11. Hukuk Dairesi 2010/4467 E. , 2010/5764 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Manavgat Asliye 2.Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Manavgat Asliye 2.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.06.2008 tarih ve 2006/354-2008/363 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tuta
**11. Hukuk Dairesi 2010/4467 E. , 2010/5764 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Manavgat Asliye 2.Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Manavgat Asliye 2.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.06.2008 tarih ve 2006/354-2008/363 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin kooperatif ortaklığından yönetim kurulu kararı gereğince usul ve yasaya aykırı bir şekilde ihraç edildiğini ileri sürerek, ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, kooperatif tüzel kişiliği aleyhine açılması gerektiği halde yönetim kurulu üyeleri aleyhine açıldığından davanın husumetten reddinin gerektiğini, davacının kooperatif ortağı olabilmek için gereken koşulları yerine getirmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı tarafın davalı kooperatif ortaklığından anasözleşme hükmü gereğince eksiklikleri gidermek için süre vermeden ve bu konuda ihtarname çekmeden çıkarıldığını iddia ettiği, oysa davalı kooperatifin anasözleşmesinin 10.maddesi hükmünde ortaklık şartlarını taşımayan ortağın, bu şartları yerine getirmesi için ihtarname çekerek süre vermeksizin ortaklıktan çıkarmasında şekil noksanlığının bulunmadığı, ayrıca davacının anasözleşmenin 10.maddesinin 5. ve 6. fıkraları uyarınca ortaklık şartlarını taşımadığı, davacının ortaklık şartlarının gereğini biliyor olmasına rağmen yaklaşık 10 yıldır durumunu şartlara uygun hale getirmediği ve çıkarılması üzerine dava açmasının MK'nun 2.maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, ihraç kararının iptali istemine ilişkin olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere, davalı kooperatif yönetim kurulunca anasözleşmenin 10/3-5 nci maddelerine dayalı olarak davacının "taşıyıcılığı bilfiil meslek edinmiş esnaf olmak" ve "kooperatifin amacına uygun motorlu araç bulunmak" şeklindeki ortaklık koşullarını taşımadığından dolayı iki ayrı nedenle ortaklıktan ihraç edilmiş, mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, mahkemenin kabulünün aksine kooperatif anasözleşmesinin ortaklık şartlarını belirten 10’ucu maddesinde, kooperatife ortak olabilme şartları arasında araç sahibi olma koşulu da gösterilmiş ise de, araç sahibi olunmaması, hemen üyenin ortaklık sıfatını yitirmesi sonucunu doğuracak bir neden olarak kabul edilemez. Ortağın yeniden araç sahibi olma veya ortaklığı devir etme ihtimali mümkün bulunduğundan, bu konuda ortağa uygun bir süre içerisinde araç sahibi olması yönünden bir ihtar yapılması ve bundan sonra bu şartı yerine getirmediği takdirde ihraç edilmesi, hayatın olağan akışına, iyiniyet kurallarına ve kooperatifin amacına uygun olacağından, bu husus gözetilmeksizin davacının ihracına karar verilmesi doğru değildir. Dairemiz’in yerleşik uygulaması bu yöndedir (11.Hukuk Dairesinin 2001/8407-2002/516 Karar, 2004/5114-2005/1744 Karar). Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacının anılan bu nedenle yapılan ihracının belirtilen bu ilkeler çerçevesinde değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi yerine yanlış ilkeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru bulunmamıştır. 2- Öte yandan, "taşıyıcılığı bilfiil meslek edinmiş esnaf olmak" ile ilgili ihraç nedeni ile yukarıda anılan ihraç nedeni arasındaki sıkı bağlantı bulunması nedeniyle esasen bu iki ihraç nedeninin bir arada değerlendirilmesi gereği ve zorunluluğu mahkemece nazara alınmadan bu ihraç nedeni ile ilgili olarak da eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru görülmemiştir. 3- Diğer yandan, mahkemece, davacının ihraç nedeni ile sınırlı olarak yargılama yapılarak karar verilmesi yerine, ihraç nedeni dışındaki nedenlerin de inceleme konusu yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda (1), (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.