T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO :2025/1494 KARAR NO : 2026/296 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:19/09/2025 NUMARASI:2024/826 Esas 2025/593 Karar DAVANIN KONUSU:Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) KARAR TARİHİ:25/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi ; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO :2025/1494 KARAR NO : 2026/296 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:19/09/2025 NUMARASI:2024/826 Esas 2025/593 Karar DAVANIN KONUSU:Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) KARAR TARİHİ:25/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi ; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin, İstanbul Ticaret Odası'na kayıtlı olup 30.03.2010 tarihinde kurulduğunu, şirketin, ... Şişli İstanbul merkez adresinde, turizm, otelcilik ve sağlık turizmi başta olmak üzere muhtelif alanlarda faaliyet gösterdiğini, şirket sermayesinin tamamının ...'a ait olduğunu, şirketin kiracısı olduğu 4 otel ve bunların işletmesini yapan şubeleri bulunduğunu, otelcilik faaliyetlerinin yanı sıra, ... üyesi müvekkil şirket, turizm faaliyetlerinde profesyonel bir işletme olarak sağlık kuruluşlarının ve uluslararası sağlık turizmi aracı kuruluşlarının özel gereksinimleri (satış, pazarlama, dijital pazarlama, transfer, konaklama vb.) için faaliyetler göstermenin yanı sıra bireylere de hizmetler sunduğunu, transfer hizmetleri müvekkilinin şirkete ait ... araçlar ile yapıldığını, 2022 yılından bu yana ülkemizin ekonomisindeki olumsuz gidişat, döviz kurlarındaki gelişmeler ve son olarak enflasyonun etkileri firmayı olumsuz etkilediğini, ülke genelindeki ekonomik ve siyasi gelişmeler nedenleriyle işletmede de ciddi finansal sıkıntılar ortaya çıktığını ve müvekkil şirketin işlettiği otellerin karlılığı ciddi seviyede azaldığını, müvekkili şirketin mali durumu iyileştirilmesi için her türlü önlemi almasına rağmen müvekkilinin ödeme güçlüğüne düştüğünden bahisle, İİK 285 ve TTK 286 maddeleri hükümleri gereği müvekkili hakkında alacaklarıyla konkordato akdetmesini sağlamak amacı ile konkordato mühleti verilmesini ve konkordatonun tasdikini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, "...Dosya incelendiğinde davacı borçlunun konkordato talebinde bulunduğu, borçlu şirket olan ... Şirketi yönünden yukarıda yazılı olacak şekilde konkordato projesinin uygulanma ihtimalinin oluşmadığına ilişkin komiser heyeti raporu olduğu ayrıca şirketin de borca batık olmadığı anlaşılmıştır. Yargıtay içtihatlarında geçtiği üzere konkordato talebinde bulunan kişilerin dürüstlük ilkesine riayet etmesi ve kötüniyetli olmaması gerekir. Müdahale talebinde bulunan alacaklıların alacaklarını uzun süredir alamadıkları gibi sırf konkordato talepleri yüzünden makul sürenin geçtiği, bu hali ile konkordato müessesinin amacına aykırı durumların oluştuğu, borçlular ve alacaklılar arasında konkordatonun amacı olan alacaklılar aleyhine dengenin bozulduğu, bu aşamadan sonra sunulabilecek yeni revize projelerin tamamen konkordato sürecini uzatmak amacıyla yapılmış işlemler olabileceği, bunun da kabulünün mümkün olmadığı, sunulan konkordato komiserleri raporuna ilişkin yukarıda yazılı özet beyanlar göz önüne alındığında davacı borçlunun talep ettiği konkordato projesinin başarısız olduğu, yine konkordato heyetinin raporunda söz konusu şirketin borca batık olmadığı, dolayısıyla davacı şirketin iflasına karar vermek gerekmediği ayrıca içinde sektörel uzmanın da olduğu komiser heyeti raporunu doğrulamak açısından alınan beş kişilik bilirkişi heyeti raporunda da benzer görüşlerin ortaya çıktığı göz önüne alınarak başarısız olan konkordato projesi ve davasının reddine" karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Komiser heyeti ve bilirkişi raporlarında yer alan "kaynak yetersizliği" tespitleri karşısında, müvekkil şirket tarafından