7. Hukuk Dairesi 2022/5080 E. , 2023/6461 K. MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1014 E., 2022/1139 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ereğli(Konya) 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/7 E., 2021/55 K. Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali, olmazsa tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından …
**7. Hukuk Dairesi 2022/5080 E. , 2023/6461 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1014 E., 2022/1139 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ereğli(Konya) 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/7 E., 2021/55 K. Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali, olmazsa tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların murisi ...’in 06.07.2020 tarihinde öldüğünü, muris tarafından Ereğli ... Noterliğinde 26.11.1997 tarihli ve 11867 yevmiye numaralı vasiyetname düzenlendiğini, vasiyetnamenin açılarak okunduğunu, murisin vasiyetnamenin düzenlendiği sırada ileri yaşta olduğunu, sağlık raporu alınması gerektiği halde bu hususun göz ardı edildiğini, davalıların baskısı ile davacının mirastan pay almasını engellemek amacıyla kötü niyetle yapıldığını, murisin manevi cebir ve baskı altında iradesini açıkladığını, bu nedenlerle vasiyetnamenin iptalini, terditli olarak tenkisine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; zamanaşamı ve hak düşürücü sürelerin geçmesi nedeniyle davanın usul yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, murisin 1997 yılında resmi vasiyetname koşullarına uygun ve kendi özgür iradesini yansıtacak şekilde vasiyetname hazırladığını, davacı tarafın vasiyetname ile aynı gün Konya Ereğli ... Noterliğinin 26.11.1997 tarih ve 11888 yevmiye No.lu işlemi ile miras payının temliki sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşme uyarınca "muris eşi ...'in T.C. hudutları dahilinde sahibi olduğu ve bundan sonra sahip olacağı bilumum gayrimenkullerdeki miras payları ile ileride vefatı halinde kendisine kalacak olan miras paylarını 250.000.000 TL (iki yüz elli milyon Tl) bedel mukabilinde ...'in çocukları olan ..., ... ve ...'e eşit şekilde temlik ettiğini”, davacının vasiyetname düzenlendiğini bildiği halde bununla ilgili hiçbir itirazda bulunmadığını, davayı açmakta hukuki yararı olmadığını, murisin akıl sağlığının yerinde olduğunu, tenkis isteminin de haklı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Konya Ereğli .... Noterliği tarafından düzenlenen 26.11.1997 tarihli ve 11888 yevmiye No.lu düzenleme şeklinde miras payının temliki sözleşmesinin yazılı olarak, murisin katılımı ve muvafakatiyle yapılmış olduğu, sözleşmenin yapıldığı tarih itibarıyla yürürlükte bulunan 743 sayılı Medeni Kanunu'nun 612 ve 613 üncü maddelerinde bahsedilen tüm geçerlilik şartlarını taşıdığı, sözleşmenin imzalanma tarihi ile davanın açılma tarihi arasındaki zaman farkı gözetildiğinde sözleşmenin hile ile akdedildiğine yönelik iddiayla ilgili hak düşürücü sürenin fazlasıyla aşılmış olması nedeniyle dinlenilme olanağı bulunmadığı, mirastaki tüm paylarını kayıtsız şartsız ve ivazlı olarak diğer mirasçılara devreden davacının murisin ölümünden sonra kendisine intikal edecek bir miras payı olmadığı gerekçesiyle vasiyetnamenin iptali yönünden hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine, tüm miras payını devrettiğinden artık saklı payı bulunmadığı gerekçesi ile tenkis talebi yönünden ise davanın aktif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Dava dilekçesini tekrarlayarak deliller toplanmadan karar verildiğini, tanıklarının dinlenilmediğini, gerekçelerin usule ilişkin olmayıp esasa ilişkin olduğunu, murisin vasiyet düzenlenirken ileri yaşta olduğunu ve rapor alınması gerektiğini, vasiyetnamenin davalıların baskısı ile sadece davacının mirastan pay almasını engellemek amacıyla yapıldığını, miras taksim sözleşmesini hiçbir şekilde kabul etmediklerini, hile ile düzenlendiğini, karşılığında davacıya bedel ödenmediğini, geçersiz olduğunu, muğlak ifadeler bulunduğunu, miras payının devri sözleşmesinden sonra edinilecek haktan feragat edilemeyeceğini, sözleşmenin geçersiz olduğunu, davacının iradesi sakatlanarak imza atıldığını, vasiyetname ile temlik sözleşmesinin aynı amacı güden, davacıyı mirastan uzaklaştırmayı hedefleyen belgeler olduğunu ileri sürerek hükmün kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ortak miras bırakan ...'in noterde düzenleme şeklinde yapmış olduğu 26.11.1997 tarihli ve 11867 yevmiye numaralı vasiyetname ile sahip olduğu ve ileride sahibi olacağı taşınmazlarını davalılara vasiyet ettiği, yine aynı tarihli ve 11888 yevmiye numaralı işlem ile davacının miras bırakan ...'ten intikal edecek miras payını 250.000.000 ETL bedel karşılığında davalılara devrettiği, davacının 818 sayılı BK'nın 31 inci ve devamı maddelerine göre hak düşürücü süre içerisinde irade sakatlığı sebebine dayalı olarak miras payının devri sözleşmesinin geçersizliğini öne sürmediği, takbis kayıtlarına göre miras bırakanın 26.11.1997 tarihinden sonra taşınmaz mal edinmediği gerekçeleriyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri İstinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarlamıştır. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali, terditli tenkis istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 557 nci ve devamı maddeleri ile 560 ıncı ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.