(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/14728 E. , 2012/42559 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun v…
**(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/14728 E. , 2012/42559 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Sanık ...'nın Sosyal Sigortalar Kurumundan emekli aylığı alan babasının ölümünden sonra almak amacıyla evli olduğu sanık ...'dan 22.09.2005 tarihinde boşanıp, birlikte aynı evde yaşamaya devam ederek 01.10.2005 ve 18.11.2006 tarihleri arasında yetim maaşı alarak haksız çıkar sağladıklarının iddia olunduğu olayda suçun unsurlarının oluşmadığına dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 02.10.2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY; İddianamedeki sevk ve nitelendirme çerçevesinde; eylemlerin değerlendirilmesi gerektiği buna göre, sanıkların dolandırıcılık suçundan cezalandırılmaları talep edildiğinden bu suçun yasal unsurlarının irdelenmesi gerekmektedir. Asliye Hukuk Mahkemesinden alınan boşanma ilamının şekli ve içeriği konusunda muvazaalı olduğundan bahsedildiği, ancak bu kararın geçerli veya geçersizliği hususunda sahtecilik ile ilgili bir dava bulunmadığı göz önünde tutulmalıdır. Esasen boşanma ilamının muvazaalı olup olmamasının da dosyaya özgü eylemle ilgili dolandırıcılk suçu açısından bir önemi yoktur. Tartışılması gereken, boşanma kararının hukuken geçerli olup olmadığı değildi. Ceza yargılamasında yargıcın görevi, maddi gerçeği ortaya çıkarmaktır. Sanıklara yüklenen suç, dolandırıcılıktır. Buna göre, üzerinde durulması gereken konu; kadının, kocasından gerçekte boşanmadığı halde boşanmış görüntüsü vererek yaşamsal olarak dul olduğuna kurumu inandırarak babasından dolayı ölüm aylığı bağlatması eyleminde, atılı suçun unsurları olan, kuruma yönelik hileli davranışı olup olmadığı, gerçek durumunu gizlemesi sonucunda katılanı aldatması, kurum zararı ve haksız yarar durumu tartışılmalıdır.