kaynakların güçlendirilmesine ve projenin revizyonuna ilişkin hızlı bir çalışma yapıldığını, şirket ortağına ait ve şirket borçları nedeniyle hacizli bulunan varlıkların satışından elde edilecek yaklaşık 250.000.000 TL tutarındaki kaynağın projeye dâhil edileceği ve konkordato planının bu doğrultuda revize edilmekte olduğu yazılı olarak bildirildiğini, ne var ki sayın yerel mahkeme, konkordato mühletinin dahi sona ermesini beklemeden, henüz revize kaynak planı ve gelir tahsilatlarının tamamı dosyaya yansıtılmadan, erken ve eksik incelemeye dayalı şekilde konkordato talebini reddettiğini ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:Dava, İİK.nun 285 ve devamı maddelerince açılan konkordato talebine ilişkindir.Konkordato, tacir yahut gerçek veya tüzel kişi bir borçlunun, borçlarını ödeme şekliyle ilgili yaptığı teklifin, kanunda öngörülen çoğunlukla alacaklılar tarafından kabul edilmesi ve yetkili mahkeme tarafından tasdik edilmesi sonucunda, borçlunun tüm adi borçlarını ödeyebileceği koşullar göz önüne alınarak, kararlaştırılan sürede ve/veya miktarda ödemesini mümkün kılan bir hukuki müessesedir.İİK'nın 285/3 fıkrası uyarınca konkordato talebinde iflasa tabi olan borçlu için İİK 154. maddesinin birinci veya ikinci fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesi, iflasa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesi yetkilidir. Somut olayda dava görevli ve yetkili mahkemece açılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 74 maddesi, 114/1.f bendi ve 6098 sayılı TBK'nun 504/3 bendi uyarınca müvekkili adına dava açıp konkordato teklifinde bulunan vekilin, vekaletnamesinde özel olarak yetkilendirilmiş olması zorunludur. Sunulan vekaletnameler ile talep edenler vekilinin yasal düzenlemelere uygun olarak konkordato yönünden özel olarak yetkilendirildiği anlaşılmıştır.Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Konkordato ile alacaklılar, alacaklarının bir kısmından vazgeçerler ve/veya borçluya, ödeme konusunda belirli bir vade tanırlar. Borçlunun borcun belli bir yüzdesini ödemeyi taahhüt ettiği ve alacaklıların da kalan alacaklarından vazgeçtiği durumda tenzilat konkordatosu söz konusu olur. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran ve/veya vadeyle ödeme imkanı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Aksi halde bu durumdaki borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olacaktır (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 05/10//2023 tarih 2023/3061 E. 2023/3144 K.)İİK'nın 286/1.a maddesinde "borçlunun talebiyle birlikte borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren ön proje ibraz etmesi" gerektiği ifade edilmiştir. Konkordatonun amacı, borçluyu borçlarından ve eğer iflas şartlarını taşıyorsa muhtemel bir iflastan kurtarmak, alacaklıların da belirli bir vadede ve/veya indirimle alacaklarını tahsil etmelerini sağlamaktır. Bu yapılırken özellikle alacaklıların sürece dahil edilmesi, alacaklıların, komiserin ve mahkemenin katılımı ile nihai projenin oluşturulması ve konkordatonun başarıya ulaşması için iş birliğine gidilmesi gerekir. Projenin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı ve kayıtlarla uygun olup olmadığının değerlendirilebilmesi yönünden, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için mali kaynağın nasıl sağlanacağı net bir şekilde açıklanmalıdır. Borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve ödemelerini yapabilmesi ile konkordato amacına ulaşacaktır.İİK 287.maddesinde, borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimalinin "konkordatonun başarı şansı" kavramı altında ifade edilmiştir. İİK 289. maddesinde, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde borçluya 1 yıllık kesin mühlet verileceği düzenlenmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme olasılığına sahip olmasıdır. