11. Hukuk Dairesi 2010/9523 E. , 2012/1628 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi ... olarak görülen davada Sakarya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.05.2010 tarih ve 2009/1134 - 2010/814 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belge
**11. Hukuk Dairesi 2010/9523 E. , 2012/1628 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi ... olarak görülen davada Sakarya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.05.2010 tarih ve 2009/1134 - 2010/814 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 30.09.2009 tarihli, (6.000) TL bedelli, keşidecisi Serkan Batur olan çekinin çalındığını ileri sürerek iptalini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, 23.02.2010 tarihli oturuma davacının gelmemesi nedeniyle dosyanın işlemden kaldırıldığı, 3 ay içinde davanın yenilenmediği gerekçesiyle HUMK'nun 409/5.maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, TTK’nun 730. maddesinin 20. bendi yollaması ile aynı Yasa’nın 669 vd. maddelerine dayalı çek iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davacının 23.02.2010 tarihli oturuma gelmediği, bu nedenle dosyanın işlemden kaldırıldığı ve davanın 3 ay içinde yenilenmediği gerekçesiyle, HUMK’nun 409/5. maddesi uyarınca, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Ancak oturumun 23.02.2010 tarihine bırakıldığı 21.01.2010 tarihli celsede, davacı vekilince mazeret dilekçesi gönderilmiş, mahkemece davacı vekilinin mazeretinin kabulüne ve duruşma gününü Uyap sisteminden öğrenmesine karar verilmiştir. Oysa HUMK'nda duruşma gününün Uyap sisteminden öğrenilmesi diye bir usul bulunmamaktadır. O halde mahkemece davacı vekilinin mazereti kabul edildiğine göre, 23.02.2010 tarihli yeni duruşma günü davacı vekiline usulüne uygun bir şekilde bildirilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 21.02.2012 - SK