6. Ceza Dairesi 2012/10552 E. , 2015/39479 K. "İçtihat Metni" Tebliğname No : 6 - 2011/14007 MAHKEMESİ : Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesi TARİHİ : 08/06/2010 NUMARASI : 2010/105 (E) ve 2010/191 (K) SUÇ : Yağma, yaralama Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Katılan sanık A.. D.. savunmanının 09.06.2013 tarihli süre tutum dilekçesi içeriğinde hükmü münhasıran sanık savunmanı sıfatı ile temyiz ettiğinin anlaşılma
**6. Ceza Dairesi 2012/10552 E. , 2015/39479 K.** **"İçtihat Metni"** Tebliğname No : 6 - 2011/14007 MAHKEMESİ : Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesi TARİHİ : 08/06/2010 NUMARASI : 2010/105 (E) ve 2010/191 (K) SUÇ : Yağma, yaralama Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Katılan sanık A.. D.. savunmanının 09.06.2013 tarihli süre tutum dilekçesi içeriğinde hükmü münhasıran sanık savunmanı sıfatı ile temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında, kendisi aleyhine, katılan sanık M.. A.. lehine kurulan beraat hükmünün temyiz kapsamı dışında olduğu kabul ile yapılan incelemede, Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; İncelenen dosya içeriğine göre; Katılan M.. A.., A... ilçesi Ç... köyüne 6 km. uzaklıktaki Karahasan dağı atlı burun mevkiine büyük baş hayvanını herzaman olduğu gibi başı boş otlatmaya bıraktığı, Tanık E.. S..'ın da olay günü aynı mevkiide kendine ait hayvanları otlatmaya geldiği, bir ara hayvanların nereye gittiklerini dürbünle izlemeye başladığı ve iki el silah sesi duyduğu, dürbünü ile sesin geldiği yöne doğru baktığında ise katılana ait ineğin vurulmuş ve üç kişi tarafından dereye doğru çekildiğini gördüğü, dayısı olan katılan M.. A..'a bu durumu telefon ile bildirdiği, katılan Mehmet Aksoy ve tanık İ.. A..'un 1 saatlik süre içinde anılan mevkiye yaklaştığında sanıkların hayvanı kesip, torbalara doldurulmasını işlemini tamamlamış sanıklardan İshak ve Mustafa'nın kesilmiş hayvan etlerini doldurdukları sırt çantaları ile ayrılmaya başladıklarını, sanık Abdurahman'ında kesilen hayvana ait etlerin bir kısmını koyduğu diğer sırt çantasını alıp tam ayrılacağı sırada, katılan Mehmet ve tanık İzzet'in olay yerine intikal edip, uyarması üzerine, tüfek ile ateş ettiği bu durum karşısında sanıklar İshak ve Mustafa'nın üzerlerindeki sırt çantalarını aldıkları yere bırakıp, olay yerinden kaçarak ayrıldıkları, Sanık Abdurahman'ın yaralanması üzerine yere düştüğü, olay sırasında kullandığı av tüfeği ile birlikte yakalandığı, Olay yerine yaklaşan tanık E.. S..'ın 2 el silah sesi duyduğu, 30.11.2009 günlü olay yeri görgü tesbit ve muhafaza alma tutanağına göre de; katılan M.. A..'a ait tüfeğe ait dolu veya boş fişek bulunamadığı, (2) adet Suluğ marka boş fişek 1 adet Suluğ marka dolu fişek, bir adet kullanılmış fişek mermisinin sanık A.. D..'in montunun cebinden ele geçirilen Suluğ marka fişek ile aynı olduğu, kesilen hayvanın derisinde 2 adet mermi giriş deliği saptandığı ve olay yeri 10-15 metre çapında yapılan araştırmada ineğe ait et parçaları, 3 adet yeşil renkli askılı sırt çantayı ve 4 adet bez renkli çuval ve yeşil sırt çantaları yanında bıçak, satır, masat ele geçirildiği saptanıp, Sanıklar İshak ve Mustafa aşamalarda özetle; sanık Abdurahman'ın hayvanı