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir (Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku - Av. Sümer Altay, sayfa 112, 1.Cilt). İsv. İİK'da da konkordato mühletinin amaçlarından biri olarak açıkça, "borçlunun iyileşmesi" kavramına yer verilmiştir. İyileşmeden söz edilebilmesi açısından bilançosal bir iyileşme yeterli olmayıp, yapısal (gerçek) bir iyileşmenin varlığı aranmalıdır. Bu sebeple konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. Bu nedenle ön proje sadece dilek ve temenniler içeren soyut bir belge olarak anlaşılmamalı, mahkeme tarafından kesin mühlet verilebilmesi için ön projenin nasıl başarılı olacağı açıklanmalıdır. (Selçuk Öztek / Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 187) İİK'nın "Geçici mühlet" başlıklı 287.maddesinin 5.bendinde; "291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır.","Borçlunun malî durumunun düzelmesi nedeniyle kesin mühletin kaldırılması" başlıklı 291.maddesinde; "Konkordato talebi ile amaçlanan iyileşmenin, kesin mühletin sona ermesinden önce gerçekleştiğinin komiserin yazılı raporuyla mahkemeye bildirilmesi üzerine mahkemece resen, kesin mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine karar verilir. Bu karar, 288 inci madde uyarınca ilân edilir ve ilgili yerlere bildirilir.Mahkeme, bu madde kapsamında kesin mühletin kaldırılmasına karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder."Kesin mühlet içinde konkordato talebinin reddi ile iflâsın açılması başlıklı 292.maddesinde; "(Değişik madde: 17/07/2003 - 4949 S.K./74. Md.) (Değişik madde: 28/2/2018-7101 S.K./20. md) İflasa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi halinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar verir: a)Borçlunun malvarlığının korunması için iflasın açılması gerekiyorsa. b)Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa. c)Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsaya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa (Ek ibare: 6/12/2018-7155 S.K./16. md). d)Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse. İflasa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hallerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir.Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükümlerine yer verilmiştir. Konkordato talep edenler borçlu şirket hakkında ilk derece mahkemesince, 27/12/2024 tarihinden başlamak üzere 3 aylık geçici mühlet verilmiş ve üç kişilik geçici konkordato komiseri heyeti oluşturulmuş, verilen geçici mühlet 18/03/2025 tarihinden itibaren iki ay uzatıldıktan sonra 16/05/2015 tarihinden itibaren 6 aylık kesin mühlet verilmiş, kesin mühlet içinde konkordato komiser heyetinin sunmuş olduğu 04/09/2025 tarihli, bilirkişi heyetinin 17/09/2025 tarihli raporu sonrasında 19/09/2025 tarihli duruşmada, davacı borçlu şirketin konkordatonun tasdiki talebinin reddine karar verilmiştir.Mahkemece atanan konkordato komiser heyetinden alınan 04/09/2025 tarihli nihai raporda; "Borçlu şirkete ait mali verilere göre halihazırda Beyoğlu ilçesinde bulunan ... ve ... adlı otellerde konaklama hizmeti vermekte olduğu, ayrıca sağlık turizmi hizmeti de verdiği tespit edildiği, borçlu şirkete ait komiser heyetimizden alınan ödeme onaylarına göre kira, maaş ve alınan mal ve hizmet bedellerini kısmi olarak ödenmekte olduğu vergi borçlarının ise ödenmediği müşahade edildiği,Şirketin bilançolarına göre konkordato sürecinde mali durumunun iyileşmediği bilakis kötüye gittiği ve özvarlığının azaldığı anlaşılmakla 27.12.2024 geçici mühlet tarihi ile 30.06.2025 tarihli en son bilançosu çerçevesinde kaydi özvarlık değişimi aşağıdaki tablo marifetiyle arz edildiği, (160.876.536,32 TL'den 146.267.133,59 TL'ye gerilediği, Şirketin cari takvim yılına ait olan ilk 6 aylık gelir tablosuna göre toplamda 109.802.717,38 TL (aylık ortalamada 109.802.717,38 / 6- 18.300.452,90 TL) net satış geliri elde ettiği, ana faaliyetlerinden