İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... nezdinde ZMM sigortalı olan, diğer davalı ...'un da sevk ve…
T.C. İSTANBUL BAM 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2025/941 KARAR NO : 2025/2017 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/12/2024 NUMARASI : 2024/82 Esas - 2024/818 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... nezdinde ZMM sigortalı olan, diğer davalı ...'un da sevk ve idaresinde bulunan ...plaka sayılı aracın, vekil edenine ait ... yabancı plakalı araca arkadan çarpması neticesinde meydana gelen 03/08/2018 günlü trafik kazasında, müvekkilinin aracının hasarlandığını, Türkiye'de kısa süreli tatil amaçlı bulunan ve esasen Almanya'da ikamet eden davacının hasar tespitini ve gerekli tamiratları Almanya'ya döndüğünde yaptırabildiğini, müvekkilinin aracında meydana gelen hasar bedelinin 8.797,74-EURO olduğunun ekspertiz incelemesi neticesinde belirlendiğini ve davalı ... şirketine yapılan başvuru neticesinde 03/01/2019 tarihinde 982,00-EURO karşılığı olan 6.088,45-TL ödeme yapıldığını, bu durumda karşılanmamış hasar bedelinin 7.815,74-EURO olduğunu beyanla; 7.815,74-EURO bakiye hasar bedelinin davalı ... şirketinden poliçe limiti dahilinde, diğer davalıdan ise kusuru oranında olmak üzere her bir davalı için belirlenecek temerrüt tarihinden itibaren işletilecek temerrüt faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş; dava dilekçesinde ayrıca, araçta oluşan zararın belirlenebilmesi için yapılmak zorunda kalınan 1.217,37-EURO hasar tespit gideri ile bu raporun tercüme gideri olan 720,00-TL'nin de yargılama giderleri kapsamında davalılara yükletilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya sebebiyet verdiği ileri sürülen aracın, vekil edeni sigorta şirketi nezdinde 08/05/2018-08/05/2019 tarihleri arasını kapsar biçimde ZMM sigortalı olduğunu, ancak poliçe hükümlerine göre sigorta teminat limitlerinin türk lirası cinsinden belirlendiğini bu nedenle davacının yabancı para cinsinden yapmış olduğu talebin haklı bir talep olmadığını, ayrıca talep edilen alacak miktarının, dava tarihi itibariyle Türk Lirası karşılığının ne olduğunun belirtilmediği ve hangi miktar üzerinden dava harcının yatırıldığının da anlaşılamadığını, keza basit bir tampon hasarının oldukça düşük bir maliyetle tamir edilmesi mümkün iken 8.797,94-Euro gibi çok fahiş bir tamir ücretinin tespit edilmesinin gerçeklerle bağdaşmadığını, talebin teminat limitlerinin üzerinde olduğunu ve müvekkil şirket tarafından 03.01.2019 tarihinde 982-Euro karşılığı 6.088,45-TL ödemenin de davacı tarafa yapılmış bulunduğunu, yapılacak hesaplamada bu durumun dikkate alınması gerektiğini, keza müvekkilinin davacı tarafça kendiliğinden Almanya'da yaptırmış olduğu hasar tespit ve tercüme giderlerini ödeme yükümlülüğü de bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı ise yargılama oturumlarına katılmamış, davaya karşı herhangi bir savunmada bulunmamıştır.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;-Davanın kabulü ile 7.815,74 EURO maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 02/10/2018 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken oranlı faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TCMB'nin efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (davalı ... şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere)-Hasar tespiti gideri 1.217,37-Euro ve hasar tespit raporu tercüme gideri 420,00TL nin yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmesine, davalılardan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Karara karşı davalı ... vekili ve davalı ... tarafından ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemizce verilen 28/12/2023 gün 2020/1831 Esas 2023/2212 Karar sayılı ilamla; taraflar arasında görülmekte olan davanın; trafik kazası nedeniyle davacının aracında meydana gelen araç hasar bedelinin tazmini ile ekspertiz gideri ve tercüme masraflarının davalılardan tahsili isteğine ilişkin olduğuna işaret edildikten sonra;"1-Davacıya ait aracın Alman plakalı bulunduğu, davacının Almanya'da ikamet ettiği, tatil amacıyla geldiği Türkiye'de meydana gelen kazada aracın hasarlandığı, hasar tespitinin Almanya'da yapıldığı, davacının bu tespitin yapılabilmesi için ekspertiz ücreti ödediği anlaşıldığına göre, davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedelinin ve bu hasar bedelinin tespiti için yapılan ekspertiz giderine ilişkin belirlemenin, ikametgahı olan ülkedeki koşullara ve bu ülkenin para birimi gözetilerek belirlenmiş olmasında bir isabetsizlik olmadığı gibi bu şekilde belirlenen alacağın yabancı para cinsinden talep edilmiş bulunmasında da herhangi bir yasal engel