2. Ceza Dairesi 2024/4918 E. , 2025/844 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/935 D. İş SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.02.2024 tarihli ve KYB-2024/9159 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11/03/2014 tarihli ve 2012/3-909 esas, 2014/121 sayılı kararında, “Delil ve olayların, yargılamanın yenilenmesi nedeni o
**2. Ceza Dairesi 2024/4918 E. , 2025/844 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/935 D. İş SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.02.2024 tarihli ve KYB-2024/9159 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11/03/2014 tarihli ve 2012/3-909 esas, 2014/121 sayılı kararında, “Delil ve olayların, yargılamanın yenilenmesi nedeni olarak kabul edilebilmesi için "yeni" olması gerekmektedir. Hükmü veren mahkemeye bildirilmemesi sebebiyle, hükümde dikkate alınmamış olan her olay ve delil hükümlü tarafından bilinip bilinmemesi önemli olmaksızın "yeni" olarak nitelendirilmektedir. Olay ya da delilin yeniliği, olayın kesin hükümden sonra meydana gelmiş olmasıyla değil, kesinleşmiş olan hükmün verilmesi sırasında değerlendirilip değerlendirilmediği ile bağlantılıdır. Kesin hükümden önce meydana gelen ancak mahkemenin bilgisine sunulmayan ya da mahkeme tarafından değerlendirilmeyen deliller ve olaylar da "yeni" sayılmalıdır. Bu doğrultuda hükmü veren mahkemeye bildirilmediğinden yargılama yapılırken değerlendirilemeyen her türlü olgu ve delil de "yeni" sayılmaktadır.” şeklindeki açıklamalara nazaran, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311/1-e maddesinde "(1)Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür: e) Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa." şeklinde yer alan düzenleme uyarınca kesinleşmiş bir hükümle sonuçlanan davanın hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülebilmesi için, yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkum edilmesini gerektirecek nitelikte olması gerektiği; Dosya kapsamına göre, sanık dilekçesinde sanığın kardeşi olan gerçek fail ...'in kendisine ait kimlik bilgilerini kullandığı, bu sebeple mağduriyet yaşadığını, suça ilişkin tüm ifadelerinin ve mahkeme huzurundaki savunmalarının kardeşi Ayhan tarafından kimliğinin kullanılmasıyla yapıldığını, mahkeme huzuruna hiç gitmediğini, işlenen suçun kardeşi Ayhan tarafından işlendiğini belirttiği ve sanığın kardeşi ...'in 07/03/2023 tarihli dilekçesinde ise, anılan suçun kendisi tarafından işlendiğini beyan etmesi, yine kollukta bilgi sahibi olarak ifadesi alınan İbrahim özdek'in de beyanında, yakalanan şahıslardan birisinin adının Ayhan olduğunu beyan etmesi nazara alındığında, Olay tarihinde sanıkların düz kontak yaparak müştekiye ait aracı çalıştırıp çaldıkları şeklinde iddia ve kabul edilen somut olayda, sanık ...'ın aşamalarda alınan beyanların kendisine ait olmadığını ve ısrarla üzerine yüklenen suçu işlemediğini, kardeşi olan Ayhan'ın kendisine ait kimlik bilgilerini kullanarak bu suçları işlediğini beyan ettiği, sanığın üzerine atılı suçları işleyen gerçek fail olup olmadığının, kardeşinin kendisine ait kimlik bilgilerini kullanarak atılı suçları işleyip işlemediğinin kovuşturma aşamasında ayrıntılı bir şekilde irdelenerek hiçbir tereddüte mahal vermeyecek şekilde ortaya çıkarılmadığı, gerçek failin soruşturma aşamasında Ümraniye Asayiş Büro Amirliği'nde 23/11/2004 tarihinde alınan ifadesinde daha öncesinde benzer sabıkasının bulunduğunu beyan ettiği ancak sanık ...'