dolayı 4.007.135,43 TL tutarında, faaliyet dışı gelirlerine bağlı olarak toplamda ise 9.853.860,86 TL tutarında kar ettiği tespit edildiği, Borçlu şirketin en son revize konkordato projesinin önceki projelerinde olduğu gibi faaliyetlerinin devamı esasına göre hazırlandığı, konkordato teklifinde alacaklılar aleyhine herhangi bir değişiklik yapılmadığı, konkordato kaynaklarında kısmen değişikliğe gidildiği, borçlu şirketin revize projesine göre borçlarını ödeyebilmek için yaratmayı planladığı kaynaklar aşağıdaki şekilde gösterildiği, 2025-2026 -2027 -2028 Projeksiyon Dönemleri Faaliyet sonucu Nakit Fazla : 283.953.069,98 TL, Mevcut Alacaklardan Tahsilatlar : 15.000.000,00 TL, Senetli Alacaklardan Tahsilat 228.800.000,00 TL, Sermaye Artışı : 70.000.000,00 TL, toplam 597.753.069,98 TL olduğu,Bir önceki raporumuzda da ifade edildiği üzere senetli ve senetsiz alacaklar ile yaratılması planlanan kaynaklar somut durumda olup borçlunun bu kaynakları yaratması kuvvetle muhtemel gözüktüğü,Sermaye artışı ile yaratılması planlanan kaynağın, sermaye artışının ortak alacağından karşılanması planlandığından dolayı nakdi bir kaynak olmadığı anlaşıldığı,Mevcut durumda borçlu şirketin konkordato projesinin başarısı faaliyet karlarından elde etmeyi planlandığı gelir ve karları yaratmasına bağlı olduğu, bir önceki raporumuzda da ifade edildiği üzere borçlu şirketin geçmiş 4 takvim yılındaki gelir tablolarına ve halihazırdaki faaliyet verilerine göre öngörülen gelir ve karlara ulaşması mümkün gözükmediği, 2025 yılının ilk 6 aylık döneminde gerçekleşen satış ve kar verileri ile ön görülen satış ve kar verileri karılılaştırıldığında aşağıdaki tablodan da görüleceği üzere satış hedefinin % 49,79 oranında kar hedefinin ise % 18,56 oranında tutturulduğu ve hedeflerin uzağında kalındığı anlaşıldığı, Bir önceki raporumuzda konkordato sürecinde borçlunun kamuya olan borçlarının artmakta olduğu bu borçlara faiz işleyecek olması nedeniyle borçlunun projede ön gördüğü miktardan da fazla gelir ve kar yaratmaya ihtiyaç duyacağı ifade edildiği, Komiser heyetimize sunulan 30/06/2025 tarihli mali verilere göre bir önceki rapora esas olan 28/02/2025 tarihli mali verilere göre kamuya olan borçların (204.722.020,00 — 193.517.302,50) 11.204.717,40 TL tutarında artış gösterdiği hesap ve tespit edilmiş olmakla kamuya olan borçlardaki ödememe eğiliminin ve artışın devam ettiği anlaşıldığı, Sonuç olarak ; konkordato kaynaklarının en büyük kısmını oluşturan faaliyet karları ile yaratılması planlanan kaynağın ise gerçekçi gözükmediği ve yaratılmasının mümkün olmadığı, hem faaliyet karları ile yaratılması planlanan karların yaratılması mümkün gözükmediğinden hem de kamuya olan ve artarak devam eden yüklü borç miktarından ötürü borçların projede ön görüldüğü şekilde tasfiyesi mümkün olamayacağından davacı borçlu şirketin revize konkordato projesinin inandırıcı ve uygulanabilir gözükmediği, revize projedeki kaynaklar yaratılamayacağından ve buna bağlı olarak tasdik şartlarından biri olan kaynak şartı sağlanamayacağından ötürü konkordatonun başarı ihtimalinin bulunmadığı,Borçlu şirketin komiser heyetimize sunmuş olduğu en güncel olan 30/06/2025 tarihli kaydi değer bilançosuna göre varlıklarının borçlarını 146.267.133,59 TL fazlasıyla karşıladığı, komiser heyetimizce alınmış olan kıymet takdir raporlarına göre tanzim edilmiş olan 30/06/2025 tarihli rayiç değer bilançosuna göre ise şirketin varlıklarının borçlarını 33.872.800,59 TL fazlasıyla karşıladığı, gerek kaydi değerlere göre gerekse de rayiç değerlere göre şirketin borca batıklık halinin bulunmadığı," yönünde tespit ve değerlendirmede bulunmuştur.