahkemesinin karar ve gerekçesinin yerinde olmadığı ileri sürülerek hükmün bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mülkiyete dayalı el atmanın önlenmesi isteğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 683 üncü maddesi, 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 28.000,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26/11/2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.