7. Hukuk Dairesi 2013/11829 E. , 2013/18507 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, kendisine mobing uygulandığını bu nedenle iş akdini fesh ettiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatının tahsilini istemiştir. Davalı vekili davacının, davalı işverene vermiş olduğu 08/01/2008 tarihli dilekçe ile …
**7. Hukuk Dairesi 2013/11829 E. , 2013/18507 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, kendisine mobing uygulandığını bu nedenle iş akdini fesh ettiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatının tahsilini istemiştir. Davalı vekili davacının, davalı işverene vermiş olduğu 08/01/2008 tarihli dilekçe ile istifasını açık olarak ortaya koyduğunu ve iş akdinin bu beyan çerçevesinde sonlandırıldığını, istifa dilekçesinin baskı altında alındığı hususunun doğru olmadığını, istifa dilekçesindeki beyanının gerçek olduğunu, davacının davalı şirketten istifa edip hemen üç gün sonra bir başka şirkette daha iyi koşullarda ve daha iyi ücretle işe başladığını, davacıya hiçbir şekilde psikolojik baskı yapılmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davacıya işyerinde istifaya zorlamak için baskı yapıldığı, gerçekte iş akdinin davalı işverence haksız şekilde feshedildiği gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazmianatı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. İş akdinin haklı nedenle fesh edilip edilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. Çağdaş iş hukuku bir taraftan uluslararası sözleşmeler, diğer taraftan Avrupa normları işçinin huzur içerisinde işini görmesi, emeğinin karşılığını alması, çalışma ilişkisinin, karşılıklı güvene dayanan tam bir uyum içerisinde olmasını amaçlamıştır. İşyerinde psikolojik taciz (mobbing) çağdaş hukukun son zamanlarda mahkeme kararlarında ve öğretide dile getirdiği bir hukuki kurumdur. Örneğin Alman Federal İş Mahkemesi bir kararında işçilerin birbirine sistematik olarak düşmanlık beslemesi, kasten güçlük çıkarması, eziyet etmesi veya bu eylemlerin işçinin başta işveren olmak üzere amirleri tarafından gerçekleştirilmesi olarak tanımlanmıştır. (BAG, 15.01.1997, NZA. 1997) Görüleceği üzere işçi bir taraftan diğer işçiye, diğer taraftan işverene karşı korunmaktadır. İşçinin anlattığı mobbing teşkil eden olayların tutarlık teşkil etmesi, kuvvetli bir emarenin bulunması gerekmektedir. Kişilik hakları ve sağlığın ağır saldırıya uğraması mobbingin varlığını tartışmasız ortaya koyar. Öte yandan ispat kurallarının zorlanan sınırları usul hukukunda yeni arayışlara yol açmıştır. Emare bu anlayışın bir sonucudur. Olayların tipik akışı, tecrübe kuralları göz önüne alındığında varılacak sonuçla ispat gerçekleşir. Başka bir anlatımla bu ilk görünüş ispatıdır. (Üstündağ. Saim:Medeni Yargılama Hukuku B.6, İstanbul 1997 ;sh.622)