olmadığı gözetildiğinde (Bkn; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/8516 Esas - 2017/2499 Karar sayılı ilamı) mahkemece verilen kararda kural olarak herhangi bir isabetsizlik mevcut değil ise de; davacının aracında meydana gelen hasarın Almanya şartlarına göre olsa dahi doğru şekilde belirlenmesi uyuşmazlığın çözümünde önem arz etmektedir. Somut olayda, davacının eldeki davaya dayanak kıldığı ve Almanya'daki bir şirketten temin edildiği anlaşılan hasar tespitine ilişkin 07/08/2018 günlü ekspertiz raporunda araçtaki hasarın onarılabilmesi için gerekli masrafın KDV hariç 7.393,06-EURO bulunduğu, buna %19 oranında KDV eklendiğinde toplam zararın 8.797,74-EURO olacağının açıklandığı; akabinde de söz konusu bu aracın yeniden alınması halinde alım değerinin Almanya koşullarına göre 9.675,00-EURO olacağı ve aracın da tamir edilemez bulunduğunun belirtildiği görülmüştür.Ne var ki, açıklanan bu tespit karşısında davacı tarafça bu tespite rağmen aracın onarımının sağlandığı, tamir bedelinin ödendiği yönünde herhangi bir belge sunulmadığı dosya kapsamından anlaşılmıştır.Diğer taraftan, davacı tarafça ibraz edilen belgelere göre belirlenen tamir bedeli aracın tamir edilmesi koşuluyla ödenmesi gereken meblağa ilişkindir. Hal böyle olunca davacı; dayanağını oluşturan ekspertiz raporunda aracın tamir edilemez olduğu açıklanmasına rağmen aracı tamir ettirdiğini ve bu tamir için ne miktar ödeme yaptığını ve dahi bu ödemeyi kime yaptığını kanıtlamak zorundadır. Aksi takdirde hükme esas alınan ve davacı tarafça bu yönüyle itiraza uğramayan 20/01/2020 günlü bilirkişi raporundaki "aracın onarımının ekonomik olmayacağı" şeklindeki değerlendirmede gözetilerek uğranılan zararın buna göre belirlenmesi gerektiği konusunda duraksamamak gerekir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş davacıya aracını Almanya'da tamir ettirdiğini gösterir belge ve bilgileri sunması için mehil ve imkan tanınması, ayrıca aracın satılıp satılmadığının da davacıya sorularak belirlenmesi, araç elden çıkarılmış ise satış belgesinin istenilmesi, araç elden çıkartılmamış ise halen davacı adına kayıtlı olduğuna ilişkin kaydın sunulmasının istenilmesi ve ondan sonra davalı ... şirketince yapılan ödemede gözetilerek taraflar arasındaki uyuşmazlığın halli cihetine gidilmesi gerekirken, araç tamir edilmiş ve tamir bedeli de ödenmiş veya araç gümrüğe bırakılmış (terk edilmiş) gibi bir değerlendirme sonucunda taleple bağlı kalınarak, talebin tamamının kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Zira davalı taraf davacının uğradığı gerçek zarar miktarı ile sorumlu olup, uğranılan zararın boyutunu ispat külfeti de davacıya aittir. 2-Bundan ayrı kabule göre de; davacı aracında meydana gelen hasarın tespiti amacıyla, ekspertize ödenen fatura bedeli asıl alacak niteliğinde olmayıp, yargılama giderlerindendir. Bu nedenle ekspertiz masrafı olan ve belgelenen 1.217,37-EURO'nun fatura tarihi olan 07/08/2018 tarihindeki TL karşılığı yargılama gideri kapsamında değerlendirilmesi ve buna göre hüküm kurulması gerekirken (Bkn; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2014/19847 Esas - 2014/16462 Karar sayılı ilamı) hatalı değerlendirme sonucunda asıl alacakmış gibi EURO cinsinden, davalıların sorumluluğu yoluna gidilmesi de doğru olmamıştır.Keza, davalı ... şirketinin sorumluluğunu belirleyen poliçe limiti 38.000,00-TL ile sınırlı bulunmaktadır. Borçlar Kanunu 83 (Türk Borçlar Kanunu 99) maddesi; sözleşmeden veya sözleşme dışı bir nedenden kaynaklanmış olmasına göre bir ayrım yapmaksızın, vadesinde ödenmeyen yabancı para borcunun, vade veya fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının istenebileceği hükmünü taşımakta olup, infazın bu hüküm çerçevesinde gerçekleştirileceği sabittir. (Bkn; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/4637 Esas - 2020/6616 Karar sayılı ilamı) Ancak, açıklanan bu husus hüküm yerinde açıkça gösterilmemiş olup infaz aşamasında tereddüt oluşmasına sebebiyet verebileceğinden doğru görülmemiştir." denilmek suretiyle, davalı ... ve davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulüne cihetine gidilerek, ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-a/6 hükmü uyarınca kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.Dairece verilen kaldırma kararından sonra 2024/82 esasa kayıtlanan davanın yargılaması neticesinde mahkemece; iddia, savunma, kaldırma kararı, kaldırma kararından önce ve sonra toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı yeniden değerlendirilerek;Kaldırma kararından sonra dosyaya kazandırılan kayıt ve belgelerden de anlaşılacağı üzere, davacıya ait yabancı plakalı aracın, 02/096/2018 tarihinde KDV