11. Hukuk Dairesi 2023/4901 E. , 2024/6823 K. "" MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI :2020/1582 Esas, 2023/1229 Karar HÜKÜM :Ret İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2017/594 E., 2019/1013 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafınd…
**11. Hukuk Dairesi 2023/4901 E. , 2024/6823 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI :2020/1582 Esas, 2023/1229 Karar HÜKÜM :Ret İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2017/594 E., 2019/1013 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalının ortam kokulandırması sektöründe faaliyet gösterdiklerini, hava atomizer cihazı ve cihazda kullanılan kimyasal kokuları üretip sattıklarını, 29204 sayılı Zararlı Maddeler ve Karışımlara İlişkin Güvenlik Bilgi Formları Hakkında Yönetmelik kapsamında satışa sunulan kimyasallar ile ilgili her bir ürüne özel güvenlik bilgilendirme formunun Türkçe olarak hazırlanması gerektiğini, davalının uydurma bir güvenlik formu hazırlayarak farklı kimyasalların hepsinde bu formu kullandığını, bununla birlikte güvenlik formu talep eden müşterisine de İngilizce form gönderdiğini, davalının ayrıca etiketleme konusunda 28848 sayılı Maddelerin ve Karışımların Sınıflandırılması, Etiketlenmesi ve Ambalajlanması Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre etiketleme ve ambalajlama da yapmadığını, davalı tarafın işlemlerini gereği gibi yapması ciddi bir maliyet oluşturacağından bu maliyetlerden kaçarak ürünü ucuzlattığını, malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerinin özellikleri, miktarı, kullanım amaçları veya tehlikelerini gizleyerek müşterileri yanılttığını, davalının bu eylemlerinin insan sağlığı açısından tehlike oluşturduğunu ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na (6102 sayılı Kanun) göre açıkça haksız rekabet yarattığını ileri sürerek davalıya ait işyerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak rapor alınmasını, haksız rekabetin tespiti ile durdurulmasına, haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesinin mümkün olmaması halinde haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasına, mahkeme kararının ilanına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin basiretli tacir sıfatı ile ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, yasal mevzuata aykırı herhangi bir eylemi bulunmadığını, davacının dayandığı her iki yönetmeliğin dayanağının Çevre Kanunu olduğunu, bu Kanun'un 20 nci maddesinde aykırılık halinde verilecek cezaların tek tek belirlenmiş olduğunu savunarak haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI