6. Ceza Dairesi 2021/25255 E. , 2023/10995 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs HÜKÜM : Mahkûmiyet İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkil…
**6. Ceza Dairesi 2021/25255 E. , 2023/10995 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs HÜKÜM : Mahkûmiyet İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 10.01.2017 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-c, 35, 58, 53/1 maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır. 2. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.03.2018 tarihli ve 2017/60 Esas, 2017/211 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan beraatine karar verilmiştir. 3. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.03.2018 tarihli ve 2017/60 Esas, 2017/211 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 4.Ceza Dairesince duruşma açılarak yapılan yargılamada 14.11.2018 tarihli ve 2018/1407 Esas, 2018/2833 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararının kaldırılmasına ve sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-c, 35, 58 ve 53 maddeleri gereğince 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mükerrir olduğu kabul edilerek hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yağma kastının bulunmadığına, mahkûmiyeti gerektirir yeterli delil olmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmamasının yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Katılan ...’ın sanıkların kendisinden tehdit ile para istediği şeklindeki iddiasının gelini ve oğlu olan şahitler S.C. ve S.K.'nin beyanları ile desteklenmesi nedeniyle adı geçen şahitlerin yakın akraba olmaları sebebiyle katılanın tavsiye ve telkini ile iddia paralelinde bulunmalarının ihtimal dahilinde bulunduğu, ceza yargılamasında şüphenin bulunduğu ahvalde mahkûmiyet hükmünden bahsedilemeyeceği ve yine sanıklar ..., ... ve ...'ın inkara yönelik savunmalarının savunma şahitleri F.K.,Ç.E., K.G. ve N.D. tarafından doğrulanıp desteklenmesi nedeniyle sanığın atılı yağmaya teşebbüs suçunu işlediğinin vicdani kanaate elverişli delillerle tespit edilemediği, gerekçesiyle sanığın beraatine karar verildiği, anlaşılmıştır. 2. Katılan aşamalardaki ifadelerinde özetle, ".. 1999 yılında ... Yapı Kooperatifini kurduğunu 2007 yılına kadar başkanlığını yaptığını 2007-2011 tarihleri arasında ise sanık ...'nın başkanlığını yaptığını 2011 yılından sonra ise başkanlığı tekrar devraldığını ve ...'nın başkanlığı döneminde hakkı olmayan daireleri sattığı zimmet yapması nedeniyle şikayetçi olduğunu, 2015 yılı Aralık ayı sonu içerisinde yazıhanesine gelen ...’nın kooperatifin kendisine ait olduğunu istediği gibi işlem yapacağını izini olmadan çivi bile çakamayacağını söylediğini hakkını kanuni yoldan araması gerektiğini söylediğinde “bunun başka çözüm yolları var ben hakkımı alırım kaybedecek birşeyim yok sizinle görüşeceğiz" diyerek gittiğini, 2016 yılı Mart ayı içerisinde daha önce tanımadığı sanıklar ... ve ...’in iş yerine geldiklerini ...'ya 2000 yılında 500.000 USD para alacağım var kooperatifin eski başkanı bana yardımcı ol demesi üzerine ...'nın kooperatife borçlu olduğunu anlattığını, sanığın “ben ... yı vuracağım öyleyse .. senin anlattığın afaki bunun başka yolları da var ... abinin böyle işine gelir başka müteahhite devrederek inşaata rant sağlar..siz olay çözmek istemiyorsunuz ben alacağımı alırım almasını bilirim" dediği bu olaydan 1 hafta sonra ..., ..., ..., ... ve tanımadığı 3 kişinin iş yerine geldikleri, ...’nın “ben bu işten hakkımı almasını bilirim” dediğinde kendisinin “alacağın varsa mahkemeye git alacağını al” dediğini sanık ...’ın “... haklarını bana devretti ben haklarını alacağım”demesi üzerine haklarının olmadığını borcu olduğunu söylediğinde ...’