vurduğunu, kesilip parçalanmasından sonra torbalara doldurulmasına yardım edip et doldurdukları sırt çanları ile 20 metre ve/veya 100 metre ayrıldıklarında silah sesleri gelmesi üzerine sırt çantalarını atıp kaçtıklarını, köylerine döndüklerini savunup, Sanık Abdurahman ise aşamalardaki savunmalarında; hayvanı vurduğunu parçalayıp yanlarında getirdikleri sırt çantası ve torbalara doldurdukları, tam ayrılacağı sırada ateş edildiğini, yaralandığını, ne olduğunu anlamaya çalışmak için beklemede kaldığını gelenlere karşı ateş etmediğini savunmuştur. “Bir başkasının, kendisinin veya yakınının cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit eder veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymaya mecbur kılan kişinin eylemi” yağma suçunu oluşturacağına ilişkin düzenlemeye yer vermiştir. Hırsızlık suçundan farklı olarak, bu suçun oluşabilmesi için mağdurun rızasının cebir veya tehdit kullanılarak ortadan kaldırılması gerekir. Malın teslim edilmesi veya alınması suçun konusunu oluşturan mal üzerinde tasarrufun zilliyetliğine son verilmesini mağdurun bu eşya üzerinde zilliyetlikden doğan tasarruf haklarını kullanılmasının olanaksız hale gelmesini ifade eder. Mal, zilyedin tasarruf olanağı ortadan kalktığı anda alınmış olacağından bu ana kadar yapılan cebir veya tehdit hırsızlığı yağmaya dönüştürür. Yağma suçunun oluşabilmesi için baştan itibaren yağma amacıyla hareket eden failin eyleminin başında veya ortasında cebir veya tehdit kullanmasının önemi bulunmamaktadır. Ancak bazı durumlarda fail asıl hırsızlık amacıyla harekete geçmesine karşın daha sonra bir aşamada cebir veya tehdit kullanmaktadır. Bu durumda eylemin hangi suçu oluşturacağı tereddüt yaşatmaktadır. 765 sayılı TCK.nın 495/2.maddesinde yer alan dolaylı yağma fiiline 5237 sayılı Kanunda yer verilmemiştir. Bu açıklama ışığında somut olay değerlendirildiğinde, Sanıkların olay günü hırsızlık amacıyla bölgeye geldikleri sanık Abdurahman'ın yanında getirdiği tüfekle katılan Mehmet'in başı boş otlayan ineğini vurduğu, ardından hayvanı kesip, parçalayıp etlerini sırt çantaları ve torbalara doldurup bir kısmını yüklenen sanıklar İshak ve Mustafa'nın hareket haline geçtiği, sanırk Abdurahman'ında bir miktar eti doldurduğu sırt çantasını alacağı sırada katılan Mehmet, tanık İzzet ile birlikte olay yerine gelip katılan Mehmet'in müdahalesi ile sanık Abdurahman'ın kendisine ait tüfekle ateş ettiği, sanık Abdurahman'ın eylemindeki bu değişme karşısında ise sanıklar İshak ve Mustafa'nın üzerlerinde taşıdıkları et yüklü sırt çantalarını derhal bırakıp olay yerinden hızla kaçarak ayrıldıkları olayda; a-)Sanıklar İshak ve Mustafa'nın olayın başından beri değişmeyen suç kastına göre sübut bulan eylemlerinin hırsızlık suçunu oluşturduğu düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, b-)Sanık Abdurahman'ın olayın başlangıcındaki suç kastının eylemin bir aşamasında değişmesi nedeniyle doğan sonucundan salt kendisinin sorumlu tutulacağı dikkate alınmadan yazılı şekilde uygulama ile temel cezanın fazla tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar M.. A.., İ.. A.. ve A.. D.. savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 01.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.