TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 8.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/12/2025 NUMARASI : 2025/919 Esas 2025/900 Karar DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 08/10/2025 KARAR TARİHİ : 26/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/04/2026 Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davalı ... Enerji... A.Ş. vekili ve davalı ... Enerji ... A.Ş.…
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2026/155 Esas 2026/352 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/155 KARAR NO : 2026/352 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 8.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/12/2025 NUMARASI : 2025/919 Esas 2025/900 Karar DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 08/10/2025 KARAR TARİHİ : 26/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/04/2026 Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davalı ... Enerji... A.Ş. vekili ve davalı ... Enerji ... A.Ş. vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı borçlu ... Elektrik Üretim AŞ.'nin kullanmış olduğu ve kefilinin ... ile ... olduğunu, 16.03.2022 tarihinde imzalanan Genel Kredi Sözleşmelerine dayalı borçlarını ödememesi sebebiyle İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesinin 2025/304100 Esas Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borcun tahsili amacı ile yapılan icra takibi ve icra takip işlemleri kapsamındaki harici borçlunun borcun doğum tarihinden bu yana organik bağ bulunan kişiler üzerinden namı müstear ilişkisi kurmak suretiyle müvekkili bankadan yatırımı amacıyla kredi alan Güneş Enerji Santralleri başta olmak üzere alacaklılardan mal kaçırdıklarını, davalı şirket ve şahısları aracı kullanarak borcun ödenmesi yollarını engellediği tespit edildiğini, borçlu alacaklılardan mal kaçırma saikiyle hareket ettiğini, namı müstear aracılığı ile ticari faaliyet esnasındaki işlerinin semerelerini başka bir kişiye/şirkete yaptırılmasını sağlamadığını, müvekkili şirketin bir kamu bankası olup sahibinin ... yani Türkiye Cumhuriyeti devleti olduğunu, kamu yararına faaliyet gösteren bir finans kuruluşu olduğunu, bu nedenle alacaklının kamu olduğunu, dava konusu alacağın tahsilinde her bir vatandaşın hakkı ve yararı bulunduğunu, müvekkili banka borçlu ... Elektrik Şirketine Ezine, Lapseki ve Çanakkale'de yer alan Güneş Enerji Santrallerinin kurulumu için kredi sağladığını, borçlu şirkette bu santrallerden elde edeceği elektrik üretiminden kaynaklı kazancıyla borcunu ödemeyi taahhüt ederek santrallere ilişkin tüm hak ve alacaklarını temliknameler ile müvekkil bankaya temlik ettiğini, muvazaalı işlemlerle kendi adına malvarlığı edinmeyen borçlunun namı müstearı üzerinden işlem yaparak malvarlığı elde ettiğini belirterek 200.338.489,45 TL'nin icra takibi ferileriyle birlikte alacaklarının davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalılara dava dilekçesi tebliğ edilmemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı tarafından arabulucuya başvurulmadan işbu davanın ikame edildiği, görevsiz mahkemede dava açılmasının sonuca etkili olamayacağı, davanın niteliği gereği asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu, dava tarihi de gözetilerek davanın arabuluculuk dava şartına tabi bulunduğu gerekçesiyle TTK'nun 5/A ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Enerji Elektrik Üretimi Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın usulden reddine karar verilmişse de davacı tarafından dava dilekçesinde davalılar arasında organik bağ olduğunun iddia edildiğini, davacı tarafından davalı şirketler arasında organik bağ olduğu iddia edilmişse de, işbu hususla dava dosyasına somut bir delil sunulmadığını, bu hususun sadece bir iddiadan ibaret olduğunu, davacı tarafından işbu davada müvekkili şirket taraf gösterilmişse de kredi sözleşmesine bakıldığında müvekkili şirketin adı geçmediğinden kredi sözleşmesinin ve davanın da tarafının açıkça görüleceğini, davacı tarafından açılan davayı kabul etmediklerini, davanın müvekkili şirket yönünden husumet nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkili şirketin işbu sözleşmenin tarafı olmaması ve diğer davalı şirketlerle arasında organik bağın bulunmaması karşısında taraf sıfatı bulunmadığını, müvekkili şirket yönünden