ın “beni ilgilendirmez belli bir yaşa gelmişsin mutlu yaşa başına iş açma” dediğini, 12.05.2016 günü saat 13.30 sıralarında sanıklar ... ve ... in iş yerine gelerek aynı konuyu açtıklarını, "..ayın yirmisinde ödememiz var siz bu işi çözmek istemiyorsunuz" diyerek bağırdıkları sanık ...'ın “ilaç kullanıyorum benim elim ayağım titriyor kendimi kaybediyorum kendimi kaybedince de ne yapacağımı bilmem bana üç dairenin tapusunu vereceksin biz bu parayı bir şekilde alacağız, her yol mübah" diyerek tehdit ettiklerini daha fazla gerginlik olmaması ve oğluna zarar gelmesinden korktuğu için ...'dan alacakları feragat ve vekaletnameyi getirdiklerinde 3 daireyi vermeyi kabul ettiğini sanıkların herhangi bir evrak imzalamadan istemeden ayrıldıkları daha sonra aradıklarında evrak getirmeden tapuların devrini istediklerini" beyan etmiştir. 3. Sanığın 23.05.2016 tarihli kolluk ifadesinde, "..yaklaşık 13 yıl cezaevinde kaldığını hapse girmeden önce müteahhitlik yapan inceleme dışı (vefat eden) sanık ...'dan beşeri ilişkiler nedeniyle yaklaşık 500.000,00 dolar alacağının olduğunu bu tarihe kadar kendisini alacak konusunda rahatsız etmediğini son görüşmelerinde borcunu ödeyeceğini söylediğini 2016 yılında katılanın yazıhanesine ...'nın kooperatiften alacağı olup olmadığını öğrenmek için gittiğini ... ile katılan ...'in inşaattaki sorunları çözmek için konuştuklarını ...'nın kendisi hakkında ...’e bu şahsa benimde borcum var inşaatın bitmesini bekliyorum dediğini, dostane görüştüklerini, o günden sonra haftada bir yazıhanede toplandıklarını, 12.05.2016 tarihinde toplandıklarında ...'in kendisine 10 daire teklif ederek "sana borcunu ödeyim sen ...'nın işine karışma benim yanımda ol dedi" ben kendisine bana haksız teklifle gelme bu adaletsiz tekliftir kimsenin hakkını yemeden herkesin zarar görmeden inşaatın devam etmesini işi bitirmesini söylediğini, tokalaşıp ayrıldıklarını" savunduğu, ilk derece mahkemesinde alınan ifadesinde ise, ".....'ya 150.000 USD verip temelden 2 daire almak istediğini, ancak sanık ...’nın bu sözünü yerine getiremediğini ve borcunu ödeyemediğini, kollukta bu miktar 500.000,00 dolar olarak gösterilmiş ise de; 150.000,00 dolar karşılığı 500.000,00 TL olduğunu, ...'dan alacağını istediğinde parasının olmadığını ancak ... Yapı Kooperatiften alacağı olduğunu ve mahkemenin halen devam ettiğini söylediğini, kendisi de bir orta yol bulmak ümidiyle arkadaşı ... ile birlikte bir keresinde katılanın bürosuna gittiklerini, katılanın da bir defasında kendisinin iş yerine geldiğini, kesinlikle cebir, şiddet ve tehdit kullanmadığını, zorla senet ya da para istemediğini.." belirterek suçlamayı kabul etmemiştir. 4. İnceleme dışı sanık ... ifadelerinde özetle, ".. Sanık ...'ın arkadaşı ve uzaktan akrabası olduığunu hapse girerken ...'ya 500.000.00 TL'sına yakın borç verdiğini, ...'nın kooperatifi bitiremediği için parasını ödeyemediğini kooperatif başkanı ile görüşmeye gideceğini söylediğinde kendini yalnız bırakmamak için yanında gittiğini hakaret ve tehdit içerikli konuşmalar yapılmadığını" beyan etmiştir. 5. İnceleme dışı vefat eden sanık ... kolluk ifadesinde özetle, "..SS ... Yapı Kooperatifinin müteahhitliğini aldım ve başkanlığını yaptım daha sonra 2011 yılında kooperatifin başkanlığına ... geldi ben bu inşaatın müteahhitliğini yapmaktayım 2014 yılında ben bu inşaatı taşeron firmaya verdim inşaat devam etmektedir. ... inşaata masraf yapmış bu nedenle kendisine, "ne kadar harcama yaptıysan verelim bu tapuları sahiplerine devredelim" dedim, ...’in yüzünden kimseye tapularını veremedik benim işlerim kötüye gittiğinden dolay 2001 yılında ... dan 500.000,00 dolar borç almıştım yakın bir zamanda yanıma gelerek alacağını istedi ben de inşaatı biten binaların satışından elde edeceğim para ile ödeyeceğimi kooperatif ile sorunlar olduğunu görüşmeye gidip konuşalım dedim. ... yanında arkadaşı ..., benim ustam ... ve hatırlamadığım 5-6 kişi ile birlikte ...’in yazıhanesine gittik. Masrafların tespit edilememesi bu yüzden tapuların verilememesi nedeniyle gittik samimi ortamda konuştuk bilirkişi tespiti yapılması tapuların devri konusunda anlaştık ayrıldık ben ... ve ... ile iki kez ofisine gittim diğerleri benden hariç gittiler mi bilmiyorum diğer sanıklara benim adıma gidip konuşmalarını söylemedim görüşmelerde tehdit ve hakaret edilmedi" ilk derece mahkemesindeki savunmasında ise özetle; "..müdahil ve arsa sahipleriyle konuşup anlaşarak kooperatifin müteahhitliğini kendisinin devraldığını, 2007 yılından 2010 yılına kadar bu durumun devam ettiğini, yaptığı inşaat ve imalatlardan dolayı müdahil ...'den 3.000.000,00 TL alacaklı duruma geldiğini, parasını alamadığı için iflas ettiğini borçlandığını, sanık ...'dan daha evvelden 150.000,00 dolar aldığını, zaman içerisinde 150.000,00 doları 500.000,00TL'ye yapılandırdıklarını alacağını istediğinde de sanığa parasının olmadığını ancak kooperatifinden alacağı olduğunu söylediğini, ...’ın da bu konuyu araştırıp katılan ... ile ortak arkadaşları olduğunu ve kendilerini uzlaştıracağını söylediğini, birkaç defa katılanın bürosuna konuşmaya ve uzlaşmaya gittiklerini" belirterek suçlamayı kabul etmemiştir. 6. Kolluk tarafından düzenlenen 07.06.2016 tarihli mesaj tespit tutanağı ve 18.05.2016 tarihli görüntü inceleme tutanağı dava dosyasında mevcuttur. 7. Tanıklar S.K. ve S.K. ifadelerinde katılanı destekleyen beyanlarda bulundukları görülmüştür. 8. Tanıklar Z.K., İ.S., Y.A., F.K., Ç.E., K.G. ve N.D.'nin ifade tutanakları dava dosyası içerisindedir. 9. İnceleme dışı vefat eden sanık ... hakkında zimmet suçundan ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.03.2016 tarihli ve 2015/42 Esas ve 2016/155 Karar sayılı hükmü ile 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü ... Bölge Adliye Mahkemesi 4.Ceza Dairesinin 14.11.2018 tarihli ve 2018/1407 Esas, 2018/2833 Karar sayılı kararı ile, "..Katılanın aşamalardaki beyanları, sanık ... ile istinaf incelemesine konu olmayan diğer sanıklar ... ve ... savunmaları, tanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... beyanları ve tüm dosya kapsamından; Katılan ... ...'ın S.S. ... Yapı kooperatifi isimli kooperatifi kurup bir süre başkanlığını yürüttüğü, daha sonra bu kooperatifin başkanlığını istinaf incelemesine konu olmayan sanık ...'ın devraldığı ve bir süre başkanlık görevini sürdürdüğü, ancak sonraki aşamada katılanın tekrar başkanlık görevini devraldığı, katılanın kooperatif hesaplarında usulsüzlük olduğunu belirlemesi üzerine istinaf incelemesine konu olmayan sanık ... hakkında şikayette bulunması üzerine başlatılan soruşturma neticesinde sanık hakkında zimmet suçundan kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama neticesinde zimmet suçundan mahkumiyetine karar verildiği, sanık ...'nın katılanın yeniden kooperatif başkanlığına seçilmesinden sonra kooperatiften alacaklı olduğunu ileri sürerek katılandan birkaç kez talepte bulunduğu, ancak katılanın herhangi bir alacağın mevcut olmadığını söyleyerek sanık ...'nın bu taleplerini reddettiği, bunun üzerine sanık ...'nın iddia ettiği alacağını tahsil etmesini istinaf incelemesine konu sanık ...'dan talep ettiği, bunun üzerine sanık ...'