12. Hukuk Dairesi 2011/7435 E. , 2011/24027 K. MAHKEMESİ : Antalya 1. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 15/02/2011 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlular hakkında başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte, dayanak bononun ön yüzünde teminat olarak verildiğine dair ibareni…
**12. Hukuk Dairesi 2011/7435 E. , 2011/24027 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Antalya 1. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 15/02/2011 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlular hakkında başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte, dayanak bononun ön yüzünde teminat olarak verildiğine dair ibarenin kesilerek takibe geçildiği, gerçekte bononun teminat amaçlı verildiği iddiası ile takibin iptali istenmiştir. Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda, senedin sol kenar kısmının kesilerek evvelce mevcut olan kayıt/kayıtların gizlenmesi, yok edilmesi amacıyla tahrifen mevcut duruma getirildiği bildirilmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu ile belirlenen hususun senedin kambiyo vasfını ortadan kaldırdığı sonucuna varılarak takibin iptaline karar verilmiştir. Senedin önyüzünde teminat ibaresi bulunduğunun ve kesilerek senet metninden çıkarıldığının kabulü halinde dahi, takip dayanağı bononun ön yüzünde sadece (bedeli teminattır) ibaresinin bulunması, onun kambiyo senedi vasfını ve bu senetlere ilişkin özel yol ile takip yapılmasını engellemez. HGK.nun 14.03.2001 tarih ve 2001/12-233 sayılı ve yine HGK.nun 22.06.2001 tarih ve 2001/12-496 sayılı kararlarında da açıkça belirtildiği üzere, dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğu yazılı bir belgeyle kanıtlanmadığı sürece "teminat senedi" sözcüklerinin tek başına bononun kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi vaadini içeren niteliğini etkilemeyeceği kabul edilmiştir. Yukarıda belirtilen kural dikkate alındığında alacaklının senedi takibe koymasında bir usulsüzlük buulnmamaktadır. Mahkemece, borçlunun şikayetinin reddine karar verilmesi gerekirken, şikayetin kabulü ile takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 24/11/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.