davanın reddi doğru ise gerekçesi yönünden kararın hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Enerji Üretim Sanayi Ve Ticaret A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı banka ile aralarında herhangi bir hukuki, ticari veya sözleşmesel ilişki bulunmadığını, taraflarının davacı bankaya karşı hiçbir borcu olmadığını, dosyada taraflar arasında borç doğuran bir kredi sözleşmesi, ticari sözleşme, hesap açılışı, kefalet, imzalı belge veya borcun kaynağını ortaya koyan tek bir hukuki delil dahi bulunmadığını, bankanın kendi iç kayıtları ve tek taraflı beyanları, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre alacağın varlığını ispat için yeterli olmadığını, davacı bankanın kamu bankası niteliği taşımasına rağmen, hukuki ilişkiyi ispatlayan somut belge sunmadan alacak iddiasının kabulünün, hukuk devleti ve adil yargılanma ilkelerine aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava, davalılar ile borçlular arasında organik bağ olduğu iddiasıyla tüzel kişilik perdesinin aralanmak suretiyle alacağın tahsili istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; İşbu dava Ankara 29. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış olup, 09/10/2025 tarih 2025/450 Esas 2025/495 Karar sayılı kararla açılan davada asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Anılan kararın kesinleşmesi ve davacı vekilince yasal süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi üzerine dosya Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilmiştir. Davacı yan, banka ile dava dışı asıl borçlu ... Elektrik Üretim AŞ. Arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, şirketin kullanmış olduğu kredi borcunun ödenmemesi üzerine asıl borçlu ve dava dışı kefiller aleyhine icra takibi başlatıldığını, icra takip işlemleri kapsamındaki harici borçlunun borcun doğum tarihinden bu yana organik bağ bulunan kişiler üzerinden namı müstear ilişkisi kurmak suretiyle bankadan yatırımı amacıyla kredi alan güneş enerji santralleri başta olmak üzere alacaklılardan mal kaçırdıklarını, davalı şirketleri aracı kullanarak borcun ödenmesi yollarını engellediğinin tespit edildiğini, namı müstear aracılığı ile ticari faaliyet esnasındaki işlerinin semerelerini başka bir kişiye/şirkete yaptırılmasını sağladığını, borçlu şirketin santrallerden elde edeceği elektrik üretiminden kaynaklı kazancıyla borcunu ödemeyi taahhüt ederek santrallere ilişkin tüm hak ve alacaklarını temliknameler ile bankaya temlik ettiğini, muvazaalı işlemlerle kendi adına malvarlığı edinmeyen borçlunun namı müstearı üzerinden işlem yaparak malvarlığı elde ettiğini ileri sürerek davalılar aleyhine genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili talebiyle işbu davayı açmıştır. Davanın tarafları banka ve şirket olup, tahsili talep edilen alacağın dayanağı ise genel kredi sözleşmesidir. Bu durumda açılan dava mutlak ticari dava niteliğindedir. 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun ile TTK’nin 5. maddesine eklenen 5/A maddesiyle, TTK’nın 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı haline getirilmiş olup, aynı yasal düzenlemenin 23. maddesinde 6325 sayılı Kanuna eklenen 18/A maddesiyle, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edildiğinden, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden ilk derece mahkemesince arabuluculuk dava şartı gerçekleşmediğinden davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın usulden reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı ... Enerji... A.Ş. vekilinin ve davalı ... Enerji ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davalı ... Enerji... A.Ş. vekili ve davalı ... Enerji ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının HMK'nun 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ... Enerji... A.Ş.'den alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin anılan davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı ... Enerji ... A.Ş.'den alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin anılan davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davalı ... Enerji... A.Ş. ve davalı ... Enerji ... A.Ş. tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/03/2026 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi - Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.