ın yanında başka şahıslar da olduğu halde süreç içerisinde katılanın yanına giderek alacağı tahsil etmeye çalıştığı, bu bağlamda katılan üzerinde baskı kurup tehditlerde bulunduğu, ancak katılanın herhangi bir ödemede bulunmadığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar, sanık ... aşamalardaki savunmalarında katılana yönelik tehditte bulunmadığını savunmuş ise de; sanığa suç atması için bir neden bulunmayan katılanın beyanları, katılanın beyanlarını destekler nitelikteki tanıklar beyanı, sanığın katılanla görüşmeler yaptığına ilişkin ikrarı ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın cezadan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmeyerek, herhangi bir hukuki ilişkiden kaynaklı alacağının mevcut olmadığı katılana yönelik istinaf incelemesine konu olmayan sanık ...'nın iddia ettiği alacağı tahsil amacıyla tehditte bulunmak suretiyle yağma suçunu işlediği, katılanın herhangi bir ödemede bulunmaması nedeniyle de eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmaktadır.Sanık ...'nin, katılandan alacaklı olduğuna ilişkin bir savunması da bulunmamaktadır. Her ne kadar sanık ..., istinaf incelemesine konu olmayan diğer sanık ...'dan alacaklı olduğunu ileri sürmüş ise de, alacağın kaynağına ilişkin savunmaların hayatın olağan akışına uygun düşmediği gibi alacak miktarına ilişkin beyanların da aşamalarda çelişki gösterdiği anlaşılmaktadır. Sanık ...'ın, istinaf incelemesine konu olmayan sanık ...'dan alacaklı olduğu kabul edilse dahi, bunun katılana yönelik cebir veya tehditte bulunulmasını haklı göstermeyeceği gibi, TCK'nın 150/1.maddesinin uygulanmasını da gerektirmeyeceği, bu bağlamda sanık ...'ın herhangi bir hukuki ilişki içerisinde bulunmadığı katılana yönelik olarak, sanık ...'nın iddia ettiği alacağını tahsil amacıyla tehditte bulunduğu.." Gerekçesiyle "Hukuki Süreç" başlığının (3) paragrafında belirtildiği şekilde karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yağma Kastının Bulunmadığına, Mahkûmiyeti Gerektirir Yeterli Delil Olmadığından Beraat Kararı Verilmesi Gerektiğine, Sanık Hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci Maddesinin Uygulanmamasının Yasaya Aykırı Olduğuna İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden; 1. Katılanın aşamalardaki kararlı beyanları, tanıklar S.K. ve S.K.'nin katılanı destekleyen beyanları, sanığın tevil yollu ikrarı, kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar, inceleme dışı sanıklar ile tanıklar Z.K., İ.S., Y.A., F.K., Ç.E., K.G. ve N.D.'nin beyanları dikkate alındığında, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, Bölge Adliye Mahkemesince 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmamasına ilişkin "sanığın dosyaya yansıyan suç işleme eğilimi, atılı suçu işlemekten dolayı samimi ve ciddi bir pişmanlığının müşahede ve tespit edilmemesi, dolayısıyla ileride suç işlemekten çekineceğine dair kanaat oluşmaması.. takdiri indirim maddesinin her olayda uygulanan madde olmadığı .. uygulama koşulları oluşmadığı kanaatine varıldığı" şeklindeki gerekçesinde isabetsizlik bulunmadığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı eksik veya araştırılacak bir delil kalmadığı anlaşıldığından belirtilen nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerine yönelik hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Ancak, sanığın yağma eylemini birden fazla kişiyle birlikte iş yerinde gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 149. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin yanı sıra (d) bendi ile de uygulama yapılması ve suça konu paranın miktarı gözetilerek aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, bu hususların dikkate alınarak alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması gerektiğinin düşünülmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 4.Ceza Dairesinin 14.11.2018 tarihli ve 2018/1407 Esas, 2018/2833 Karar sayılı kararında sanık ... ve müdafiinin öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda kararda Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde belirtilen eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 3.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 25.05.2023 tarihinde karar verildi.