dahil 8.797,96-Euro ödeme karşılığında Almanya'da onarımının sağlandığı, müteakip aracın 16/09/2019 tarihinde 7.500,00-Euro bedelle satıldığı, bu durumda davacının gerçek zararının 8.797,86-Euro olduğu, davalı ... tarafından yapılan 6.088,45-TL'lik ödemenin 982,00-Euro'ya karşılık geldiği, sonuç itibariyle davacının karşılanmamış zararının 7.815,74-Euro bulunduğu ve sigorta şirketinin poliçe limitinin de 36.000,00-TL olduğu dikkate alındığında, buna göre hüküm tesis edilmesi ve hasar tespiti için yapılan masraflara ilişkin talebin de kaldırma kararında işaret edildiği üzere yargılama giderleri kısmında değerlendirilmesi gerektiği şeklindeki özet gerekçeyle;-Davanın kabulü ile 7.815,74 EURO maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 02/10/2018 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken oranlı faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TCMB'nin efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (davalı ... şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere)-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 19.656,45-TL karar ve ilam harcından, davacı taraftan peşin alınan 876,41 TL harcın mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye 18.780,04-TL karar harcının davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,-Davacı tarafından yatırılan ve (3) numaralı maddede mahsup edilen toplam 876,41-TL harcın, davalılardan alınarak davacıya verilmesine,-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 46.040,59-TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,-Davacı tarafından yapılan 44,40-TL başvurma harcı, 700,00-TL bilirkişi masrafı, hasar tespiti gideri 7.450,42-TL ve hasar tespit raporu tercüme gideri 420,00-TL, 743,00-TL posta giderleri ve diğer giderler olmak üzere toplam 9.357,82-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davalı ... vekilinin istinaf nedenleri; her ne kadar müvekkili sigorta şirketinin poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla sorumluluğu yoluna gidilmiş ise de kaldırma kararında poliçe limitinin 38.000,00-TL olarak ifade edildiği, yerel mahkemece verilen kararın gerekçe kısmında da poliçe limitinin 36.000,00-TL olarak gösterildiği dikkate alındığında, herhangi bir duraksamaya sebebiyet verilmemesi için hüküm yerinde açıkça poliçe limitinin doğru biçimde miktar olarak gösterilmesi ve ayrıca sigorta şirketinin davacı tarafa eldeki dava açılmadan önce yaptığı ödeme dikkate alınarak poliçe limitinden düşülmesi ve bu şekilde müvekkili sigorta şirketinin sonuç sorumluluğunun ne olduğunun hüküm yerinde açıkça belirtilmesi gerekirken bunun yapılmamış olmasının hatalı bulunduğu, kabule göre de; hüküm altına alınan yargılama giderleri ile vekalet ücreti bakımından müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun bakiye poliçe limitiyle sınırlı olduğu dikkate alınarak yani oranlanmak suretiyle belirlenmesi gerekirken, diğer davalı ile birlikte tam sorumluluğu yoluna gidilmesinin isabetsiz bulunduğu ve müvekkili şirketin Almanya'da yaptırılmış olan hasar tespiti giderlerini ödeme gibi bir yükümlülüğü olmadığının da dikkate alınmadığı, oysa alınması gerektiğine yöneliktir.Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen araç hasarına dayanılarak açılmış maddi tazminat isteğine ilişkindir.(1) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesiyle çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve özellikle kaldırma kararından sonra davacı tarafça dosyaya ibraz edilen aracın Almanya'da onarıldığını gösterir fatura dikkate alındığında, davacının araç hasarına bağlı gerçek zararının 8.797,76-Euro olduğu, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin mahsubu neticesinde karşılanmamış zararının 7.815,74-Euro bulunduğunun kabul edilmesinde ve davacının aracında oluşan hasar bedelinin tespiti amacıyla Almanya'da yaptırdığı ekspertiz incelemesi nedeniyle ödediği anlaşılan 1.217,37-Euro'nun ödeme tarihi olan 07/08/2018 tarihindeki TL karşılığının yargılama gideri niteliğinde olması nedeniyle, yargılama giderlerine dahil edilmek suretiyle davalı tarafın sorumluluğu yoluna gidilmiş olmasında da bir yanılgı tespit edilememesine göre; aşağıda belirtilen hususlar hariç, davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir.(2) Ne var ki, Dairemizce verilen kaldırma kararında da açıkça ifade edildiği gibi (-kaldırma kararında maddi hata yapılarak poliçe limiti 38.000,00-TL olarak yazılmış ise de) davalı ... şirketinin sorumluluğunu belirleyen poliçe limiti kaza tarihi itibariyle 36.000,00-TL ile sınırlı bulunmaktadır. Borçlar Kanunu 83 (Türk Borçlar Kanunu 99) maddesi; sözleşmeden veya sözleşme dışı bir nedenden kaynaklanmış olmasına göre bir ayrım yapmaksızın, vadesinde ödenmeyen yabancı para borcunun, vade veya fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının istenebileceği hükmünü taşımakta olup, infazın bu hüküm çerçevesinde gerçekleştirileceği sabittir. (Bkn; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/4637 Esas - 2020/6616 Karar sayılı ilamı) Ancak, açıklanan bu husus hüküm yerinde açıkça gösterilmemiş olup infaz aşamasında tereddüt oluşmasına sebebiyet verebileceğinden, davalı ... şirketinin asıl talep yönünden azami sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olduğu, eldeki dava açılmadan önce yapılan ödeme ile bu sorumluluğunun bir miktar azaldığı sabit olduğu halde, mahkemece infaz aşamasında herhangi bir tereddüte mahal olmaması açısından davalı ... şirketinin poliçe limitinin ne olduğu ve yapılan ödeme ile ne kadar bakiye limit kaldığının da karar yerinde gösterilmesi gerekirken bunun yapılmamış olması doğru olmadığı gibi davalı ... şirketinin yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretine ilişkin sorumluluğunun da bakiye poliçe limiti ile sınırlı olduğu gözetilerek, oranlanmak suretiyle belirlenmesi gerekirken, herhangi bir oranlama yapılmaksızın her iki davalının yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinden birlikte sorumluluğu yoluna gidilmesi de hatalı olmuştur.Ancak az yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... aleyhine gerçekleştirilen hatalı uygulamanın giderilmesi yeniden yargılama yapılamasını gerektirmediğinden, davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun açıklanan bu hususlara münhasır kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca kaldırılmasına ve istinaf yasa yoluna başvuru konusu yapılmayan hususlar ile reddedilen istinaf itirazları nedeniyle taraflar yararına oluşan usulü kazanılmış haklar gözetilerek hükmün esasına dokunulmaksızın sadece yanılgılı olduğu sonucuna varılan hususların istinaf eden davalı ... yararına düzeltilmesi (-kamu düzeninden olan harç hariç) suretiyle yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmesi gerekmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/12/2024 tarih ve 2024/82 Esas - 2024/818 Karar sayılı kararına karşı davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle KABULÜNE; öteki istinaf itirazlarının ise yukarıda (1) nolu bentte gösterilen sebeplerle REDDİNE, a/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan toplam 4.914,11-TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalı ... şirketine iadesine,b/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,c/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ise takdiren üzerinde bırakılmasına, 2/İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/12/2024 tarih ve 2024/82 Esas - 2024/818 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, a/Davanın KABULÜ ile; 7.815,74 EURO maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 02/10/2018 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken oranlı faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TCMB'nin efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak davalılardan (-davalı ... şirketinin sorumluluğu poliçe limitinden arta kalan 29.911,55-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsiline,b/Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca belirlenen 19.656,45-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan 876,41-TL'nin düşümü ile kalan 18.780,04-TL eksik harcın davalılardan (-davalı ... şirketinin sorumluluğu 2.043,26-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,c/Davacı tarafından yapıldığı anlaşılan 876,41-TL'si peşin harç, 44,40-TL'si başvurma harcı, 700,00-TL'si bilirkişi ücreti, hasar tespiti gideri 7.450,42-TL ve hasar tespit raporu tercüme gideri 420,00-TL, 743,00-TL posta giderleri ve diğer giderler olmak üzere toplam 10.234,23-TL yargılama giderinin davalılardan (-davalı ... şirketinin sorumluluğu 982,48-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine,ç/Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden (-usulü kazanılmış haklar ile istinaf eden aleyhine hüküm tesis edilemeyeceğine ilişkin ilke gözetilerek) ilk derece mahkemesi tarafından belirlenen 46.040,59-TL vekalet ücretinin davalılardan (-davalı ... şirketinin sorumluluğu 29.911,55-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine,d/Davalılar tarafından yatırılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,e//İstanbul Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin, davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 3/Taraflarca yatırılan gider avanslarından arta kalanının ilgilisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 24/12/2025