T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/318 Esas KARAR NO: 2026/413 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2025/1128 (Derdest Dava Dosyası) TARİH: 12/12/2025 (Ara Karar Tarihi) DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 02/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara ka…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/318 Esas KARAR NO: 2026/413 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2025/1128 (Derdest Dava Dosyası) TARİH: 12/12/2025 (Ara Karar Tarihi) DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 02/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, faaliyet gösterdiği alanda çeşitli ürün ve hammadde satışı gerçekleştiren bir firma olduğunu, bu kapsamda piyasada bahse konu malların şirketlere satılması yönünde çeşitli ticari anlaşmalar yapıldığını, müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki uyuşmazlığa konu borcun, taraflar arasındaki çeşitli malların satın alımına ilişkin olduğunu, anlaşma doğrultusunda davalı şirket tarafından satın alımı gerçekleştirilen mallara ilişkin gerekli ödemelerin yapılması yükümlülüğü altına girildiğini, müvekkili şirket tarafından ilgili faturalar keşide edilmişse de davalı şirket tarafından yükümlü olunan ödemelerin gerçekleştirilmediğini, davalılar tarafından müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmaması nedeni ile davalı/borçlular aleyhine ... Müdürlüğünün .....E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı/borçluların haksız itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini beyanla davalı borçlunun borca yeter miktarda menkul ve gayrimenkullerinin 3. kişilere satış ve devrinin engellenmesiyle, 3. kişiler nezdindeki hak ve alacaklarının haczedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; talepte bulunan tarafından talebin dayanağı olarak sunulan alacağın varlığı ve muaccel olduğuna ilişkin belgelerin, alacağın varlığı yönünde yaklaşık ispat koşullarının gerçekleştiği yönünde bir kanaat oluşturmadığı, talepte bulunanın aleyhine talepte bulunan kişiden alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise ne miktar alacaklı bulunduğunun ancak yargılama ile belirlenebilecek nitelikte olduğu, İİK'nın 257. maddesi gereğince ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmediği gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. DAVACI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; Taraflar arasındaki ticari ilişki ve faturalar yeterince değerlendirilmeden ihtiyati haczin reddine karar verildiği, faturalarda ürünlerin içeriği, sayısı ve niteliğinin açıkça belirtildiğ, taraflar arasında aksine bir anlaşma bulunmadığı, karşı tarafın tüm faturaları kabul etmesi, iade faturası düzenlememesi ve mal kaçırma tehdidinin bulunması sebebiyle ihtiyati haciz talebinin yeniden değerlendirilerek kabulü gerektiği, ihtiyati haciz talebinde iletilen faturaların irsaliyeli faturalar olduğu, irsaliye numaraları ve tarihlerinin e-faturalarda yer aldığından istinaf taleplerinin haklı ve hukuki olduğu, 2 adet faturanın Şubat ayında kendileri tarafından düzenlendiği, borçlunun düzenlediği iade faturaları Mayıs ayına ilişkin olduğundan TTK'da düzenlenen itiraz/iade sürelerine de riayet edilmediğinin gözetilmesi gerektiği, kötü niyetli şekilde alacaklarını sürüncemede bırakan borçluya uygulanacak ihtiyati haciz tedbirinin hukuki olacağı, davalı şirketin yargılama konusu talebi ödemekten imtina ettiği, süreç boyunca da müvekkili şirketin taleplerini sürüncemede bıraktığı, işbu dava tarafları da göz önünde bulundurularak davalı şirketin başkaca tüzel yapılanmalarının olduğu ve bu doğrultuda kolayca mal kaçırabilecekleri ve hukuka aykırı ticari faaliyetleri de göz önünde bulundurulduğunda müvekkilinin alacağının bu kapsamda güvenli şekilde tahsil edilemeyeceği ve bu sebeplerle kararın kaldırılması gerektiğine ilişkindir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline karar verilmesi talebi ile açılan davada alacağın tahsilini teminen için ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin olup, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İİK'nın 257/1. maddesi uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.İİK'nın 258. maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüsüdür. Somut olayda; davacı, faturalara konu ürünlerin davalıya teslim edildiğini ancak fatura bedelinin ödenmediğini ve takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş ise de, talep dilekçesi ekinde sunulan faturaların tek başına, ürünlerin davalıya teslim edilip edilmediği, davacının alacaklı olup olmadığı ve alacak miktarı hususunda yaklaşık ispat şartını sağlamadığı, alacağın varlığı ve miktarının yargılamaya muhtaç olduğu anlaşıldığın dan Mahkemece şartları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup, kararda kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, ihtiyati haciz talep eden davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Talep eden davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin talep eden davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 02/03/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.