4. Ceza Dairesi 2023/1472 E. , 2023/18038 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SUÇLAR : Hakaret, tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma Şüpheli hakkında hakaret, tehdit ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 21.10.2021 tarihli ve 2021/188105 soruşturma ve 2021/87705 karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına yönelik müşteki vekilinin itirazı üzerine ... Sulh Ceza Hâkimliğinin 08.04.2022 tarihli ve 2021/6998 değişik iş sayılı k
**4. Ceza Dairesi 2023/1472 E. , 2023/18038 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SUÇLAR : Hakaret, tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma Şüpheli hakkında hakaret, tehdit ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 21.10.2021 tarihli ve 2021/188105 soruşturma ve 2021/87705 karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına yönelik müşteki vekilinin itirazı üzerine ... Sulh Ceza Hâkimliğinin 08.04.2022 tarihli ve 2021/6998 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 04.01.2023 tarihli ve 94660652-105-34-24317-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.02.2023 tarihli ve KYB-2023/1472 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.02.2023 tarihli ve KYB-2023/1472 sayılı kanun yararına bozma isteminin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160 ıncı maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2 nci maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172 nci maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3 üncü maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekinin şikayetinde özetle, olay tarihinde şüphelinin saat 06.00 sıralarında müştekinin ikametinin zilini çaldığı, kapıda tanımadığı bir şahıs olduğu için müştekinin kapıyı açmadığı, ancak şüphelinin kapıyı tekrar çaldığı müştekinin açmaması üzerine kapıyı tekmelemeye başladığı ve müştekiye hitaben "Aç lan kapıyı salak mısın, bu daire benim olmasa niye geleyim, aç kapıyı göreceksin, sana gününü göstereceğim." şeklinde hakaret, tehdit ve kişilerin huzur ve sükununu bozduğundan bahisle şikayetçi olması üzerine yürütülen soruşturma neticesinde, somut delil bulunmadığından bahisle ... Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; olay yerinin site içerisi olduğu ve olaya ilişkin görüntüleri içeren kamera kaydı CD'nin dosyaya ibraz edildiğinin anlaşılması karşısında, söz konusu kamera kaydına ilişkin ayrıntılı ses ve görüntü çözüm tutanağı tanzim edilerek tutanaktaki hususların taraflara açıklattırılması ile olayın aydınlatılmasına yarar delillerin toplanması sonrasında yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 Sayılı Kanun'un 160 ıncı maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar." ikinci fıkrasında, "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." 170 inci maddesinin ikinci fıkrasında, “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler." 172 nci maddesinin birinci fıkrasında, “Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.” hükümleri düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten sonraki “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinde ise; (3) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, O Yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.” hükümleri yer almaktadır. Soruşturma evresinin asıl yetkilisi olan Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez ceza yargılamasının temel amacı olan maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için soruşturmaya başlayacaktır. Bir fiilin işlendiği haberinin alınması üzerine, suçu takibe yetkili makamlar tarafından derhal hazırlık soruşturmasına başlanmasını ifade eden ilkeye "araştırma mecburiyeti ilkesi"; hazırlık soruşturmasının neticesinde fiilin takibini gerektirecek hususlarda fiilin ve failin belli olması, yeterli emareler teşkil edecek vakıaların bulunması, başka bir ifade ile, şüphelerin ciddi olduğunun tespit edilmesi ve dava şartlarının gerçekleşmiş olması durumunda, yetkili makam tarafından kamu davasının açılmasını ifade eden ilkeye ise "kamu davasını açma mecburiyeti ilkesi" denilmektedir. Diğer taraftan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 13 üncü maddesi uyarınca da, temel hak ve özgürlükleri ihlal edilen kimselere etkili bir başvuru yapma hakkı tanınması zorunlu olup, anılan hükmün uygulanmasına ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarında, (Örn: Vilko E. - Finlandiya kararı 2007; Sürmeli - Almanya kararı 2006) etkili başvuru yolunun hem teoride, hem pratikte erişilebilir, yeterli ve etkili olması gerektiği belirtilmektedir. İncelenen dosyada, müştekinin şikayeti üzerine başlatılan soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra müşteki vekilinin itiraz dilekçesi ekinde yeni delil mahiyetinde görüntü kaydı içerdiğini iddia ettiği CD ibraz etmesi karşısında; itirazı incelemekle görevli mercii tarafından 5271 sayılı Kanun'un 173 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, teslim edilen CD'nin bilirkişiye tevdiinin yapılarak ayrıntılı bir çözümleme tutanağı düzenlettirilmesi yönünde kovuşturmanın genişletilmesine karar verilerek sonucuna göre, müştekinin itirazı hakkında karar verilmesi gerekirken, şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar ve bu karara itiraz sonucunda verilen itirazın reddine dair mercii kararı Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ... Sulh Ceza Hâkimliğinin 08.04.2022 tarihli ve 2021/6998 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2023 tarihinde karar verildi.