11. Hukuk Dairesi 2021/3722 E. , 2022/7730 K. MAHKEMESİ :BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 22.05.2017 tarih ve 2013/109 E. - 2017/366 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nce verilen 07.04.2021 tarih ve 2018/275 E. - 2021/580 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı …
**11. Hukuk Dairesi 2021/3722 E. , 2022/7730 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 22.05.2017 tarih ve 2013/109 E. - 2017/366 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nce verilen 07.04.2021 tarih ve 2018/275 E. - 2021/580 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, taraflar arasında 19.08.2011 tarihli ticari paket sigorta poliçesinin düzenlendiğini, 2012 yılında özellikle Ocak ayı sonu ve Şubat ayı başında Ankara'da beklenin üzerinde karın yağması ve bu nedenle fabrika binası çatısını ayakta tutan klonların kayması ve deforme olması üzerine sigorta şirketinin bilgisi dahilinde fabrika binası çatısını taşıyan kolonlara geçici olarak destekleme çalışması yapıldığını, buna müteakip bedelin tahsilini talep ettiklerini, davalının 11.989,58 TL ödeme yaptığını, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak ibraname imzaladıklarını ancak bakiye 112.807,22 TL'nin ödenmediğini ileri sürerek, bu miktarın dava tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davalının fabrikasında meydana gelen hasar nedeniyle yapılan ihbar üzerine görevlendirilen eksperlerinin yaptığı inceleme neticesinde hasarlı binanın yapı ruhsatının bulunmadığını, binanın kaçak yapı konumunda olduğunu, TS498 Çelik Çatı Elemanları seçilirken kâr yükü hesabının yapılmadığını, yine TS648 Çelik Çatı Uygulamasında bu yönetmelikteki kriterlere uyulmadığını ve statik hesaplama yapılmadığının tespit edildiğini, ayrıca kolonlarda meydana gelen hasarın çelik yapı projesinde görülmeyen ilave çatı fenerlerinin projede olmadığını, çatı fener ağırlıklarının hesaplanmaması nedeniyle kar ağırlığı ile birlikte kolon üst ek yerlerinde zorlama meydana gelmesi sonucu hasarın oluştuğu gerekçesiyle poliçedeki kar ağırlığı teminatının geçerli olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, sigortanın sadece kar ağırlığı rizikosu çerçevesinde üç adet kolonda ve bunların üst kısımlarında meydana gelen burkulmalar ile hasarlı çatı ve elemanlarının onarılması için gerekli bedellerden sorumlu olduğu ve bu bedellerin serbest piyasa rayiçlerine göre KDV dahil 20.679,26 TL olarak tespit edildiği, bu miktardan sigortanın ödediği miktar düşüldüğünde bakiyesi 8.689,88 TL'nin davacıya ödenmesi gerektiği, ancak davacının çatı hasarı dışındaki, çatının çökmesi sonucun meydana gelen diğer hasarları ise binasını usunlünce inşa etmediği ve doğru beyan yükümlülüğünü yerine getirmediği için poliçe teminatı kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir. İstinaf mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 02/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.