12. Hukuk Dairesi 2006/12408 E. , 2006/15274 K. "" MAHKEMESİ : Kayseri 1. İcra Mahkemesi TARİHİ : 04/04/2006 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraf vekilleri tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : 1-Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; İİK.nun 4949 Sayılı Kanunla değiştirilen 363/1.maddesinin son cümlesindeki kesinlik …
**12. Hukuk Dairesi 2006/12408 E. , 2006/15274 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Kayseri 1. İcra Mahkemesi TARİHİ : 04/04/2006 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraf vekilleri tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : 1-Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; İİK.nun 4949 Sayılı Kanunla değiştirilen 363/1.maddesinin son cümlesindeki kesinlik sınırının aynı kanunun ek 1.maddesinin 1.fıkrası uyarınca 01.01.2006 tarihinden itibaren artırılan miktarı dikkate alındığında uyuşmazlık konusu değerin 3.120.YTL.yi geçmediği anlaşıldığından mahkeme kararının temyiz kabiliyeti yoktur. Temyiz dilekçesinin (REDDİNE), 2-Borçlu vekilinin temyiz itirazlarına gelince; İcra takibinin dayanağı olan Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.12.2005 tarih ve 2005/517-683 sayılı kararının hüküm bölümünde, davacıya ödenecek 16.580.000.000.TL. alacak bölümüne (20.03.2001 tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faizinin uygulanmasına) hükmedildiği görülmektedir. Hukuk Genel Kurulu'nun 08.10.1997 tarih ve 1997/12-517 esas - 1997/776 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere (.....ilamların infaz edilecek kısmı hüküm bölümüdür. Diğer bir anlatımla hükmün içeriğinin aynen infazı zorunludur. Dar yetkili icra mahkemesi Hakimi ilamın infaz edilecek kısmını yorum yolu ile belirleme yetkisine sahip değildir.) Bu durumda faiz hesabının ilamda öngörülen reeskont oranına göre yapılıp borçlunun itirazının bu ilkeler ışığında değerlendirilmesi gerekirken, işlemiş faiz avans oranına göre saptayan bilirkişi raporuna itibar edilerek sonuca gidilmesi isabetsizdir. SONUÇ :Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda 2 nolu bentte yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 11.07.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.