ın 09/12/2004 tarihli adli sicil kaydında yalnızca 13/10/2004 tarihinde kesinleşen Eyüp İcra Ceza Mahkemesinin 23/09/2004 tarihli ve 2004/1109 esas, 2004/2772 sayılı kararı ile ticareti usulüne aykırı terk etmek suçuna ilişkin adli sicil kaydının bulunduğu anlaşılmakla, sanığa ait imza ve yazı örnekleri ve fiili olarak suçları işlediğini ifade eden ...'in imza ve yazı örnekleri ile gerçek faile ait dosya içerisinde bulunan (özellikle ...'in 23/11/2004 tarihli Ümraniye Asayiş Büro Amirliğinde vermiş olduğu ifadenin altında bulunan ve yakalama/gözaltı tutanağında bulunan) imza ve yazı örneklerinin mukayeseye tabi tutulması, somut olaya ilişkin parmak izi var ise kimlik bilgilerine göre hakkında hüküm kurulan ancak suçlamaları kabul etmeyen sanığa ve Ayhan'a ait ait parmak izleri ile mukayesesi yaptırılarak gerçek failin tespit edilmesini müteakip, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği cihetle, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne karar verilerek belirtilen eksik hususlar giderilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Hükümlü ...'in dilekçesinde kardeşi olan gerçek fail ...'in kendisine ait kimlik bilgilerini kullandığını, bu sebeple mağduriyet yaşadığını, suça ilişkin verilen tüm ifadelerin ve mahkeme huzurunda alınan tüm savunmaların kardeşi Ayhan tarafından kimliğinin kullanılmasıyla gerçekleştirildiğini, mahkeme huzuruna hiç gitmediğini, işlenen suçun kardeşi Ayhan tarafından işlendiğini belirttiği ve hükümlünün kardeşi ...'in 07.03.2023 tarihli dilekçesinde, anılan suçun kendisi tarafından işlendiğini beyan etttiği, yine kollukta bilgi sahibi olarak ifadesi alınan İbrahim Özdek'in de beyanında, yakalanan şahıslardan birisinin adının Ayhan olduğunu belirttiği nazara alındığında; suç tarihinde, şikâyetçiye ait aracın düz kontak yapılarak çalıştırıp çalındığı şeklinde iddia ve kabul edilen somut olayda, hükümlü ...'in aşamalarda alınan beyanların kendisine ait olmadığını ve ısrarla üzerine yüklenen suçu işlemediğini, kardeşi olan Ayhan'ın kendisine ait kimlik bilgilerini kullanarak bu suçu işlediğini beyan ettiği, buna göre hükümlünün üzerine atılı suçu işleyen gerçek fail olup olmadığının, kardeşinin kendisine ait kimlik bilgilerini kullanarak atılı suçu işleyip işlemediğinin kovuşturma aşamasında ayrıntılı bir şekilde irdelenerek hiçbir tereddüte mahal vermeyecek şekilde ortaya çıkarılmadığı, gerçek failin soruşturma aşamasında Ümraniye Asayiş Büro Amirliğinde 23.11.2004 tarihinde alınan ifadesinde daha öncesinde benzer sabıkasının bulunduğunu belirtmesine karşın hükümlü ...'in 09.12.2004 tarihli adlî sicil kaydında yalnızca 13.10.2004 tarihinde kesinleşen Eyüp İcra Ceza Mahkemesinin, 23.09.2004 tarihli ve 2004/1109 Esas, 2004/2772 Karar sayılı kararı ile ticareti usûlüne aykırı terk etmek suçundan mahkûmiyetinin bulunduğu anlaşılmakla; hükümlü ...'e ait imza ve yazı örnekleri ile atılı suçu işlediğini ifade eden ...'in imza ve yazı örnekleri temin edilerek bunların gerçek faile ait dosya içerisinde bulunan (özellikle ...'in 23.11.2004 tarihli Ümraniye Asayiş Büro Amirliğinde vermiş olduğu ifadenin altında bulunan ve yakalama/gözaltı tutanağında bulunan) imza ve yazı örnekleri ile karşılaştırılması, somut olaya ve gerçek failin tutuklanması sonrası cezaevine giriş işlemlerine ilişkin parmak izi var ise kimlik bilgilerine göre hakkında hüküm kurulan ancak suçlamayı kabul etmeyen hükümlü ...'e ve ...'e ait parmak izleri ile mukayesesi yaptırılarak gerçek failin tespit edilmesinden sonra hükümlünün hukukî durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiğinden, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne karar verilerek belirtilen eksik hususlar giderilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.07.2023 tarihli ve 2023/935 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.