12. Hukuk Dairesi 2016/18203 E. , 2017/11645 K. MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo…
**12. Hukuk Dairesi 2016/18203 E. , 2017/11645 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı, borçlunun, mirası reddettiğini bildirerek muristen intikal eden taşınmaz hisselerine konulan hacizlerin kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, şikayetin reddi yönünde gerekçe yazılmasına rağmen hüküm kısmında, “Şikayetin kabulüne” karar verildiği, alacaklı vekilinin tashih talebi üzerine, mahkemenin 11.02.2016 tarihli ek kararı ile; “Mahkememizin 03/12/2015 tarih 2015/120 esas 2015/1232 karar sayılı kararın hüküm kısmının birinci bendinde "Şikayetin Kabulüne" kısmının kaldırılarak "Şikayetin Reddine şeklinde tashihine," karar verildiği anlaşılmaktadır. Hükmün tashihini düzenleyen 6100 sayılı HMK'nun 304/1. maddesinde; "Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir" şeklinde düzenleme mevcuttur. Öte yandan aynı Kanun'un 305. maddesinde ise; "(l) Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. (2) Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez" hükmüne yer verilmiştir. Buna göre ancak, açık olmayan veya çelişkili fıkraları kapsayan hükümlerin tavzihi istenebilir. Hakim verdiği hüküm ile bağlıdır. Hakimin, sonradan hükmün yanlış olduğu veya kararda eksik hususlar bulunduğu kanaatine ulaşsa bile, hüküm temyiz edilip bozulmadıkça veya yargılamanın iadesine karar verilmedikçe, verdiği kararı değiştiremeyeceği gibi, unutulan bir husus hakkında karara sonradan ekleme yapması veya bu konuda ek bir karar vermesi de mümkün değildir. O halde, mahkemece, alacaklının, hükmün tashihine ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, bu konudaki isteminin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ :Borçlunun, mahkemenin 11.02.2016 tarihli ek kararına (tashih kararına) yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/09/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.