Üç kişilik bilirkişi kurulu tarafından hazırlanan 17/09/2025 tarihli raporda; "Rapor içerisinden arz ve izah olunan nedenlerle; borçlu şirketin cn güncel olan 30/06/2025 tarihli kaydi değer bilançosuna göre varlıklarının borçlarını 146.267.133,59 TL fazlasıyla karşıladığı, komiser heyetince alınmış olan kıymet takdir raporlarına göre tanzim edilmiş olan 30/06/2025 tarihli rayiç değer bilançosuna göre ise şirketin varlıklarının borçlarını 33.872.800,59 TL fazlasıyla karşıladığı, gerek kaydı değerlere göre gerekse de rayiç değerlere göre şirketin BORCA BATIK DURUMDA OLMADIĞI, İstanbul, Taksim-Beyoğlu özel şartları göz önünde alındığında, Bu bölgelerde kira, vergiler, enerj ve işçilik maliyetleri çok yüksek olabildiğinden, net kâr potansiyeli normal lokasyonlara kıyasla daha dar olduğu, Yapılan mali ve sektöreler açıklamalar doğrultusunda; gerek geçmiş veriler ve gerekse sektöreler değerlendirmeler dikkate alındığında borçlu şirketin proforma gelir tablosunda elde edeceği karlılığı sağlamasının bu aşamada mümkün olmadığı,borçlu şirketin senetli, senetsiz alacakların tahsili ve sermaye yönünden oluşacak kaynaklar için komiser heyetinin görüşlerine itibar edildiği, yapılan incelemeler sonucunda; kaynak yetersizliği nedeniyle borçlu şirketin konkordatoyu başarıya ulaştırabilmesinin kuvvetle muhtemel olmadığı, bu yönü ile heyetimizce Komiser Heyeti'nce oluşan görüşe aynen iştirak edildiği, sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır." şeklinde görüş bildirilmiştir.Belirtilen yasal düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda somut olayı değerlendirmek gerekecektir. Borçlu şirket tarafından sunulan revize projede, şirketin borçlarının tamamının %30 faizi ile birlikte konkordatonun tasdikinden itibaren 2 yılda ve 3 ayda bir işit taksitler halinde ödenmesi teklif edilmiş olup ödeme kaynakları 2025-2026 -2027 -2028 Projeksiyon Dönemleri Faaliyet sonucu Nakit Fazla : 283.953.069,98 TL, Mevcut Alacaklardan Tahsilatlar : 15.000.000,00 TL, Senetli Alacaklardan Tahsilat 228.800.000,00 TL, Sermaye Artışı : 70.000.000,00 TL, toplam 597.753.069,98 TL olarak gösterilmiştir. Ancak sermaye artışı ile yaratılması planlanan kaynağın, komiser raporunda da ifade edildiği gibi sermaye artışının ortak alacağından karşılanması planlandığından dolayı nakdi bir kaynak olmadığı anlaşılmıştır. Esasen şirketin faaliyetinden elde edilecek edilecek gelir dışında oluşturulmuş bir kaynak bulunmamaktadır. Ancak borçlu şirketin geçmiş 3 dönem hep zarar ettiği, sadece 2025 yılı altı aylık konkordato döneminde kara geçtiği, onda da gelir tablosu incelendiğinde karlılığın en önemli sebeplerinden birisi olarak olağan dışı gelir ve karlar hesabından kaynaklandığı, yani şirketin olağan faaliyetleri dışında elde etmiş olduğu karın (43.664.135,03 TL) süreklilik arz etmeyeceği, esasen olağan faaliyetleri bakımından şirketin zarar etmeye devam ettiği, şirketin geçmiş ve mevcut verileri dikkate alındığında proforma gelir tablosunda hedeflediği karlılığın ulaşması mümkün gözükmediği anlaşılmıştır. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin emsal kararlarında, konkordato ucuz kredi ve finansman sağlama yolu olarak kullanılmaması gerektiği ifade edildiği gibi konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik, dilek ve temenniler içeren bir talep olmaması gerekir. Bu bakımdan davacıya ait revize projenin, yasada tanımlanan şekilden uzak olup, somut veriler karşısında başarıya ulaşma ihtimali mümkün görülmediğinden konkordato talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan gerekçelerle; incelenen mahkeme kararının istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı yapılan inceleme itibariyle usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b.1 gereğince esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf harcından, davacı tarafından yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 116,60 TL harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nin 361/1. Maddesi, 7499 sayılı Yasa'nın 37/1.d maddesi ile değişik 2004 sayılı İİK'nın 308/a maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.25/02/2026