İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/03/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP:İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin çelik konstrüksiyon yapı ve prefabrik yapı üretimi ve satım işini yaptığını, müvekkilinin yapm…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2026/212 KARAR NO:2026/396 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:KÜÇÜKÇEKMECE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:24/12/2025 (Ara Karar) NUMARASI:2025/526 Esas (Derdest) TALEP:İhtiyati Tedbir İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/03/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP:İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin çelik konstrüksiyon yapı ve prefabrik yapı üretimi ve satım işini yaptığını, müvekkilinin yapmış olduğu çelik yapıların ve prefabrik yapıların pvc, pencere cam ve doğrama, pervaz, sineklik, panjur şeklinde sıralanan malları satın almak üzere davalı ile anlaşma yapıldığını, bu anlaşma doğrultusunda davalı yana dilekçe ekinde sunulu çeklerin verildiğini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında mal tedariğine ilişkin ticari bir ilişki tesis edildiğini, davalı şirketin belirlenen tarihlerde mal tedariğini ifa edeceğini taahhüt ettiğini, bu taahhüdün karşılığı olarak müvekkili şirket tarafından 600.000,00 TL bedelli çekin davalıya teslim edildiğini, davalı yanın dava tarihine kadar gelinen sürede vadesi gelmiş bir adet 450.000 TL bedelli çeki tahsil ettiğini, çeklerin davalıya teslim edilmesine rağmen satın alınan ürünlerin tedariğinin ifa edilmediğini, müvekkili şirketin defalarca yazılı ve sözlü iletişim girişimlerine rağmen herhangi bir teslimat yapılmadığını, davalının çekleri iade etmediğini, çeklerin bedelsiz kaldığını, dava sonuçlanıncaya kadar geçici hukuki koruma sağlanması amacıyla; dava konusu çekin banka tarafından ödenmesinin ihtiyaten durdurulması, davalı tarafından söz konusu çek üzerinde ciro dâhil herhangi bir tasarrufta bulunulmasının önlenmesi, bu kapsamda ilgili bankaya davalı ve üçüncü kişilere karşı ödemeden men yönünde müzekkere yazılmasına karar verilmesi talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "Somut olayda ; dava konusu çekin avans olarak verildiği, teslimi gereken malların davalı tarafından teslim edilmediği, çekin bedelsiz kaldığı yönündeki davacı iddiası ispata muhtaç olup eldeki davada iddia ve savunma doğrultusunda yargılama içinde toplanıp incelenecek deliller ışığında yargılama sırasında ortaya çıkacaktır. Davacı tarafından dosyaya ibraz edilen belgeler, HMK'nın 390/3 maddesine göre yaklaşık olarak ispata yeterli olmadığı anlaşılarak ihtiyati tedbir talebinin reddine," karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, yapmış olduğu çelik yapıların ve prefabrik yapıların pvc, pencere cam ve doğrama, pervaz, sineklik, panjur şeklinde sıralanan malları satın almak üzere davalı ile anlaşma yaptığını ve bu anlaşma doğrultusunda davalı yana dilekçe ekinde sunulu çeklerin verildiğini, davacı şirket ile davalı şirket arasında mal tedariğine ilişkin ticari bir ilişki tesis edildiğini, dilekçe ekinde deliller kısmında sevk irsaliyelerinin bulunmadığı hususu da delil olarak belirtildiğini, buna rağmen mahkemenin teslimi gereken malların teslim edilmediğine ilişkin delil talep ettiğinden ihtiyati tedbir talebinin reddedildiğini, teslim edilmeyen malların teslim edilmediğini davacı tarafın ispat etmesinin beklenemeyeceğini, mal siparişlerine ilişkin yazılı delillerin de dilekçe ekinde sunulmasına rağmen malların teslim edildiğini ispat etmesi gereken tarafın davalı yan olduğunun açık olduğunu, mahkemenin ihtiyati tedbir talebini reddetmesinin telafisi mümkün olmayan bir zarara sebep olacağını, kaldı ki, dava esnasında ilgili malların teslim edildiğine ilişkin sevk irsaliyelerini davalı yanın sunması halinde çek için talep olunan ödeme yasağının kaldırılabileceği ve tahsilde bulunabileceği ortadayken ihtiyati tedbir talebinin bu gerekçe ile reddedilmesinin kabul edilemez olduğunu, çek vadesinin yaklaşmış olması nedeniyle müvekkilinin ivedi ve etkin hukuki korumaya ihtiyacı olduğunu beyanla,İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve çekin icra takibine konulmasını önlemek amacıyla teminatlı veya teminatsız olarak icra takibine konulmaması ve ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı koyularak ödenmemesine ve bu konuda ilgili bankaya müzekkere yazılarak ödemeden men edilmesine, çekin devir ve hamilden hamile geçirilmesinin tedbiren önlenmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE:Talep, kambiyo senedi(çek) nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemli davada ihtiyati haciz tedbir verilmesi, istemidir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talep konusuna ilişkin olarak ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.Davacı tarafından, davalı lehine 27/12/2025 tarihinde 600.000,00 TL bedelli, 0019259 nolu çek keşide edilmiştir.İhtiyati tedbir isteyen davacı taraf, talebe konu çekin avans çeki olduğu ve karşılığında mal teslim edilmediği, çekin bedelsiz kaldığı ve bu nedenle çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti tespiti davasında, çekin takibe konulmaması ve ödeme yapılmaması için ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir.İcra ve İflas Kanunu (İİK)'nun 72/3. Maddesi, icra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir, şeklinde düzenlenmiştir. İhtiyati tedbirin koşulları bakımından İcra ve İflas Kanununda bir düzenleme bulunmadığından genel hükümlerin uygulanması gerekir. 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389/1. maddesi ise, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.İhtiyati tedbir isteyen davacı, talebe konu çekin avans olarak verildiğini ve karşılığında mal tesliminin yapılmadığını, çekin bedelsiz kaldığını ileri sürmüştür. Menfi tespit davalarında genel kuralın aksine senede dayalı borç ilişkilerinde ispat yükü senet borçlusundadır. Talebe konu kambiyo senedi(çek) açıkça bir borç kaydı içermektedir. Davacının dayandığı deliller yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle ihtiyati tedbir istemi bakımından yaklaşık ispat için yeterli değildir. Bu haliyle ihtiyati tedbirin koşulları oluşmadığından ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir isteyen davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati tedbir isteyen davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 05/03/2026