11. Hukuk Dairesi 2022/6794 E. , 2023/6121 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi HÜKÜM : Davanın reddi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda…
**11. Hukuk Dairesi 2022/6794 E. , 2023/6121 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi HÜKÜM : Davanın reddi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya muhtelif tarihli faturalar tahtında inşaat malzemeleri sattığını ve bu faturalardan kaynaklı olarak davalıdan 57.213,00 TL bakiye alacağı olduğunu, sözü edilen alacağın tahsili amacıyla yapılan ilamsız icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde sunulan cari hesap ekstresinde bahsi geçen 01.11.2013 tarihli 11.505,00 TL, 10.11.2013 tarihli 9.180,00 TL ve 22.11.2013 tarihli 9.628,00 TL tutarındaki faturaları kabul etmediklerini, müvekkilinin aynı cari hesap ekstresinde bahsi geçen diğer fatura bedellerini ise banka havalesi ve elden yaptığı ödemelerle davacıya ödediğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.04.2017 tarihli ve 2015/485 E., 2017/357 K. sayılı kararıyla, davacının 2013 yılına ait ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmadıkları, kapanış onaylarının yaptırılmadığı, davalının ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutuldukları, açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı, davalı defterlerine göre davacının bir alacağının olmadığı, davacının açıkça yemin deliline dayanmadığı ve alacağını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 25.10.2017 tarihli ve 2017/678 E., 2017/831 K. sayılı kararıyla, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 19 . Hukuk Dairesinin 23.10.2019 tarih, 2017/5477 E., 2019/4891 K. sayılı kararı ile "Davalı borçlunun ödeme emrine itirazında, takip talebi ekindeki cari hesapta yer alan 01.11.2013 tarihli 11.500,00 TL, 10.11.2013 tarihli 9.180,00 TL ve 22.11.2013 tarihli 9.628,00 TL tutarındaki mal teslimini kabul etmediği, geri kalan mallara ilişkin olarak da teslim aldığını ancak ödemede bulunduğunu savunduğu, davalının cevap dilekçesinin de aynı mahiyette olduğu, bu durumda davacının, davalının kabul etmediği yukarıdaki 3 kaleme ilişkin malı teslim ettiğini ispatlamak zorunda olduğu, davacının bu 3 kalem malı teslim ettiğini ispatlaması halinde davalının teslim edilen mallara ilişkin ödeme iddiasını ispatlamakla yükümlü olduğu, davacının davalının kabul etmediği 3 kalem mala ilişkin teslimi ispatlayamaması halinde ise davalının geri kalan ve teslimini kabul ettiği mallara ilişkin ödemeleri ispat külfeti altında olduğu, davacı cari hesaba göre 87.357,00 TL alacaklı olduğu halde yapılan ödemeleri mahsup ederek bakiye 57.231,00 TL'nin tahsilini talep ettiği, hükme esas teşkil ettirilen bilirkişi raporunun bu ilkelere uygun bir araştırmaya dayalı olmadığı, Mahkemece yapılması gereken işin, yukarıdaki ilkeler doğrultusunda ispat külfetinin doğru şekilde tayini ile sonucuna göre bir karar verilmesi olduğu" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamında da belirtildiği üzere davacının, davalı tarafından kabul edilemeyen 3 adet faturaya konu malları davalıya teslim ettiğini ispatlaması gerektiği ancak bu hususu ispata yarar delil sunamadığı, davacı yanın bu hususu ispat için tanık deliline dayandığı ancak davanın mahiyeti gereği bu talebin reddedildiği, bozma ilamında belirtildiği üzere davalı tarafın cari hesap ilişkisi kapsamında geri kalan mallara ilişkin ödeme yaptığını ve davacı tarafa cari hesap ilişkisi nedeni ile borçlu olmadığını ispat etmesi gerektiği, davalının gerek usulüne uygun tutulmuş olması hasebiyle lehine delil vasfı taşıyan ticari defterleriyle gerekse de dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporlarıyla bu iddiasını ispat ettiğinin değerlendirildiği, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili şirket çalışanı ...'nun davalı tarafından kabul edilemeyen 3 adet faturaya konu malları davalı şirketin çalışanı Hatice Günaydın'a imza karşılığında teslim ettiğini, dosya kapsamından, adı geçenin davalı şirket çalışanı olduğu sabit olduğu gibi davalının açıkça imza itirazında da bulunmadığını, bu hususu ispat için müvekkilinin adı geçen çalışanını tanık olarak dinletmek istediklerini ancak Mahkemece bu taleplerinin kabul edilmediğini, bunun yanında, Mahkemece, davalının kabul ettiği fatura bedellerini ödediğini ispat ettiği belirtilmiş ise de bu tespitin doğru olmadığını zira davalı şirketin yevmiye defterinde müvekkile nakden ödendiği belirtilen toplam 27.500,00 TL tutarındaki ödemenin müvekkiline yapılmadığını, davalının bu ödemeleri ispat için herhangi bir makbuz sunulmadığını, öte yandan, davalı yanca, bu hususu ispat için dosyaya bir takım tahsilat makbuzları sunulmuş ise de bu makbuzlarda, işçilik ücreti adı altında dava dışı bir kişiye ödeme yapıldığının gözüktüğünü oysa dosyada mübrez faturalardan da açıkça görülebileceği üzere müvekkilince davalıya işçilik hizmeti verilmeyip sadece mal satıldığını, işçilik hizmeti verilmesi halinde faturaların "işçilik ücreti" adı altında düzenleneceğinin izahtan vareste olduğunu, Mahkemece, eksik incelemeye ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Dava, faturaya dayalı açık hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 2.Davalı yan, takip talebine ekli cari hesapta yer alan 01.11.2013 tarihli 11.505,00 TL, 10.11.2013 tarihli 9.180,00 TL ve 22.11.2013 tarihli 9.268,00 TL bedelli irsaliyeli faturalara konu malları teslim almadığını savunmuş, davacı ise bu faturalara konu malların davalı şirket çalışanı Hatice Günaydın'a imzası mukabilinde teslim edildiğini ileri sürmüştür. Dosya arasında bulunan evraklardan, adı geçenin kişinin, uyuşmazlık konusu dönemde davalı şirket çalışanı olduğu anlaşılmakta olup bu husus davalının da kabulündedir. 3.Hakim, davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde dava dosyasına usulüne uygun biçimde girmiş olan belgelerde isimleri yazılı olan kişileri kendiliğinden tanık olarak dinleyebilir. (Baki Kuru, Burak Aydın, Medeni Usul Hukuku El Kitabı, C. I, Yetkin, Ankara, ikinci baskı, 2021, s. 768) Bu hale göre, Mahkemece, zikredilen faturalarda yer alan imzaların sahibi olduğu iddia edilen Hatice Günaydın'ın tanık olarak ifadesine başvurulması, adı geçene söz konusu faturalar gösterilerek faturalarda yer alan imzanın kendisine ait olup olmadığının ve faturalara konu malları teslim alıp almadığının sorulması ve gerekirse imza incelemesi de yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamıştır. 4.Öte yandan, yukarıda da ifade edildiği üzere davalı yan, takip talebine ekli cari hesapta yer alan 3 adet faturayı kabul etmemiş, diğer faturaları ise kabul etmiş ancak bedellerini ödediğini savunmuştur. Dairemiz bozma ilamında da belirtildiği üzere bu husustaki ispat külfeti davalıya ait olup davalı ispat için Ersoy Akyol ve Batuhan Akyol isimli kişilerin imzasını içeren bir takım tediye ve tahsilat makbuzlarına dayanmış, davacı, belirtilen makbuzlarda görülen ödemeleri kabul etmeyerek adı geçen kişilerin çalışanı olmadığını savunmuştur. Bu hale göre, Mahkemece, adı geçen kişilerin davacının tahsil yetkisine sahip ortağı veyahut sigortalı ya da sigortasız çalışanı olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA, Bozma sebebine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.