11. Hukuk Dairesi 2019/350 E. , 2019/8264 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 06/07/2018 tarih ve 2017/102-2018/795 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalılar ..., ... ve Bera Holding A.Ş. vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlen…
**11. Hukuk Dairesi 2019/350 E. , 2019/8264 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 06/07/2018 tarih ve 2017/102-2018/795 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalılar ..., ... ve Bera Holding A.Ş. vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı ...Ş. grubu tarafından yıllık %20 kâr payı verileceği ve paranın istenilen her an geri çekilebileceği taahhüt edilerek mevduat toplandığını, bu nedenle davacının 2000 yılında 14.000 DM yatırdığını, karşılığında ortaklık durum belgesi-tahsilat makbuzu adı altında bir belge verildiğini, davacının yatırmış olduğu parayı istemesine rağmen ödenmediğini ileri sürerek davacının davalı şirketle ortaklık ilişkisinin mevcut olmadığının tespitine, yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne ve 14.000 DM karşılığı 13.671,94 TL'den şimdilik 6.500,00 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili, davacı ile davalı şirket arasında herhangi bir ilişki ve sözleşme bulunmadığını, davanın yaklaşık 8 yıl sonra açılmış olduğundan BK 31. maddesine dayalı hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu, davalılar tarafından ortaklık durum belgesi veya tahsilat makbuzu adlı bir belgenin düzenlenmediğini, sorumluluk davası açılması yönünde bir karar mevcut olmadığından şirket yöneticilerine karşı dava açılamayacağını ve bedelin davacıya değil ancak şirket tüzel kişiliğine ödenmesinin istenebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.